‘Yaman’ bir öykü: Fatih Terim

‘Yaman’ bir öykü: Fatih Terim

Bu, en umutsuz anlarda çıkıp Necip Fazıl gibi “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak” diyerek yeni yol bulan İmparator’un hikayesi...

Adana'da sıcakların azaldığı eylülde bir cuma günü dünyaya geldi Fatih Terim... Babası oğlunun motor sanat enstitüsüne gidip meslek sahibi olmasını istiyordu. Fakat orta okulda iken okulu bırakıp Adana Demirspor Tesisleri'nin yolunu tuttu. 1969-1973 yılları arasındaki futboluyla İstanbul'un dikkatini çekti. Ve sonunda kaderinin değişeceği, kaderleri değiştireceği G.Saray'a transfer oldu. 14 yıl forma giydiği, kaptanlık yaptığı, tribünlerin sevgilisi oldu. Terim jübile yaparken G.Saray'da Derwall'in yardımcılığı için kulübe yeni transfer olan Mustafa Denizli'nin adı yardımcı antrenörlük için geçiyordu. 11 yılda 500'e yakın kez sarı-kırmızılı formayı giyen Terim ise Ankaragücü'nün başına geçti. Antrenörlüğünün ikinci sezonunu 6. sırada tamamladıktan sonra 1989-1990 sezonunda 2.Lig kulübünü tercih eden Terim, "Göztepe'de yapacak çok işimiz var" diye işe koyuldu. Ancak kapısını beklenmedik bir anda Ay-Yıldızlılar çaldı. Futbol Federasyonu, Sepp Piontek'in Milli Takım'da yardımcısı olmasını istemişti. "Milli Takım'ı reddemem" diyen Terim'in önüne yeni bir yol açıldı. Piontek'le bugün hala çözülemeyen alt yapı sorununa el attı. Çalışmalar meyvesini verdi. Terim yönetiminde 1991'de Akdeniz Oyunları'nda finale çıkan genç jenerasyon, Türk futbolunda iz bırakacaktı. Terim; Emre Aşık, Alpay Özalan, Tugay Kerimoğlu, Okan Buruk, Bülent Uygun, Ergün Penbe gibi isimlerin yer aldığı kadroyla 1996 Avrupa Şampiyonası'na katılma hakkı kazanacaktı.

SÜREN'DEN TARİHİ KARAR
Milli Takım'daki bu başarı G.Saray'ın kapısını açar. Terim öncesi sarı-kırmızılı takımın 10 şampiyonluğu vardır, Fenerbahçe'nin ise 13... Terim'li ilk sezonunda G.Saray 4. haftada F.Bahçe'ye yenlirken skor can yakıcıdır: 0-4. Ancak takip eden hafta Sarıyer'ı aynı skorla yenen Galatasaray'da tribünler Terim'i bağrına basıp yöneticilere mesaj verir. İkinci sezonunda lider F.Bahçe'nin 9 puan gerisine düşen G.Saray'da Terim'in gönderilmesi istenir. Ancak başkan Faruk Süren 'Devam hocam' der. Bu 'devam' kararı kırılması çok zor bir rekor olan 4 yıl üst üste lig şampiyonluğunu ve UEFA Kupası'nı getirir. Ardından Terim'in İtalya günleri başlar. Fiorentina'da işbaşı yapar, taraftarın sevgilisi olur. Ancak egosu yüksek başkan Cecchi Gori ile yaşadığı sorun nedeniyle İtalya Kupası'nda finale taşıdığı takımının kupa sevincine ortak olamaz. Gori'nin Terim kararı tartışılırken Milan 2001-2002 sezonu başlamadan İmparator'u göreve getirir. İlk defa bir Türk teknik direktör, dünya devi bir kulübün başına geçmiştir. Lig ve UEFA Kupası'nda 13 maçta 8 galibiyet alınsa da futbolcu sultasına direnemeyen yönetim, Terim'i görevden alır. Türkiye'ye dönen teknik adam iki sezon görev yaptığı eski takımı Galatasaray'da bekleneni veremez. 2006 Dünya Kupası elemelerinde federasyon yine Terim'in kapısını çalar. Play-off oynayan Terim'li Milli Takım vizeyi İsviçre'den alamaz ve 2002'de üçüncü olduğu kupadan uzak kalır. Ancak söz konusu Terim ise pes etmek olmaz. İmparator bu kez 2008 Avrupa Şampiyonası için vizeyi alır. Gruplarda ev sahibi İsviçre'yi yenip kupa dışına iten Türkiye, şampiyonada yarı finale yükselirken Terim turnuvanın en iyi teknik direktörü seçilir. Milli Takımı, 2010 Dünya Kupası'na taşıyamayınca istifa eden Terim 2011'de adeta yenilenmek ve şarj olmak için yine Florya'nın yolunu tutar.

TERİM YAZAR YAMAN OKUR
Terim'in 3'üncü G.Saray dönemi alışıldığı gibi şampiyonlukla başlar. Hem de Kadıköy'de karanlıkta kupayı kaldırıp bu kez bambaşka bir ilke imzasını koyar. Takip eden sezon da şampiyonluk kupası müzededir. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkardığı G.Saray, Real Madrid'e boyun eğer. 2013-2014 sezonuna F.Bahçe'den Süper Kupa'yı alarak başlayan G.Saray'da Terim yine bir ilke imza atarak kulüp ve milli takımı bir arada çalıştırır ama 2014 Dünya Kupası vizesini kazanamaz. Bu arada başkan Ünal Aysal'la sorun yaşayıp kulübünden ayrılır. Bu ayrılık Terim'in Türk Milli Takımı'ndaki yeni hikayesinin başlangıcı olur. "EURO 2016 şansı kalmadı" denildiği bir anda Türkiye grubun son maçında İzlanda'yı yenerek Fransa biletini adeta uçak kalkışa geçtikten sonra alır. Biz şimdi, her düştüğünde yeniden kalkmayı bilen 62 yaşındaki Fatih Terim'in kucağından düşmeyen torunu Yaman'ın da okuyacağı yeni başarılarını manşetlere taşımak için sabırsızlanıyoruz.

KADIKÖY'DE 33 BİN KİŞİLİK JÜBİLE
G.Saray'ın efsane 5 numarasının, 4 Ağustos 1985 tarihindeki jübilesi için adresi Fenerbahçe Stadı idi... 33 bin kişinin akın ettiği jübilesine helikopterle geldi. 15 dakika oynadıktan sonra yine helikopterle ayrıldı. İbrahim Tatlıses gibi ünlü sanatçıların renklendirdiği jübilesi büyük ilgi görmüş, günlerce konuşulmuştu. G.Saray kariyerinde hiç şampiyonluk yaşamadığı için bazıları ona "Uğursuz" diyordu. Bu mu gücüne gitti bilinmez, kendisine seçeceği yeni yolda 'İmparator' lakabını alacak, 'şampiyon' kelimesini kendisini seven sevmeyen herkese ezberletecekti. Her düştüğünde kalkacağı yeri bilen, pek çok insanın kolay kolay ulaşamayacağı noktalara yükselen Terim, Yaman'ın nefesi kesilerek okuyacağı kariyerine yeni sayfalar eklemek için çalışmayı sürdürüyor.