‘Nasılsa kısa mesafe’ diyerek ince giyinmeyin

‘Nasılsa kısa mesafe’ diyerek ince giyinmeyin

Sonbaharda güneş olsa bile hava serin. Dolayısıyla ısı değişimlerini önemseyin. Herhangi bir yere giderken kısa mesafe diye düşünmeyerek kat kat giyinin ama terlememeye özen gösterin

Sonbahar aylarında soğuk hava, kapalı ortamlarda zaman geçirme, hasta kişilerle temas etme gibi faktörlere bağlı olarak nezle, girip, bronşit ve zatürre gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı artıyor. Ayrıca var olan hipertansiyon, kalp hastalığı gibi birçok kronik hastalık da soğuktan etkilenip alevlenebiliyor. Yaşam kalitemizi oldukça düşüren bu hastalıklara yakalanmamızda bir başka önemli etken daha var ki; o da sıkça uyguladığımız hatalı alışkanlıklar!
Acıbadem Taksim Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja, kış aylarını sağlıklı geçirmeniz için kaçınmanız gereken alışkanlıkları anlattı, önemli önerilerde bulundu:

1- Kısa mesafe diyerek ince giyinmek
Vücudun ısı dengesini değiştirecek noktalara dikkat edin. Örneğin ev ile iş ortamında ideal sıcaklığın sağlanması ve korunması çok önemli. Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği sıcaklık; oturma odasında 21 derece, diğer odalarda 18 derecedir. Oluşan hızlı ısı değişiklikleri farkında olmadan hastalığa davetiye çıkarabiliyor. Bu nedenle ortamlar arasındaki ısı geçişlerini önemseyin, örneğin herhangi bir yere giderken kısa mesafe diye aldanmayın, giyiminize özen gösterin.

2- Beslenmeye özen göstermemek
Kışın sabit tek tip beslenme tarzı ile besin ihtiyacı karşılanmayacağı gibi oluşabilecek vitamin ve mineral eksikliği vücut direncini düşürerek hastalıklara yakalanma riskini önemli ölçüde artırıyor. Bu nedenle kış mevsiminde enerji, vitamin, mineral açısından zengin kış meyve ve sebzelerinden olabildiğince faydalanmanız gerekiyor. Süt ve süt ürünleri tüketmeyi, balık yemeyi, taze sıkılmış portakal suyu içmeyi de unutmayın. Balık, içerdiği omega 3 nedeniyle kalp ve damar sağlığı açısından çok önemli. Ayrıca kış aylarında daha fazla ihtiyaç duyduğumuz A, B1, B2 ve D vitaminleri balıkta bolca var. C vitamininden zengin portakal suyu de günde bir bardak içilirse özellikle viral enfeksiyonlara karşı önemli bir savunma sağlıyor.

AŞIRI TERLEMEMEYE ÇALIŞIN

3- Tek kat giyinmek
Kıyafet seçerken soğuktan koruyacak şekilde giyinmeli, ancak aşırı terlememeye de özen göstermelisiniz. Çünkü terlemeyle beraber hızlı sıcaklık değişimleri, özellikle solunum yolu hastalıklarına her zaman davetiye çıkarıyor. Ayrıca soğuktan korunmak için tek bir kalın kıyafet yerine, iki-üç kat pamuklu ince giysi tercih edin. Kat kat giyinmek bir çeşit yalıtım görevi üstlenen fazladan bir hava tabakası oluşturuyor. Bu sayede vücut ısısının daha iyi korunmasını sağlıyor. Günlük sıcaklık durumuna göre şapka, eldiven ve atkı; en çok ısı kaybı yaşanan vücut bölgelerinin olmazsa olmaz aksesuvarları.

4- Sporu ihmal etmek
Kış aylarında yaptığımız bir başka hata da havanın soğuması nedeniyle sporu bırakmak. Spor, vücuda hareket kazandırarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor, ayrıca endorfin salgılatarak kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. Bu yüzden yağışlı ve aşırı soğuk olmayan havalarda haftanın en az üç günü 45'er dakika yürümeyi ihmal etmeyin.

5- Uykusuz kalmak
Kış aylarında gerek ısı düzenlenmesi, gerekse gelişen soğuk algınlığı/viral enfeksiyonlar için ek enerjiye ihtiyacımız var. Ancak geç saatlere kadar uykusuz kalmak, yeterince dinlenememek ve beslenme hataları bu dengeyi bozabiliyor. Bunun sonucunda da hastalıkların gelişme riski artıyor. Günde yedi-sekiz saat uyumaya, yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.

6- Sosyal hayattan kopmak
Kış mevsiminde sosyal hayattan kopmak da sıkça yapılan hatalardan biri. Akşam yapılan organizasyonlar; hem vücudunuz endorfin salgılatacak ve kendinizi daha iyi hissettirecek, hem bağışıklık sistemini uyararak daha sağlıklı olmamıza yardımcı olacaktır. İş, güç, şehir hayatı deyip düşük bir motivasyonla gününüzü bitirmeyin. Evde dış dünya ile bağlantıyı koparmadan eğlenceli vakit geçirmeye çalışın.

7- Gelişigüzel ilaç kullanmak
Isı dengesini ayarlayamamak, doğru beslenmemek, kapalı ortamlarda kalmak, sigara kullanımı, direncin düşmesi gibi birçok faktör kış aylarında nezle, grip, sinüzit, bronşit gibi enfeksiyonların hızlı yayılmasına neden oluyor. Bu hastalıkların çoğu antibiyotik gerektirmeyen, bol sıvı, istirahat ve semptom giderici ilaçlarla geçebiliyor. Ancak semptomlar birbirine benzese de hastalıklar ve alınması gereken ilaç tedavileri çok değişken oluyor. Dolayısıyla hekim önerisi dışında ilaç kullanmamaya özen gösterin, aksi halde antibiyotik direnci ve komplike solunum yolu enfeksiyonları ile uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.

HALSİZLİĞİ DİKKATE ALIN

8- Elleri sık sık yıkamamak
Nezle, grip, diğer solunum yolu enfeksiyonları, gastroenterit gibi hastalıklar; ortak kullanılan klavye, mouse, telefon ve kapı kolu gibi eşyalardan hızlı yayılabiliyor. Ayrıca hasta kişilerle yakın temasta olmak, tokalaşmak bile hastalığın bulaşması için yeterli olabiliyor. Dolayısıyla hastalıklardan korunmak için ellerinizi sık sık yıkamayı ihmal etmeyin, kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunmaktan mümkün olduğunca kaçının.

9- Vücudun uyarılarını dikkate almamak
Hava değişimiyle birlikte birçok hastalığın seyri değişebiliyor. Solunum yolu hastalıkları daha kolay alevlenebiliyor, kalp krizleri kışın daha yaygın olarak görülüyor, hipertansiyon ile diyabet gibi bazı hastalıklar alışılmış beslenme ve ısı regülasyonun değişimiyle birlikte kontrolsüz hale gelebiliyor. Vücudun halsizlik, öksürük, iştahsızlık, baş ağrısı, göğüs ağrısı gibi uyarılarını dikkate almadığımızda bu hastalıklar daha komplike olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle vücudunuz uyarı sinyalleri verdiğinde gerekli kontrolleri yaptırmayı ihmal etmeyin ve hekiminizin tavsiyelerine mutlaka uyun.

10- Çok kalın veya çok ince giyinmek
Ofis ya da ev ortamında oda ısısını çok düşük tutup kalın giyinmek de yanlış, ısıyı fazla yükseltip çok ince giysilerle durmak da. Dolayısıyla ortamı biraz ısıtırken giyiminizi de biraz daha kalın kıyafetle değiştirmeniz gerekiyor ki vücudu ısıtma görevini kısmen ortama, kısmen giyime verebilelim. Yoksa kapı açılması veya oda havalandırma gibi durumlarda oluşacak küçük ısı farklarından vücudunuz daha çok etkilenecektir.