Yazarlar Trabzonspor-Galatasaray maçını yorumladı

Yazarlar Trabzonspor-Galatasaray maçını yorumladı

Spor Toto Süper Lig'in 25. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray'ı 2-0 yendi. SABAH Spor yazarları bu zorlu karşılaşmayı değerlendirdi

  • Futbol
  • Pazar 19.03.2017 01:39
Levent TÜZEMEN: Sabit fikirli İgor Tudor!

Tudor'un kadro tercihlerinde "Ben seçerim, ben uygularım" tavrı Trabzon'da iflas etti. Her maça ayrı savunma ve ayrı takım ile çıkmak asla istikrarlı bir kadro yaratmaz. Otobüsten indirdiğin Cavanda'yı stoper oynatırsan çuvallarsın. Tudor maalesef G.Saray'ı hocalığının başlangıcında bir laboratuvar gibi kullanıyor. Trabzonspor'un oyunun hemen başında koyduğu pres, coşku ve istek G.Saray'ın 3-4-3 oynayamayacağını gösterdi. Trabzonsporlu oyuncular çabuk alan daraltıp ilk toplara bastıkları gibi G.Saray'ın hızlı ve çabuk ayağa pas yapmasına izin vermedi. Tudor'un B planının olmaması, alışılmış dörtlü savunmaya dönmemesi G.Saray'ı aciz bıraktı. Hele hele uygulanan ofsayt taktiğinde N'Doye ve Castillo, Cavanda- Semih-Carole üçlüsünün arkasına dikkatli gitseler, ofsayta düşmeseler fark çok daha büyürdü.
Tesadüf müdür bilemem ama Antalyaspor ve Gençlerbirliği maçlarını Galatasaraylı oyuncular Tudor tribünde otururken kazandı. Belki de bu iki maçta başta Selçuk İnan olmak üzere oyuncular sorumluluk aldı. Tudor oyuna kenardan da müdahale edemiyor. Bilic'te gözlemlediğimiz tiyatrovari hareketleri Tudor'da da görüyoruz. Özellikle eylemleri ile söylemleri arasında çarpıklıklar var. Formda Josue'yi kenarda tutup, formsuz Sneijder ile oyuna başlamak teslimiyetçi bir tavırdı. Eğer adaleti doğru dağıtmazsan futbolcu da sana inanmaz. Bruma'nın etkisizliği ve isteksizliği belki de vatandaşı Josue'nin oynamamasıydı.
G.Saray'ın yediği gollerin çoğu Carole'ün bölgesinden geldi. Yusuf'un golü öncesi Carole'ün 1 metreye pas verememesi pozisyonun başlangıcı oldu. Carole'de G.Saray neden ısrar ediyor anlamıyorum. Her maç G.Saray'ın kurtarıcısı olan Muslera ilk golde bence hatalıydı. Üstüne gelen topu çelmeliydi. Podolski çok etkisizdi. Josue ve Rodrigues G.Birliği maçının yıldızlarıydı. Bu iki oyuncu geç de olsa oyuna girdikten sonra G.Saray'ın etkili olmasını sağladı. Bu iki oyuncuyu kafadan tercih etmemenin ne kadar hatalı bir karar olduğunu dilerim sabit fikirli Tudor da anlamıştır.

Ömer ÜRÜNDÜL: İşte maceranın sonu

Dün gece futbol kalitesi vasatı aşmayan ama tempolu ve mücadele dozu yüksek bir maç izledik. Tudor yine macera aramaya devam etti. Alışılmamış üçlü defans ve de birbirlerini tanımayan üç stoper bir arada... Üstelik Cavanda hem arkadaşlarını tanımıyor hem de ciddi maç eksikliği var. Böyle bir tabloda Galatasaray ikinci bölgedeki alışılmış pas alışverişleri ile topa sahip olma ilkesini sahaya yansıtamadı. Çünkü Trabzonspor'un çok etkili takım presi buna imkan vermiyordu. Organizasyon ve hücum gücü olarak istediklerini yapamayan Galatasaray bir de defans bloğunu çizgi halinde öne çıkararak ofsayt taktiği uyguluyordu.
Trabzonspor yüksek temposuna ve de rakibini oynatmamasına rağmen ofansif açıdan da kısır kalıyordu. Zamanlamalı koşu ve paslarla ofsayt tuzağı kuran Galatasaray'ın çizgi defansının arkasına varyasyonlar yapsalar rekor sayıda pozisyon bulurlardı. Bu girişimi sadece ilk devrede 44. dakikada yapabildiler. Karşılıklı pozisyonun bulunamadığı bu yarıda Trabzon'un tek golü duran toptan geldi.
İkinci yarıda Trabzonspor organize atak geliştirirken, Galatasaray 18'i önünde öylesine bir yerleşme hatası yaptı ki Yusuf bir pozisyon buldu ve kaliteli bir ayak içi ile Muslara'ya kıpırdama imkanı dahi vermedi.
Bundan sonraki görüntü Galatasaray risk alacak, Trabzonspor da kontrataklarla daha fazla pozisyon üretecek gibiydi. Ama öyle olmadı. Önce 60 dakika müthiş bir takım presi uygulayan Trabzospor'da yorgunluk baş gösterdi. Bu arada üst üste iki sarı karttan Uğur kırmızı kart görünce saha içi dengeleri tamamen değişti. Galatasaray bir anda oyunu tamemen karşı alana yıktı. Trabzonspor'un en büyük eksikliği, baskı altına girdiği zaman pas trafiği ile bu baskıyı kıramayışı. Bu yüzden takım halinde 18'ine kümelendi. Öyle bir tablo ortaya çıkmıştı ki; eğer fark 1'e inse maçta artık her şey olabilirdi. Ama Galatasaray bulduğu fırsatlardan yararlanamayınca bu durumu lehine çeviremedi.
Takım halinde kötü oynayan Galatasaray'da bu kadar maç eksiğine rağmen ben en çok Cavanda'yı beğendim. Bu da diğer futbolcular için herhalde önemli bir analiz gerçeğidir. Trabzonspor'da genç Yusuf, performansını gittikçe yükseltiyor. Ben Trabzonspor'un iki bekini de çok beğeniyorum. Disiplin içinde görevlerini yapıyorlar.
Hakem Halis Özkahya da çok başarılı bir yönetim gösterdi.

İskender GÜNEN: Dev uyandı!

Ligin ikinci devresinde oynanan 8 maçın 6'sında galibiyet alan 2 de beraberliği bulunan Trabzonspor için Galatasaray maçı bir büyük karşılaşmada hangi düzeyde olacağını göstermesi açısından büyük önem taşıyordu. Maça her iki takım da kontrollü başladı. İlerleyen dakikalarda ise Trabzonspor'un oyunda belirgin bir üstünlüğü olduğunu gördük. Özellikle sağ kenarda Pereira'nın Olcay'la iyi anlaşmasından doğan atak girişimleri vardı. Zaten Pereira sahanın da yıldızıydı. N'Doye ile kazanılan golden sonra ise Onazi ve Okay 1-2 pozisyonda pas zamanlamalarını daha iyi yapabilseler, savunmada çizgi halinde kalan Galatasaray karşısında ikinci golü çok daha erken bulabilirlerdi. Bu devrede Mas'ın kritik müdahalelerini de göz ardı edemeyiz. Trabzonspor'un oyun kurgusunda Olcay, Yusuf Yazıcı ve Castillo, çok önemli üç isim... Olcay, hemen hemen her maç takımı ateşleyen isim. Aynen dün olduğu gibi. Yusuf Yazıcı, hücum organizasyonlarında başrolde. Dün de çok doğru yerlerde topla buluştu ve ofansif anlamda katkı yaptı. Attığı mükemmel golle galibiyeti perçinleyen isim oldu. Castillo ise oyun sıkıştığı anda kenarda topla buluştuğunda adam eksilterek G.Saray savunmasını dengesi bozdu.
İkinci yarıda Yusuf'un attığı ikinci golden sonra ise oyunun kontrolünü G.Saray'a bırakmaları bana göre son derece yanlıştı. Ardından Uğur gibi deneyimli bir oyuncunun 5 dakika ara ile ikinci sarı karttan kırmızı görüp oyun dışı kalması gereksizdi. 10 kişi kaldıktan sonra ise Galatasaray daha rahat oynama olanağı buldu. 1-2 de gollük pozisyon yakaladı
Böylesi büyük bir maçta oynanan oyun ve alınan skor, Trabzonspor camiası için aydınlık günlerin habercisi. Çünkü yıllardır böylesi maçlarda tarihine yakışmayan sonuçlar alındı. Fakat dün taraftarıyla bütünleşerek çok farklı bir galibiyet alındı. Şairin dediği gibi merdivenleri ağır ağır çıkarak bugünlere geldiler. Artık yıllardır uyuyan devin ayak sesleri duyulmaya başladı.

Erman TOROĞLU: Sabırla bugünlere geldiler

Trabzonspor'da yönetim değişikliği, teknik adam ve yönetim anlayışı, transferler... Sabırla geldiler bugünlere... Ama daha çok gidecek yolları var. Trabzonspor'un bu yönetimi Trabzonspor için son şanstır. Eğer bunlar da başarılı olamazlarsa, Trabzonspor önümüzdeki yıllarda düşmeye oynar. Şehir destek verirse, bu sefer de yukarılara çıkarlar. Trabzonspor, takım olarak Galatasaray'a göre daha iyi mücadele etti. Herkes birbirine yardım etti. Ersun bu haliyle takımını iyi tanıyor. Ama Galatasaray Teknik Direktörü için aynı şeyleri söylemeyeceğiz. Çünkü Tudor bu takımı daha henüz tanımıyor. Bu kadar alemin değişik olduğu yerde ahenk hemen gelmez. Şimdi Galatasaray'da bir Sneijder gerçeği var. Bu oyuncu iyi bir oyuncu, tamam. İyi oynadığı zaman çok faydalı olan bir oyuncu. Ama Sneijder uzun zamandır Galatasaray'da değil. Galatasaray'dan kopuk. Takımın içinde de değil. Sneijder böyle olunca ikinci adam Selçuk da takımın içine giremiyor. Çünkü Sneijder'in getirdiği bir teknik adam vardı. Yönetim bu işi bilmiyor. Çıkıp saçma sapan beyanatlar veriyorlar televizyonlara, gazetelere. Yani sahadaki takım ayrı telden çalıyor, Galatasaray Yönetimi ayrı telden çalıyor. Telleri keserler mi kesmezler mi bilmiyorum ama artık bu maçtan sonra nereye gideceklere belli. Yeni gelen teknik adam bir iki maç , üç maç ara gazla işleri götürebilir. Ama üç, dört maçtan sonra futbolcu ve teknik adam birbirlerinin açıklarını öğrenmeye başlarlar. Ve böyle büyük kulüplerde bazı futbolcular teknik adamlarla oynamaya kalkarlar. Yönetim de kuvvetli duramazsa iki taraf da yara alır. Bakın Galatasaray için maçın tekniğini konuşmuyoruz, yazmıyoruz. Perde arkasında olabilecekleri yazıyoruz veya olanları. Trabzon'da öyle değil. Trabzonspor'da Ersun yavaş yavaş sistemini futbolculara anlatmış ve yapmaya başlamış, Herkes, her yerde rakibe basıyor. Topla oynayan rakibin etrafında en az iki veya üç Trabzonsporlu futbolcu görüyorsunuz. Neden? Baskıyı yapınca rakip takım oyuncusu bu topa vuracak. Vurduğu zaman da ahenkli, kontrollü akın yapamayacaklar. Ama Trabzonspor on kişi kalınca bir 15 dakika bayağı zorlandılar. Ancak Galatasaray bundan faydalanamadı. Sebebi topu yan çizgilere indiremediler. On kişi kalmış takımı sahaya yayamadılar. Ortada huninin ağzına sıkıştılar. Trabzonspor'un da istediği zaten buydu.
Dün akşam Trabzon seyircisi mükemmeldi. Ama bir teknik hata yaptılar. Sen ilk golü yapmışsın, Galatasaray belki paniğe girecek ama sahaya karton atarak oyunu durdurup kendi takımını soğutuyorsun. Demek ki Trabzon seyircisinin hala daha tecrübeye ihtiyacı var.
Özkahya'nın kartları genelde doğruydu!
Hakem Halis Özkahya genelde kartları doğru yerlerde kullandı. Bazı ikili mücadelelerde maalesef hatalar yaptı. En basitini söyleyim size; Tolga Ciğerci, Yusuf'un altında kambura yatıyor. Yusuf sakatlanıyor, faulü Yusuf yiyor. Bu tarz kararlar verdiğinizde sahadaki futbolcular ve kenarda yedek kulübede oturanlar senin futbolu ne kadar bildiğini anlarlar. Yoksa standart hakemlik yapmak öyle aman aman bir iş değil. Üst liglerde bu tarz detaylar çok önemlidir.

Rıdvan DİLMEN: Bana yediremezsin Tudor!

Yasin'e demiş ki Tudor: "At gibi koşacaksın." Çocukken koşmaya mı gidiyorum diyorsun, "Top oynamaya gidiyorum" diyorsun. Önce top oynayacaksın. Fizik güç tabii ki önemli... Fiziği kazanırsın ama yeteneği kazanamazsın. Galatasaray fizik anlamında kötü bir takımdı. Rölanti, sakin bir teknik direktörden sert bir teknik adama geçtiler. 90+'larda aldığın ekstra 4 puanı düş, çok kötü durumdasın. Hiçbir maçı hak etmedi Galatasaray, kazandıkları dahil. Oyuncuların kapasitesine göre sistemler uygulanır. Senin sistemine göre oyuncu alma şansın yok ki, arada gelmişsin. Bu kadar antrenman temposunda, hem de taktiksel ve mental açıdan bu kadar sert geçişler olmaz. 3'lü de oynasan, 5'li de oynasan pozisyon veriyorsun. Galatasaray takımının kaybetmesi normal... Galatasaray taraftarlarında şöyle bir psikoloji var: "Bu oyuncuları seneye görmek istemiyorum" diyorlar. Mart ayında gideceğini ilan eden bir teknik adam var Fenerbahçe'de. Diğerinin ise santrforunun transferi belli olmuş. Japonya'ya hazırlıyor kendisini... Özveri bekleyemezsin bu adamlar. Gitti bu adam yani. Böylesine iki kulüp... Çok sert bir teknik adam da gelince, taktiksel anlamda radikal değişiklikler oluyor. Galatasaray 3-4-2-1 oynuyor gibi gözüküyor ama top rakipteyken 7-2-1 oynuyor. Resmen 7'li oluyorlar. Yasin'i, Linnes'i geride görüyoruz zaten. Tolga da geliyor, Selçuk da top almaya geliyor.
Galatasaray'a top oynatacaksın. Bir Galatasaray takımı bu kadar kötü oynayamaz. Teknik adamlara saygım var ama bazı demeçler veriyor Tudor, anlamak mümkün değil. Yüzde 16'yla çalıştırıyorum diyor, kelime oyunu yapıyor. Niye 15 değil, 20 değil... Koşu mesafelerinden, ondan bundan faydalan ama puanın azaldı. Ne yapayım yani! En doğru şekilde oynatacaksın. 2-0 mağlupsun, Sneijder kenara geliyor. Tolga ile Selçuk sahada. Bana yediremezsin!
Ben antrenörlük için bir yerde başlasam mutlaka kondisyoner kullanırım, bu başka bir şey, Tudor'un yaptığı başka... Bu takımın temposunu biraz artır, Riekerink'in düzeniyle biraz oyna, sezonu tamamla. Arı kovanına niye çomak sokuyorsun?
Trabzonspor şahane gidiyor
Trabzonspor'U transfer politikasında Beşiktaş ile Başakşehir'le birlikte farklı bir yere koyabiliriz. Trabzon hem koşa koşa, hem de oynaya oynaya götürdü maçı. Galatasaray ise koşa koşa maçı götürüyor. 16. hafta bittiğinde 13'üncüydü Trabzonspor. Oynanan 9 maçta ise 23 puanla lideri ikinci devrenin... Seri yakalaması gerekiyordu, o seriyi de yakaladı. Puan kaybettiği Alanyaspor maçı en iyi oynadıkları maçlardan biriydi. Şahane bir stat yapılmış gerçekten... Zeminin önümüzdeki yıl daha iyi olacağını düşünüyordum ama şimdiden güzel... Ersun Yanal konsantrasyonu yüksek olduğu zaman çok iyi bir teknik adam... Trabzonspor şahane gidiyor.

Murat ÖZBOSTAN: Ben mi çözeyim problemleri!

Artık moda oldu, her teknik adam maçtan sonra "Sorunlarımız var" diyor.. Advocaat gibi İgor Todor da basın toplantısında, "Çözmemiz gereken problemler var. Farklı problemler!. Takımın öncelikle top oynaması lazım. Uzun ve kontratak oynamaya müsait değiliz" demiş.. Sizi oraya yönetim sorun çözesiniz diye getirdi.. Bugün bakıyoruz, Advocaat da Tudor da sanki TV'de yorum yapıyor ya da köşelerinde yazı kaleme alıyorlar. Bu problemleri çözecek yeterlilik sizlerde yoksa o zaman çok da konuşmamak lazım.. Tudor bunları söylüyor da sanki kendisi dün Trabzonspor karşısında kulübedeki her görevini dört dörtlük yaptı. Galatasaray yönetimi bu takıma transfer yaparken de, takımının idaresinde de inanılmaz yanlışlar yaptı. Bugün gelinen nokta da iflastır. Özeti budur! Peki Trabzonspor.. Sabrın karşılığı bu başarı.. İstedi, oynadı, savaştı ve kazandı. Bu kadar basit. En önemlisi de camia barıştı, Trabzonspor takım oldu.. Bu da Trabzon'un özetidir..