Tarihi hisset maviyi keşfet

Tarihi hisset maviyi keşfet

On İki Adaların en büyüğü Rodos ülkemize yakınlığı ve harika doğasıyla tercih edilen adreslerden. Tarih, doğa, deniz, lezzetli yemekler ve güler yüzlü insanlar... Döndüğünüzde pişman olmamak için sizi huzurla buluşturacak olan adanın bütün güzelliklerini doyasıya deneyimlemelisiniz

  • Turizm
  • Cumartesi 27.08.2017
Kurban Bayram'ı yaklaşıyor. Peki, gerekli bayram ziyaretlerini yaptıktan sonra bavulları toplayıp, rotayı Yunanistan'ın incisi Rodos adasına çevirmeye ne dersiniz? Antik Çağ'da dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen ve ne yazık ki M.Ö 226 yılında şiddetli bir deprem sonucu yıkılan devasa Kolossos Heykeli'ne ev sahipliği yapmış olan Rodos, her köşesi ve her ayrıntısıyla sizde hayranlık uyandıracak. Yunanistan'ın Rodos adası deyince tabii ki aklımıza hemen vize geliyor. Bu adayı gezmek için Schengen vizesine sahip olmanız gerekiyor. Ama kapıda vize uygulaması gibi bir kolaylıkla yaklaşık dört iş günü içerisinde vizeye sahip olabiliyorsunuz. Şimdi tarihe tanıklık ederek adanın her noktasında farklı bir ruhu içinize çekmeye ne dersiniz?

ADAYA NASIL GİDERİM?
Vize problemini hallettikten sonra, soluğu Marmaris ya da Fethiye'de almalısınız. Çünkü bu iki liman bölgesinden Rodos'a her gün feribot seferleri yapılıyor. Fethiye'den feribotla bir buçuk saatlik bir yolculuk sonrası limana iniyorsunuz. Eğer otomobil kiralamadıysanız, adanın her noktasına yapılan otobüs seferlerinden faydalanabilirsiniz. Otobüslerin sefer saatleri duraklarda yazıyor. Merkezdeki durak limana yaklaşık 10 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Merkezdeki Palace of the Grand Master's olarak adlandırılan şövalyelerin inşa ettiği kale UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunuyor. Tarih boyunca yaşanan savaşlara rağmen ayakta kalan kale, günümüzde halka açık bir müze olarak gezilebiliyor. Kalenin içini gezerken etraftaki her detay sizi zamanda yolculuğa çıkarıyor. Surlarla çevrelenmiş bu alan, old town (eski şehir) olarak anılıyor. Bu alanın dar ve şirin sokaklarının tek tek küçük taşlarla döşenmiş zemini, hediyelik eşya dükkanlarının sokağa kattığı renkler, restoranların lezzetli yemekleri ve Osmanlı döneminden kalan camiler gözünüze, ruhunuza ve damağınıza hitap edecek. Görülmesi gereken bir diğer yer ise ilk başta bahsettiğim Rodos Heykeli'nin bulunduğu Mandraki Limanı. Günümüzde Rodos Heykeli'nin yerinde limanın iki tarafında Elefos ve Elefina isimleri verilen iki geyik heykeli yer alıyor.

KENDİNİZİ MAVİYE TESLİM EDİN
Biraz da mavi... Adaya gelip de tekne turu yapmadan ayrılmak, büyük hata olur. Limanda bulunan birçok acente, size tur konusunda ortalama 20-30 euro arasında değişen fiyatlarla yardımcı oluyor. Yaptığımız tekne turunda ilk durak Symi adası oluyor. Buranın mimarisi ve dağın eteklerine sıra sıra dizilmiş muhteşem evlerin oluşturduğu manzara görülmeye değer. Symi daha çok gezmek için tercih edilmeli. Zira küçük bir plajı var ve plaj teknenin indirdiği yerden uzakta kalıyor. Bu yüzden burada yüzmeye çok fazla vakit ayıramıyorsunuz.

KOYLAR VE PLAJLAR
Tekne ile Symi'den hareket ettikten sonraki durağımız kocaman dağların arasında kalan ve harika bir renge sahip olan St. George Koyu. Burada yüzmenin verdiği huzur tarif edilemez. Tabii bunu gittiğimiz bütün koylar için rahatlıkla söyleyebilirim. En ünlüsü Zorba filminin çekildiği, kayalıklar arasında kalan Anthony Quinn Koyu. Afandou, en uzun sahile sahip ve burada yüzmesi inanılmaz keyifli. İki ayrı plajı bulunan St. Paul's Koyu, kristal berraklığı sunan Stegna Plajı, yine pırıl pırıl bir denizi olan Tsambika Plajı ve daha fazlası... Hangi koy ve plaja giderseniz gidin pişman olmayacaksınız.

HER KÖŞESİ FARKLI BİR RUH
Dar sokakları ve bembeyaz evleri ile Lindos adanın hayran kalacağınız başka bir yeri. Öyle ki sokaklarında dolaşırken her yeri fotoğraflamak ve bütün gördüklerinizi hafızanıza kazımak istiyorsunuz. Şehirde bulunan eşekler de sizi bu kaleye götürmek için bekliyor. Kaleye çıkarken karşılaşacağınız manzara ise ruhunuzu besleyecek türden... Buraya yine limandan teknelerle ya da Rodos merkezden yapılan otobüs seferleri ile ulaşabilirsiniz. Fakat bana kalırsa kesinlikle otomobil kiralayıp gelerek gündüz hayran kaldığınız güzelliğin gece sizi biraz daha büyülemesine izin verin.

MERVE ÇELİK