Beşiktaş beraberliğe oynar

Beşiktaş beraberliğe oynar

GÜRCAN BİLGİÇ: Beşiktaş, Kadıköy’e yine yenilgisiz geliyor. Ezeli rakibinden ilk mağlubiyeti almamayı isteyeceklerdir. Uzun maratonda mental olarak yıpranmak yerine, puan kaybetmeyi göze alıyorlar. Derbi Fenerbahçe’nin kontrolünde geçer.

  • Futbol
  • Salı 20.09.2017
SABAH Spor yazarları, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini analiz etti ve maçın röntgenini çekti:

Kadıköy'de cumartesi günü oynanacak Fenerbahçe- Beşiktaş derbisini hangi takım kazanır? Niçin?
GÜRCAN BİLGİÇ: Kim ev sahibi ise, o derbinin favorisidir. Bu maçın da galibiyete yakın takımı Fenerbahçe.
Geçen sene, pozisyonsuz biten maçı hatırlatayım. Şenol Hoca kalenin önüne otobüs çekti, Fikret Orman maç sonunda "Yenilmeden dönüyoruz" açıklamasını yaptı. Ve Beşiktaş, Kadıköy'e yine yenilgisiz geliyor.
Ezeli rakibinden ilk yenilgiyi almamayı yine isteyeceklerdir. Çünkü ligin boyu daha uzun ve mental olarak yıpranmak yerine, puan kaybetmeyi göze alıyorlar. Maç Fenerbahçe'nin kontrolünde geçer. Sonrasını sahadaki ustalar ve hatalar söyleyecek.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Derbi öncesi Beşiktaş'ın 5 puan önde bir rahatlığı var. Ve de çok önemli Leipzig maçı var. Çünkü Şampiyonlar Ligi'nde Porto galibiyeti, hedefi büyüttü. Bu yüzden maçı Fenerbahçe çok daha fazla isteyecek.
Ama teknik açıdan bakarsak, Beşiktaş'ın artıları fazla. Kritik derbilerde bütün dünyada kendi sahasında oynayan takım, seyirci avantajıyla bir adım önde olur.
İSKENDER GÜNEN: Beşiktaş, Fenerbahçe'ye göre bir adım önde. Fakat ev sahibi Fenerbahçe'de taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor.
Bu maçta Valbuena, Isla ve Janssen'in gösterecekleri performans, sonuç için önemli. Fenerbahçe'nin en büyük dezavantajı ise kolay gol yeme hastalığı. Beşiktaş'ı rakibine göre daha farklı kılan ise oturmuş sistemleri… Derbinin kaderini orta alandaki oyuncuların göstereceği performansı belirleyecektir.
LEVENT TÜZEMEN: Fenerbahçe kötü oynadığı durumlarda bile Kadıköy'deki derbilerde rakipleri üzerinde ciddi 'psikolojik üstünlük' kuruyor. Fenerbahçe taraftarı, rakibi öfkelendirmek ve baskı altına almak için derbilere zihinsel olarak özel hazırlanıyor. Beşiktaş cephesi, "Kadıköy'de kaybetmiyoruz" diyor. Ama "Kazanamıyoruz" demiyor. Oysa geçen yıl Fenerbahçe en ölü halinde bile Vodafone Park'ta Beşiktaş'ı kupadan eledi, ligde de berabere kaldı.
Fenerbahçe'nin psikolojik üstünlük silahıyla Beşiktaş'a karşı derbide bir adım önde olduğunu düşünüyorum.

GOMİS OLMAZSA ASLAN GOLÜ MUMLA ARAR


Galatasaray, 7 gol ve 2 asist yapan Gomis ile yürüyor. Gomis gibi bireysel performansları yüksek iki yıldız daha var (Mariano-Fernando).
Bu oyunculardan birinin sakatlanması Galatasaray'ın oyununa nasıl etki eder?
LEVENT TÜZEMEN: Galatasaray'da bire bir alternatifi olmayan tek isim Gomis'tir. Eren ya da Sinan Gümüş asla Gomis'in yerini dolduramaz.
Eğer Galatasaray çok kulvarda oynasaydı sakatlıklar yaşanabilirdi. Ben Gomis'in kendisine çok iyi baktığını biliyorum. Mariano ve Fernando gerçekten Galatasaray için çok önemliler. Denayer- Linnes ikilisi bu iki yıldızın yokluğunda hizmet verebilir. Ancak; Galatasaray'da şimdi işler yolunda giderken "Doğmamış çocuğa don biçmek" gibi "Sakatlıkta kim kimin yerine oynar?" sorusunu sormak yanlış olur. Asıl sorun Tudor'un Galatasaray'ın oyun planında ne kadar yer aldığıdır. Örneğin Galatasaray'ın kazandığı 4 maçtaki topla oynama hakimiyetine bakalım:
G.Saray: Yüzde 63-Kayseri: Yüzde 37 Osmanlı: Yüzde 37- G.Saray: Yüzde 63 G.Saray: Yüzde 64-Sivas: Yüzde 36 G.Saray: Yüzde 65-Kasımpaşa: Yüzde 35 Galatasaray'ın ciddi bir üstünlüğü olduğunu görüyoruz. Puan kaybı yaşanan Antalyaspor maçında Galatasaray, topa yüzde 47 sahip olurken Antalyaspor ise yüzde 53 sahip olmuş.
Yani Galatasaray'ı zafere götüren en büyük etken rakipten daha fazla topa sahip olmaktan geçiyor.
Kazanılan maçlarda yüzde 63 topa hakim olma ortalamasına sahip Galatasaray neden Antalya'da yüzde 47'ye düştü? Galatasaray topla oynama üstünlüğünü Antalya maçındaki gibi rakibe kaptırabilir. Galatasaray gibi güçlü oyunculardan kurulu bir takımın Antalya önünde yaşadığı zaafı kalitesiyle aşması gerekirdi. Tudor buna kafa yormalı. Çünkü Galatasaray'ın topa hakim olamayacağı maçlar oynayacak. Tudor, elindeki kalitenin ağır basacağı oyun formatını geliştirmeli.
GÜRCAN BİLGİÇ: Gomis'in yokluğunda çözüm üretebilecek bir kadroya sahip değiller. Ancak ilk on biri ile gerçekten gövdeli oynayan bir takım Galatasaray. Yedek kulübesindeki hiçbir isim, bu oyuncuların performansına yakın bile değil. Performanslar üzerine kurdukları ve tıkır tıkır işleyen bir düzenleri var. Ama bu anlayış asla 'sistem' değil. O yüzden sakatlık veya cezalı oyuncular, takımda kapladıkları yer kadar (en az yüzde 10) oyunu geri itecektir. Özellikle Gomis ve Fernando'nun kapladıkları alan ve oyuna etkisi çok daha büyük. Östersunds'a elenirken fena halde fırtına kopmuştu ama haftada bir maç oynamak, kulübedeki sıkıntı nedeniyle Galatasaray'ın ligde ayakta kalmasını sağlayacak gibi.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Dünyanın üst düzey takımlarında bile en önemli oyuncuların sakatlığı bir sıkıntı yaratır. İşte 3 örnek vereyim: Messi, Ronaldo ve Lewandowski… Bunlar sakatlık problemiyle karşılaştığında takımları da bir sıkıntı yaşar. G.Saray'ın en büyük dezavantajı Gomis'in alternatifinin olmayışı. Örneğin Beşiktaş'ta biraz form tutunca Cenk ile birlikte Negredo var. Mariano'nun çok iyi bir sağ bek olduğunu daha gelmeden yazmıştım. Son Kasımpaşa maçında da sahanın bir numaralı yıldızıydı.
Fernando da çok önemli bir futbolcu. İşte bunları da göz önünde alarak Selçuk'u kaybetmemek lazım. Çünkü Fernando'nun şu anda Selçuk'tan başka alternatifi yok.
İSKENDER GÜNEN: Galatasaray, oyunu rakip alanda oynamaya çalışan bir takım… Arzulu, istekli bir görüntüleri var. Elindeki oyuncu kadrosu da böyle bir oyuna uygun. Mariano sağ kenarı çok kullanan, ofansif anlamda büyük katkılar yapan bir isim. Fernando ise orta alanın olmazsa olmazı. Pozisyon bilgisi yüksek bir isim. Yani iki oyuncunun da takıma katkıları çok fazla. Bu iki oyuncudan birinin yokluğunda ise oyunda birtakım sorunların çıkacağı da bir gerçek. Gomis şu an attığı goller ve oynadığı oyunla takımın lideri. İştahlı, arzulu ve ceza alanında topla buluştuğunda etkili vuruşları olan bir isim. Yokluğunda golü mumla ararlar… Gol yollarında geçen yılki sorunlar baş gösterir.

BİRİLERİ YİNE OYUNA BAŞLAMIŞ

Fenerbahçe Alanya'da 4 golle kazandı. Bu skor ve futbol camiayı bundan sonraki maçlar için tatmin eder mi?
BİLGİÇ: Aslında Aykut Kocaman maç sonunda durumu açıkladı, "Beşiktaş ve Akhisar maçlarını da içine katacağımız bir seri yakalamalıyız" dedi. Alanya maçının en olumlu getirisi sorumluluk alan oyunculara Valbuena ile birlikte Janssen'in eklenmesi.
Josef'i de katarsak üç oyuncu. Giuliano ve Ekici'nin de oyun liderleri arasına girmesiyle daha etkili bir takım çıkacak ortaya. Yalnız asıl konu Kocaman'ın, "Ben görevimde kalacağım, yönetim başka bir karar verirse, ona karışamam" demesidir.
Hiç ortada tartışma yokken, gazetelerde Alanya ve Beşiktaş maçlarını kader olarak nitelendiren haberler yaptırılması dikkat çekti. Ertesinde, "Cehennem donana kadar" açıklaması geldi. Bunlar daha önce de oynanan oyunlar, birileri Aykut hocaya sopanın ucunu göstermek istemiş. Kocaman kendi doğruları ile hareket etmeye kararlı. Bazı telkinlere kulak asmayacağını da ilan etti.
GÜNEN: Alanyaspor takım savunması yetersiz olan bir ekip.
Ayrıca savunmada da bireysel hataları sıkça yapıyorlar. Ama her şeye rağmen F.Bahçe'nin geçmiş maçlara göre oyun anlamında olumlu olduğu da bir gerçek.
Bu maçta Janssen önemli katkılar yapacağının işaretlerini verdi.
Valbuena'ya ise ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Son yıllarda oyun iştahı bu kadar yüksek bir oyuncu görmedik. Her geçen gün arkadaşlarıyla uyumu daha farklı bir Fenerbahçe ortaya çıkaracaktır.
TÜZEMEN: Alanya maçı, galibiyetten çok F.Bahçe'nin Janssen gibi bir golcüye kavuşması adına önemli.
Hollandalı, atılan iki gole imza koydu.
Ayrıca sürekli boş alanlara koşu yapması, Valbuena'yı daha verimli hale getirdi. Jannsen-Valbuena ortaklığı dağınıklığı da toparlayacaktır.
ÜRÜNDÜL: Fenerbahçe'yi tatmin edecek şu aşamadaki tek maç Beşiktaş galibiyeti olur. F.Bahçe şampiyonluktaki rakiplerinden Trabzonspor ve Başakşehir'in maçlarını sahasında oynadı.
Şimdi Beşiktaş maçı da oynanacak.
Net olan bir şey var: Fenerbahçe kaybederse lige havlu atar.

KARTAL'IN LİGDE RAKİBİ G.SARAY'DIR

Beşiktaş makine gibi işliyor. Son iki sezonun şampiyonunun sizce tek rakibi bu ligde kendisi mi?
ÜRÜNDÜL: Transferleri ve performansını göz önüne alırsak Beşiktaş'ın en önemli rakibi Galatasaray'dır. Çünkü Avrupa kupasında da olmadığından sadece lige odaklanacaktır.
BİLGİÇ: Geçmiş iki şampiyonluğunda da Beşiktaş'ın santrforları ön plandaydı. Önce Gomez, sonra Aboubakar, şimdi Cenk... Çıkıyor, atıyor-attırıyor. İki sezon Cenk'in önündeki santrforlar öne çıktı ve takımı taşıdı. Bu kez farklı oldu. Bir başka özellikleri de skora gitmek için çok alternatifleri var. Duran toptan, kısa paslardan, kenarlardan
veya frikiklerden
istediklerini alabiliyorlar. Ama bu skor istikrarının temelinde hep santrfor performansı oldu. Cenk'e nazar bile değmemesi lazım. GÜNEN: Beşiktaş'ta kadro zenginliği istenilen düzeyde. Yalnız üç kulvarda mücadele edecekler. Şu an tek rakibi kendisi diyemeyiz.
TÜZEMEN: Başakşehir ile Avrupa kulvarı olmayan G.Saray, F.Bahçe ve Trabzon yarışın içinde olacaklardır. Kalite-stratejipsikoloji üçgenini iyi yönetecek takım şampiyon olur.

YARIN:
Trabzonspor'da Ersun Yanal, takımın başında kalmalı mı, gitmeli mi? Süper Lig'de ilk 5 haftada yaşanan 4 teknik adam değişikliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?