Barselona rengarenk, cıvıl cıvıl

Barselona rengarenk, cıvıl cıvıl

Barselona, İspanya’nın doğusunda yer alan, yaklaşık 4.6 milyon nüfuslu bir şehir. Akdeniz’e bakan tertemiz sahilleri, kozmopolit yapısı ve Katalonya’nın başkenti olması bu şehri çok daha özel yapıyor. Ancak Barselona dünya çapındaki ününü sıradışı mimar Gaudi’ye borçlu

İspanya ziyaretini farklı kılmak, renkli binalar arasında arasında kaybolmak istiyorsanız öncelikli olarak gideceğiniz yer Barselona olmalı.
Barselona, İspanya içinde ayrı bir ülke gibi. Tarihle bütünleşmiş olan şehir, gezginlerin turlarına bu yönüyle de ayrı bir heyecan katıyor. Özellikle Rönesans dönemine ait yapılar insanı büyülüyor.
Barselona, bir zamanlar İspanya'nın tüm yükünü taşıyan bir endüstri kentiyken, bugün sanat ve kültür merkezi olarak anılıyor. Tarihi binaların yanında yükselen tuhaf geometrik yapılar ve heykeller daha ilk bakışta şehri pek çok Avrupa şehrinden ayırıyor.
Barselona bir Akdeniz kenti olmasının yanı sıra görkemli bir tarih ve ilginç bir modernizmi içinde barındırıyor.
Picasso ve Dali gibi ünlü ressamlara ilham kaynağı olmuş şehir, sanki bir açık hava müzesi gibi.
Ancak Barselona'yı bu kadar popüler yapan isim hiç kuşkusuz ünlü mimar Antoni Gaudi. Şehrin birçok yerinde bu sıradışı mimarın ilginç eserleri dikkat çekiyor. Doğup büyüdüğü ve sonra da tüm yaşamının sürdürdüğü Katalonya yöresinde çok kuvvetli izler bırakmış olan Gaudi, burada sadece çağdaş mimarlık kültürüne değil, sosyal yaşam biçimine de etki etmiş.
Barselona düzenli şehir yapısı sayesinde gezilmesi çok rahat bir şehir. Şehrin kalbini eski şehir (Barrio Gotico) oluşturuyor. Eski şehir ve Barselona'nın en hareketli caddesi La Rambla'yı gezmek için en az iki gününüzü ayırın. Eski ve yeni diye ayrılan limanlar ve müzeleri gezmek de iki gününüzü alacaktır. Şüphesiz gezideki duraklarınız arasında farkına bile varmadan sizin en çok vaktinizi alacak olan yerler Gaudi'nin eserleri olacaktır.



BİN YILIN EN GÖRKEMLİLERİNDEN
Barselona'ya yolunuz düşerse gezinize buraya gelen herkesin yaptığı gibi ilk önce Gaudi'nin eserleriyle başlayın. Bin yılın en görkemli 10 yapısından biri kabul edilen La Sagrada Familia, Gaudi'nin yaptığı en meşhur bina.Yapımına 1882 yılında mimar Villar tarafından neogotik üslupta tasarlanarak başlanmış fakat Villar'ın gözden düşmesi üzerine 1883 yılında bu işle 31 yaşındaki Antoni Gaudi görevlendirilmiş.
Hayatını bu projeye adamış olan Gaudi, ölümüne kadar kilisenin sadece bir kulesini tamamlayabilmiş.
La Sagrada Familia'yı bitirme çalışmaları, Gaudi'nin planlarına sadık kalınarak ve halkın maddi desteğiyle sürüyor. Eyfel Kulesi nasıl Paris'in simgesi ise Barselona'nın sembolü de La Sagrada Familia. Bu ilginç yapı, kentin turistik tur listelerinin en başında yer alıyor.
Yüzyılın belki de en sıradışı eseri olan kilisenin çan kuleleri bir yandan bizim peri bacalarını çağrıştırıyor, bir yandan da pasta hamuruyla yapılmış izlenimini veriyor. Gaudi'nin imzasını taşıyan eserde, hiçbir duvar dik inmiyor, hiçbir kolon düz çıkmıyor, kesinlikle tek renk kullanılmıyor.
Kilisenin kulelerindeki farklı renklerdeki meyveler, Katalonya bölgesinin zengin florasını simgeliyor.
Gaudi'nin ustalık eseri olan kilise farklı mimari yapısı ve simgesel anlatımıyla şehrin en belirgin sembolü.



ŞAŞIRTAN CASA MILA
Park Guell'deki Casa Mila, Gaudi'nin yapıtları arasında en renkli olanı. Casa Mila, Mila ailesinin Gaudi'ye yaptırdığı sekiz katlı bir apartman. Ofis ve apartmanların armonik bileşiminden oluşan bu büyüleyici yapı, dışarıdan bakıldığında ilginç balkon demirleriyle sıradan bir yapıyı andırıyor.
Ancak içeri girildiğinde rengarenk süslemeler ve piramidi andıran görüntüsüyle insanı şaşırtıyor.
Casa Mila bugün Gaudi'nin tüm yönleriyle tanıtıldığı bir müze haline getirilmiş.
Burada dahi mimarın eserlerinin fotoğrafları ve maketleri yer alıyor. Binanın en ilginç bölümü çatısı ve çatıdaki renkli figürler.
Barselona deyip de Picasso'dan bahsetmemek olmaz. 1881 yılında Malaga'da doğan Picasso, 1895- 1900 yıllarında Barselona da yaşamış. Ünlü ressamın 2 bin 500'den fazla eserinin sergilendiği Picasso Müzesi, şehrin en çok turist çeken mekanlarından bir diğeri.
Barselona'nın gece gündüz yaşayan caddesi, şehrin göbeğindeki Katalonya Meydanı'nı denize bağlayan La Rambla. Burası dümdüz, geniş mi geniş bir cadde. Tam ortasında iki yanına ağaçlar dikilmiş geniş bir yaya yolu var. Yaya yolunun bir yanı araçlar için gelişe, öbür yanı gidişe ayrılmış.



DENİZE ÇIKIYOR
La Rambla çok renkli bir cadde. Caddenin ortasındaki geniş yaya yolu İspanyolların ve Barselona'ya yolu düşenlerin gezinti yeri. Bu yol üzerinde çok sayıda kafe, gazete ve dergi satış kulübeleri, hediyelik eşya dükkanları, sokak ressamları var.
Heykel gibi duran insanlar, müzik yapanlar, hokkabazlar ziyaretçilerin hoşça vakit geçirmelerini sağlıyor. Cadde boyunca yürüdüğünüzde kendinizi deniz kıyısında buluyorsunuz.
Kıyıdaki Mirador de Colon adı verilen dev dikilitaşın tepesinde Kristof Kolomb'un heykeli yer alıyor. Yeni Dünya'ya yaptığı seyahatten dönen Kolomb, Isabella ve Ferdinand tarafından huzura burada kabul edilmiş. Sağ eliyle Akdeniz'i gösteren Kolomb'un heykeli, Barselona'yı kuş bakışı görmek için teleferikle gezintiye çıkanları selamlıyor. Sahilin az ötesinde ise olimpiyatlar için yapılmış binalar ve Olimpiyat Limanı adı verilen bir küçük liman yer alıyor.
Puerta del Angels Caddesi üzerinde yer alan Katalonya Meydanı, şehrin tarihi zenginliğinin görülebileceği mekanlardan birisi. Sıcak havalarda halk, çok sayıda heykel ve anıtın sıralandığı meydana atıyor kendini.
Montjuic tepesindeki bugün askeri müze olarak kullanılan kale ise şehrin en görkemli yapılarından birisi. İki yüksek kulenin içinden geçilerek çıkılan kale, ziyaretçileri bütün ihtişamıyla selamlıyor.
1992 Olimpiyatları'na ev sahipliği yapan Barselona, olimpiyat öncesi çok farklıymış. Ancak olimpiyatlara ev sahipliği yapmasıyla kentin bütün çehresi baştan sonra değişmiş. Barselona düzenli bir şehir, cadde ve sokaklar bakımlı. Tabii ki yaz aylarında turist nüfusunun artmasıyla bu temiz hali özlenir hale geliyor. Şehirde bütün yollar şehri enlemesine ve boylamasına geçiyor. Binaların hepsi aynı yüksekliğe sahip, ön yüzlerinde reklam tabeleları yok.

NE YENİR, NE İÇİLİR?
İspanyollar yemeyi içmeyi çok seviyor. Barselona'da çok sayıdaki restoran arasından seçim yapmak gerçekten zor. Katalan mutfağında zeytinyağı, tatlı ve ekşi bir arada kullanılıyor.
Bir restorana gittiğinizde önce üzerine taze domates ezmesi sürülmüş ekmek ikram ediyorlar. Eğer ızgara siparişi verdiyseniz ızgaranız İspanyol usulü omlet ile birlikte servis ediliyor. Ardından da meyve parçaları ve kırmızı şarapla hazırlanan sangria getiriliyor.
Deniz ürünleri ve tavukla yapılan geleneksel pilavları paella'yı denemeyi unutmayın. Ispanaklı, jambonlu, kaşarlı, patatesli yapılan omlet tortilla'nın da tadına mutlaka bakın.