Böbrek tümörü görülme yaşı 20’ye kadar indi

Böbrek tümörü görülme yaşı 20’ye kadar indi

Sigara, şişmanlık, hareketsiz yaşam ve zararlı kimyasallara maruz kalma gibi nedenlerden dolayı, böbrek tümörleri 20’li yaşlarda bile görülmeye başlandı

Böbrek tümörleri, diğer adı ile böbrek kanseri, ileri yaş hastalığı olarak bilinen ancak günümüzde 20'li yaşlarda da ortaya çıkabilen önemli bir sağlık sorunu. Şişmanlık, yüksek tansiyon, sigara kullanımı ve ailesel yatkınlığın neden olduğu böbrek tümörleri, erken evrede yakalandığında; yalnızca cerrahi ile, hiçbir ek tedaviye gerek kalmadan hasta sağlığına kavuşabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Robotik Cerrahi Merkezi'nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Binbay, böbrek tümörlerinin görülme nedenleri ve erken evrede yakalanabilmesi için alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi:
Böbrek kanserleri erken evrede yakalandığında iyi seyir gösteren ve tedavisi, hastanın yaşamını kansersiz olarak devam ettirebilmesine olanak sağlayan bir kanser türüdür. Hastalığın oluşmasında önemli ve değiştirilemeyen risk faktörü olarak yer alan ileri yaş; günümüzde artık etkinliğini kaybetmeye başlamıştır. 40'lı yaşlar sonrası böbrek tümörü riski artmakla birlikte, oranın, 60'lı yaşlarda en yüksek noktaya ulaştığı bilinse de, 20'li yaşlarda da böbrek kanseri vakaları görülüyor. Böbrek tümörlerinin genç yaşlarda görülme nedenleri şu an için bilinmemekle birlikte gelecek 10 yılda yeni risk faktörlerinin tanımlanacağı da bir gerçek.

SİNSİ BİR HASTALIKTIR
Böbrek kanseri, böbrek hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla böbrekte normal olmayan bir kitlenin meydana gelmesidir. Bu kitle, yapı ve fonksiyon olarak normal böbrek dokusundan farklıdır. Kanserli hücreler, kan damarları ve lenfler aracılığı ile en başta akciğerler olmak üzere vücudun değişik yerlerine dağılırlar ve dağıldıkları yerlerde de çoğalarak kitleler oluştururlar. Kanserli hücreler hızlı bir şekilde çoğaldığı ve vücudun enerjisini savurgan bir şekilde kullandığı için böbrek kanseri olan hastalar ancak kanser diğer organlara sıçradığında halsiz olur ve kilo kaybederler.
Erken evrede belirti vermeyen böbrek kanseri, tümör ileri evre boyutuna ulaştığında şu belirtileri verebilir:
İdrarda kan
Karın alt ve yan bölgesinde şişkinlik
İştahsızlık
Geçmeyen yan ağrısı
Kilo kaybı
Düşmeyen ateş
Aşırı yorgunluk
Kansızlık
Bacak ve eklemlerde şişmeler
Böbrek kanserinin nedenleri tam olarak bilinmese de hastalığın oluşumundaki risk faktörlerine dikkat edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Sigara içen kişilerde böbrek tümörü görülme riski, içmeyenlere oranla iki kat fazladır. Diğer bir faktör olan şişmanlık, tüm kanserde olduğu gibi böbrek kanserine de yol açan önemli bir nedendir. Fazla kiloların sebep olduğu hormon değişiklikleri; aşırı kilolu kişilerde, sağlıklı kiloya sahip kişilere göre iki kat daha fazla tümör faktörü oluşturabilir. Bazı ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımı da nedenlerden biridir ve bilinçsiz ilaç kullanımına karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
Böbrek kanserinin tanısı, genellikle rastlantısal olarak konulur. Hastaların farklı bir nedenle doktora başvurması ile yapılan tetkiklerde tümör saptanır. Hastalığın tanısı, deneyimli bir radyoloji uzmanının gerçekleştirdiği ultrason ile konulabilir. Ancak şüpheli görülen ve detaylı olarak incelenmesi önerilen kitleler için tomografi veya MR ile sonuç kesinleştirilir. Bu nedenle risk faktörleri bulunan kişilere, herhangi bir şikayeti olmasa da yılda bir kez ultrason kontrolü yapıldığında, böbrek kanserinin erken evrede yakalanması ve kontrol altına alınması mümkün oluyor.
Böbrek kanserinin farklı tipleri vardır. İyi seyirli ve saldırgan olmayan türlerin yanı sıra, hızlı yayılım gösteren kötü huylu tümörler de görülebilir. Büyük olmasına rağmen yavaş ilerleyen tümörler, başka organlara yayılabilecek saldırgan özellikteki küçük boyutlu tümörlere göre daha başarılı şekilde tedavi edilir.
Böbrek kanseriyle ilişkilendirilmiş risk faktörlerinden uzak durmak, böbrek kanseri olma ihtimalini de azaltacaktır. Bunlar şöyledir:
Sigarayı bırakmak
Sağlıklı kiloda kalmak
Spor yapmak
Stresten uzak durmak
Tansiyonu düzenlemek
Zararlı kimyasallardan uzak durmak

YÜKSEK TANSİYONLA İLİŞKİLİ
Böbrek kanserinin tansiyon ile ilişkisi biliniyor. Ancak böbrekte tümör oluşumuna, yüksek tansiyonun mu neden olduğu ya da hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların böbrekte tümör oluşumunu mu tetiklediği henüz anlaşılamadı. Çünkü her böbrek tümörü olan hastada yüksek tansiyon yoktur ve her tansiyon hastasında da böbrek tümörü oluşacak diye bir kural bulunmaz. Ancak hipertansiyon hastalarının yılda bir kez düzenli ultrason takibi yaptırması önerilir.

HER KİTLE KANSER Mİ?
Böbreğin sık görülen iyi huylu tümörleri de bulunmaktadır. Anjiomyolipom adı verilen bu tümörler, çok ender görülen bir tipi dışında vücudun herhangi bir yerine yayılmayan, anormal kas, yağ ve damar yapılardan oluşan kitlelerdir. Kanamaya eğilim gösterebildiği için 4 santimetrenin üzerindeki kitleler cerrahi ile çıkarılmaktadır. Birden çok kitle söz konusu olduğunda ise kitlere giden damarlar anjiyo ile tıkanarak, küçülmeleri hedeflenir. Yaşlanmayla beraber veya genetik bozukluk sonucu birçok insanın böbreğinde kist vardır. Bu kistler, içinde katı kısımlar veya taşlaşmalar içerip içermediğine göre değerlendirilir. Duvarları ince ve tamamen sıvı ile dolu kistler zararsızdır.

PH SEVİYESİ YÜKSEK SU İÇİN
Böbrek kanserinden korunmak için bilinen bir beslenme programı ve besin grupları bulunmamakla birlikte, böbrek sağlığı koruyan ve tümör riskini azalttığı düşünülen, bazı yiyecek ve içecekler sofradan eksik edilmemeli. pH seviyesi yüksek su tüketimi, böbrek sağlığı için çok önemlidir. pH seviyesi yüksek olan su, idrardaki pH'ı da yükseltir. Yeterli miktarda su tüketiminin yanında çay, kahve ve kolalı içeceklerin de sınırlandırılması gerekir. Vejetaryen diyetler, böbreği yormayan ve böbrek dostu bir beslenme şeklidir. Protein kaynağı olarak kırmızı et mümkün olduğunca az miktarda tercih edilmeli, onun yerine balık tüketilmelidir. Sebze ve meyve ağırlıklı Akdeniz mutfağı, böbrek sağlığı üzerinde de olumlu bir etkiye sahiptir.