En çok gidilmek istenen ülke Küba

En çok gidilmek istenen ülke Küba

UNESCO’nun yaptığı araştırmaya göre Küba en çok gidilmek istenen ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor. Miami’den sadece 145 kilometre uzaktaki Küba sizin de hayallerinizi süslüyor mu? Yanıtınız ‘evet’ ise yola çıkmadan önce yazımıza göz atın. Bu özel ülkede yapmanız ve yapmamanız gerekenleri derledik

Fidel sonrası Küba herkesin kafasında soru işareti. Ben de kafamda bu soru işareti ile yıllardır görmek istediğim ülkeye doğru yola çıktım. Bu yolculuğumda gördüm ki, komünizm farkında olmadan Küba'da büyük bir aile yaratmış. Bir yandan son derece kapitalist bir turizm rotası, diğer yandan açlıkla savaşan sosyalist bir ülke. Her şeye rağmen müzik ve dansla mutlu olan asil insanlar... Fidel ve Che'ye bağlılıkla yetişen, her sabah okulda iyi bir savaşçı olmanın andını içen minik çocuklar... Ambargo sonrası düzen, belki ekonomik olarak daha rahat bir yaşam vaat ediyor Küba halkına, ama Küba olmaktan vazgeçerek...

Kamyonun arkasına atlayın dans etmeyi öğrenin

Kübalı gibi hissetmek için otostop yapıp kamyonların arkasına atlayın. Bir Kübalının evinde (Casa Particular) kalın ve sokak yemeklerini tadın. Mağaralarda yemek yemek de popüler.
Puro fabrikalarını ziyaret edin.
Casa de la Travo'larda dans edin. Bu geleneksel dans mekanları, hem Kübalılar hem de turistler için vazgeçilmez eğlence mekanı. Günün her saatinde dans ve müzik var.
Cumbancha'larda eğlenin. Kulüplere parası yetmeyenler, herkese açık olan bu sokak partilerine katılabilir. Yanınızda eşiniz bile olsa sıcakkanlı ve flörtöz bir Kübalı tarafından dansa kaldırılabilirsiniz.
Coppelia'da dondurma yiyin. Kübalılar dondurmayı çok sever ve bu dondurma zinciri hemen hemen tüm şehirlerde var.
Casa de la Cultura'larda dans öğrenin. Bu kültür merkezleri, yeni arkadaş edinmek ve birkaç dans figürü öğrenmek isteyenler için ideal.
Mercado Agropecuario'larda pazar alışverişi yapın. Küba'ya gidip yemek yapmayacaksınız bile, pazarın havasını solumak, taze meyve-sebze satan ve sohbet eden Kübalıları izlemek ve renkli kareler çekmek için ideal
Beyzbol maçına gidin. Kübalıların en sevdiği aktivite olan beyzbol sokaklarda dahi oynanıyor. Maça gitmek aynı zamanda bir sosyalleşme aktivitesi.
Yanınızda mutlaka hediye götürün. Kağıt, defter, sabun, boyama kalemleri onlar için çok değerli.
Yanınızda havlu ve tuvalet kağıdı götürmekte fayda var. Casa Particular'da kalırsanız hijyen sıkıntısı olabilir.
Kübalılar çok nazikler. 'Lütfen', 'teşekkür ederim' gibi nezaket sözcüklerini kullanmayı ihmal etmeyin.
Bir yere girdiğinizde, her Kübalı gibi selam verin. Birbirlerine genelde 'companero' (yoldaş) olarak hitap ediyorlar.

Mücevher getirmeyin acele etmeyin

Küba'ya mücevher getirmeyin. Sonuçta Küba halkı aylık ortalama 20 dolar kazanıyor ve oldukça fakirler. Gösteriş yapmak hoş değil.
Küba'da her şey çok sakin ilerliyor. Halkı her şey için sabırla beklemeyi öğrenmiş. Eski alışkanlıklarınızla, telaş içinde hareket etmeyin.
Polis fotoğrafı çekmek kesinlikle yasak!
Toplum içinde sesli bir şekilde burun silmek ayıp karşılanıyor.
CUP, sadece Kübalıların kullandığı ve pek geçerliliği olmayan Küba Pesosu. CUC ise turistlerin kullandığı Küba Çevrilebilir Pesosu. Sadece dolar ve euro değiştirilebiliyor ama dolar için yüzde 13 komisyon alınıyor. Bu yüzden euro bozdurmak daha mantıklı.
Lisansız taksiye binmeyin.
Küba'dan ayrılırken kişi başı 50 adet puro götürme hakkınız var. Fazlası gümrükte sorun yaratıyor. Ülke dışına çıkan purolarda bandrol olması gerekiyor. Dolayısıyla sokak satıcılarından puro almayın.

ABD'den kalanlar

Amerikan arabaları: 1950'lerde zaman durmuş ve o dönemden kalan klasik arabalar adeta şehrin bir parçası olmuş. Chevrolet, Cadillac, Buick, Pontiac markalardan bazıları...
Hotel Nacional: 1930 yılında inşa edilen otel, devrim öncesi lüksün sembolüydü. Birçok ünlü burada kalmış.
Malecon: 1902 yılında Amerikalı General Leonard Woods tarafından tasarlanan Havana'nın ünlü sahilinde 19. yüzyıl sonlarından kalan binalar ve yüksek oteller bulunuyor.
Hotel Habana Libre: 1958'de Havana Hilton olarak açılan, 630 odalı otel Latin Amerika'daki en yüksek ve büyük otel. Castro'nun karargahıymış.
Ernest Hemingway: 1932 yılında adaya gelen yazar, 1940 yılında Finca Vigia'yı satın alarak 20 yıl burada yaşadı. Çanlar Kimin için Çalıyor?, İhtiyar Adam gibi ünlü romanlarını burada yazdı.
Buharlı Trenler: 1920'lerde Philadelphia'da üretilen buharlı trenlere, şeker kamışı çuvallarıyla dolu vagonlarıyla sık rastlanıyor