Matematiği bırak tarihe bak

Matematiği bırak tarihe bak

En iyi dört grup üçüncüsünden biri olmak için hesaplar karışık. Ama biz ay-yıldızlılarımızdan, Çekler’i EURO 2008’de olduğu gibi yenip yine tarihi bir zafere imza atmalarını bekliyoruz

  • Futbol
  • Salı 21.06.2016
A Milli Futbol Takımımız, EURO 2016'da kritik virajda… Milliler, bugün Lens kentindeki Bollaert-Delelis Stadı'nda TSİ 22.00'de başlayacak maçta ya Çekler'i 2 farklı yenip, gerçekleşecek senaryolarla gruptan çıkacak ya da bavulunu toplayıp eve dönecek. Hırvatistan (1-0) ve İspanya'ya (3-0) yenilen sıfır puanlı millilerimizin, İspanya'ya (1-0) yenilip, Hırvatistan'la (2-2) berabere kalan 1 puanlı Çek Cumhuriyeti ile oynayacağı maçı İskoç hakem William Collum yönetecek. Milliler, EURO 2008'de 2-0 geriye düştüğü maçta, Çekler'i 3-2 yenip çeyrek final biletini almıştı. Bugün de tüm hesapları bir kenara bırakıp tarihi bir zafer bekliyor ve istiyoruz...

İKİNCİ TUR İÇİN SENARYOLAR
Türkiye'nin, A Grubu'nu üçüncü sırada tamamlayan Arnavutluk'u geçmesi için, Çek Cumhuriyeti karşısında en az iki farklı galip gelmesi gerekiyor. B Grubu 'nda Slovakya, İngiltere ile berabera kalarak puanını 4'e çıkardı ve üçüncü sırayı aldı. Slovaklar'ı geçme şansımız yok. C Grubu 'nda Almanya'nın Kuzey İrlanda'yı farklı mağlup etmesi umutlarımızı artıracak. E Grubu 'nda Belçika'nın İsveç'i, İtalya'nın da İrlanda Cumhuriyeti'ni mağlup etmesi, Türkiye'nin bu takımları geride bırakması anlamına geliyor. F Grubu 'nda Macaristan'ın Portekiz'i yenmesi, İzlanda'nın da Avusturya maçından puan alması bize avantaj sağlayacak. Ama önce kazanmak şart...

LİDER BELLİ OLUYOR
D Grubu'nda ilk iki sırayı garantileyen 6 puanlı lider İspanya ile 4 puanlı Hırvatistan arasındaki maç da bugün oynanacak. TSİ 22.00'de başlayacak mücadele TRT-Spor ve Lig TV2'den canlı olarak yayınlanacak.


SABAH Spor yazarları Türkiye'nin bugün oynayacağı kritik Çek Cumhuriyeti maçını yorumladı

LEVENT TÜZEMEN

Vazgeçemeyiz

Milli Takım ailesi; Fatih Terim ve evlatları, kaptan Arda Turan ve yol arkadaşları, ağır eleştiriler arasında mucizevi bir başarıya imza atıp Fransa biletini almış ve Türk insanına büyük mutluluk yaşatmışlardı. Bu başarının temelini, sevgi, dostluk, arkadaşlık ve "Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için" anlayışı oluşturuyordu. Bizi Fransa'ya taşıyan bütün değerlerimizi maalesef Fransa'da kaybettik. Para, prim, ego, gruplaşma tartışmaları yüzünden Milli Takım'da "dostluk, sevgi, arkadaşlık" ilişkilerini tükettik.. Paris'te Hırvatlar'a kaybettik, üzüldük. Nice'de İspanyollar'a ağır yenilip gözyaşı döktük. Kazanırken sloganımız "Yenildiğimizde değil vazgeçtiğimizde kaybederiz." şeklindeydi. Hiçbir güç ay-yıldızlı formanın üstünde olamaz.. Çek maçı, Milli Takım oyuncularının akıllarını başlarına alacağı, kin ve öfkenin unutulacağı, dostlukların yeniden pekişmesi ve vazgeçmediğimizi gösteren, Türk insanını mutlu edecek bir zafer olmalıdır.

GÜRCAN BİLGİÇ

İsyan fırsatı

Çekler, grupta oynadığımız takım değiller. Daha iyiler. Birlikte hareket edip, oyunun iki tarafını da yapıyorlar. İspanya karşısında güçlerini ispat ettiler. Hırvat maçında da 2-0'dan 2-2'ye gelerek neler yapabileceklerini gösterdiler. Maçın özelliği iki tarafın da kazanmak zorunda olması. Beraberlik kimseyi mutlu etmeyecek. "Risk alan" Çek takımını ilk defa göreceğiz. Millilerimiz, kötü maçlar oynadılar, iki yenilgi aldılar ve ağır eleştirildiler. Bu maç onlar için 'isyan fırsatı.' Ve böyle finallerde Fatih Hoca, bu silahı çok iyi kullanıyor. Bu maç, takımın teknik direktörüne ne kadar inandığını ve isyan duygusunu ne kadar yaşadığını gösterecek.

FATİH DOĞAN

Çek bir zafer

Başarı kadar başarısızlığa da ortak olduğumuz gün futbolda bir yerlere gelebiliriz. Milli takımın başarısızlığını sadece prim olayı üzerinden açıklamaya çalışmak saçmalık... "Oyuncular primi mesele etti bu yüzden başarısız olduk" demek de doğru bir yaklaşım değil. "Hiç etkisi yok" demek de doğru değil tabii... Sadece sebeplerden biri olabilir o kadar. Oraya gelene kadar; 1- Türkiye favori İspanya'yı, gizli favori Hırvatistan'ı sürekli yeniyor da bizim mi haberimiz yok! 2- Şampiyona adeta güç savaşı. Kendi takımlarında bile oynamamış ya da sakatlıktan çıkmış oyuncuların bu kadar ağırlıklı olduğu bir takım, fiziksel olarak mücadele edemedi. Egolar kadar adaleler güçlü olsa bugün oyun olarak başka şeyleri konuşuyorduk. 3- Fatih Terim neredeyse elinde büyüttüğü oyuncuların güçlü rakip karşısında fiziksel olarak bu kadar ez-i leceğini hesaplamadı. Scott Piri'nin de kulakları çınlasın. Tercihler seçeni ve sahibini bağlar. "Hesabı biz veririz, tercihler bizimdir" dediğine göre orada durmakta fayda var. 4-Terim'le Arda'nın arası bozuk… Nedeni; hocanın, Arda ile ilgili TV'de söyledikleri. Bu prim olayı da tuzu biber i oldu. Çek maçı öncesi devam etmesi de sıkıcı. 5-Arda Turan, takımın kaptanı… Oyuncular gerekli konuları ona taşıyor. Paragöz gösterilmesi ve kamuoyunun önüne atılması pek doğru değil. 6- Yaşananların gazetelere yansımasından futbolcular memnun olmadı. Ancak takım içindeki mesele bu değil. Asıl mesele şampiyona başlamadan takımım hesaplarına yatacağı açıklanan 8 milyon Euro'nun -yaklaşık 26 milyon lira- nasıl dağıtıldığı! Oyunculara yatırılan kısım 18 milyon 900 bin TL. Herkesin aynı almadığın ı belirtelim. 1.150'den 0 arasında değişen 15 farklı ödeme var. O sıfır Burak'a ait. Kaptan Arda'da Burak'la birlikte bu kısımda Burak'a niye para yazılmadığının peşine düşüyor. "Buraya gelmemizde emeği var" davasını güderken primlerin nasıl dağıtılacağını belirleyen Fatih Terim'le 26 milyonun dağıtım sorgusunda karşı karşıya geliyor. SONUÇ; başarı yoksa bunlar büyütülüp konuşuluyor. Türkiye bugün Çekleri yener ve gruptan çıkmayı başarırsa büyük olasılıkla baba-oğul barışıp sarılır, medya suçlanır. Ancak önceki günkü idmanı Fatih Terim'in kenardan izlemesi ve karışmaması çok enteresan. Havada; futbolcuların Çek maçında her şeylerini ortaya koyacaklarının kokusu var. Güçleri yeter-yetmez onu da yaşayarak göreceğiz.