Ortaçağ’dan günümüze armağan: Siena

Ortaçağ’dan günümüze armağan: Siena

Toskana Vadisi’nin yeşilliğinin ortasında, Ortaçağ’dan kalma surlarla çevrili Siena küçük ama etkileyici bir şehir. Özellikle meşhur ‘palio’ yarışlarının yapıldığı istiridye şeklindeki Piazza del Campo bu şehre ayrı bir görkem katıyor. Siena’nın daracık sokakları ise Piazza del Campo’nun çevresinde adeta yelpaze gibi sıralanıyor

Toskana Bölgesi'nin sarı, kırmızı ve yeşilin her türlü rengini barındıran bitki örtüsünün arasından geçilerek ulaşılıyor Siena'ya. Floransa ve Pisa'ya kadar gidildiyse görülmeden dönülmemesi gereken bir şehir. UNESCO'nun kültürel miras kapsamında korumaya aldığı sur içi bölgesi, hala Ortaçağ'dan kalma taş binalara sahip ve ziyaretçilere 21. yüzyılda o dönemin havasını yaşatıyor. Tepeye kurulmuş ve surlarla çevrili şehir istiridye kabuğu şeklinde planlanmış Piazza del Campo'nun etrafına kurulmuş. Siena oldukça küçük, öyle ki şehri bir ucundan bir ucuna 1,5 saatte yürümek mümkün. Siena'da ilk önce Piazza Del Campo görülmeli. Siena'nın tam merkezinde yer alan bu meydan 1347 yılında yapılmış. İstiridye kabuğuna benzeyen şekli aslında Ortaçağ şehrinin yönetiminde sorumlu Dokuz Konseyi sembolize ediyor. Siena'nın meşhur palio yarışları da bu meydanda yapılmakta. Meydanda görmeden geçemeyeceğiniz en önemli yapı ise Palazza Pubblico. 1342'de tamamlanan gotik belediye sarayı, 102 metre yüksekliğindeki çan kulesi ile (Torre del Mangia) İtalya'nın ikinci en yüksek Ortaçağ kulesine sahip. Meydanı ayrıca heykellerle çevrelenmiş Fonte Gaia adlı çeşme süslüyor. Çeşmenin çevresindeki heykellerde çeşitli mitolojik hikayelere ve Hıristiyan anlatılarına atıfta bulunuluyor. Campo Meydanı'ndan arka sokaklara pasajlar ve merdivenlerle geçiliyor. Meydanın göz alıcı ihtişamına dondurmacılar, kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya satan dükkanların hareketliliği ekleniyor.

ŞEHRİ İZLEME NOKTASI
Her İtalyan şehri gibi, Siena'nın katedrali de görülmeye değer. Meydandan üç dakika yürüme mesafesinde olan katedral 1264 yılında tamamlanmış. Çan kulesinin her katındaki pencere sayısı ise alt kattakinden bir tane eksik. Katedralin dış girişinde yer alan güneş sembolü en dikkat çekici ayrıntı. Sienalı Aziz Bernardino savaş ve rekabete son vermek için Sienalıların bu sembol altında birleşmesini istemiş. Ayrıca katedralin karşında bir başka kilise ve sergi müzesi var. Katedralin kapısına sırtınızı verdiğinizde solunuzda kalacak olan müzenin yanındaki yapının tepesine çıkıp şehri izleyebilirsiniz. Roma İmparatorluğu'nun efsanevi kurucuları ikizler Romus ve Romulus'u emziren kurdun adı Siena'ymış. Şehir ismini bu dişi kurttan alıyor. Bu yüzden şehrin birçok yerinde Romus ve Romulus'u emziren dişi kurdun heykeline rastlamak mümkün. İtalya'nın oldukça büyük bir kısmına ve yurt dışına üretilen şaraplar bu bölgedeki üzüm bağlarında ve üretim tesislerinde yapılıyor. Siena'ya gidenler özel mahzenlerde şarap tadımlarına katılıp bölgenin dünyaca bilinen prestijli şarabı Chianti'den alıyor. Zaten Siena'da birçok şarap satan dükkan (enoteca) bulabilirsiniz. Toskana bölgesinin ünlü makarnası pici'yi de mutlaka deneyin. Siena'ya eğer yaz ayları özellikle de palio zamanı gitmek isterseniz birkaç ay önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var.

PALİO GELENEĞİ
Özellikle yaz sıcağında etrafta bulunan dondurmacılardan dondurma alıp bu meydanda oturmak çok keyifli. Eğer gece de Siena'da kalıyorsanız, programınıza ay ışığının aydınlattığı meydanda vakit geçirmeyi de ekleyin. Şehrin en önemli aktivitesi palio adı verilen at yarışı sadece üç dakika sürüyor ama hazırlıkları bir yıl boyunca devam ediyor. Siena'da dört ayrı mahalle var: Kartallar, yunuslar, kaplumbağalar ve salyangozlar. Bir Sienalı eğer salyangoz olarak doğarsa salyangoz olarak ölüyor. Sienalılar her sene palio'da kendi mahallesinin başarısı için hazırlık yapıyor. Sonunda da şampiyon olursa bu onuru mahalle olarak bir yıl elinde bulunduruyor. Palio zamanı her mahallenin kendine ait heykelleri, bayrakları tüm şehri süslüyor ve her yerde karşınıza çıkıyor. Piazza Del Campo, günü geldiğinde yarışı izlemek isteyen İtalyanların akınına uğruyor. Bir turistin bu meydanın ortasından palio yarışını izlemek için yer bulması oldukça zor olabiliyor.