12 yaşındaki Emirhan'ın tek isteği var: Yeni yaşına yeni kalbiyle girmek

12 yaşındaki Emirhan'ın tek isteği var: Yeni yaşına yeni kalbiyle girmek

14.11.2021 | 11:14

EMİRHAN Taçyıldız (12), doğduğundan beri kalp hastası. Hayatında hiç top oynamamış çünkü hastalığı, yaşıtları gibi istediği her şeyi yapmasına fırsat tanımıyor. Şu an nakil bekleme listesinde Türkiye'de birinci sırada. Çünkü çok acil nakil olması gerekiyor. ''İğne ve serumlardan ellerimde güç kalmadı, elimde olsa tüm organlarımı bağışlardım'' diyen küçük çocuk iki gün sonra hastane odasına doğum gününü kutlayacak. Tek dileği var, yeni yaşının ona yeni kalbini getirmesi. Lunaparkta gondola binebilmek ise en büyük hayali.

Musa ve Emine Taçyıldız çiftinin dört oğlundan en büyüğü Emirhan Taçyıldız. Henüz 12 yaşında, doğduğundan beri kalp hastası. Üstelik nadir görülen iki kalp hastalığını birden taşıyor. Bir haftalık bebekken restriktif kardiyomiyopati teşhisi alan talihsiz çocuğun durumuna süngerimsi kalp hastalığı da eşlik ediyor. Her iki kalp kası hastalığı da Emirhan'ın kan pompalayan kalp boşluklarının düzgün şekilde gevşeyememesi nedeniyle vücuduna yeterli düzeyde kan pompalanamamasına yol açıyor. Hayatı hastanelerde geçen Emirhan'ın kalbi artık alarm veriyor. Uygun organ bulunup nakil olamazsa, akciğerleri de iflas edecek. Geçtiğimiz hafta kalbinde oluşan pıhtılar nedeniyle acilen yoğun bakıma alınan Emirhan, durumu çok riskli olduğu için evine de taburcu edilemiyor. Organ bekleme listesinde Türkiye'de birinci sırada, çıkan ilk uygun kalp ona nakledilecek. Emirhan 16 Kasım'daki doğum gününü de hastane odasında geçirecek. O ve ailesi, organ bağışının yetersiz olduğu ülkemizde, son umutlarını da yitirmek üzere.

''KALP BULUNAMAZSA AKCİĞERLERİ DE İFLAS EDECEK''
Emirhan Taçyıldız'ın tedavisini yürüten Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Yıldırım, ''Bu iki hastalığın birlikte olması, Emirhan'ın biraz şanssızlığı. Daha hızlı ilerledi hastalığı. Kalp, kasılmasını ve gevşeme işlemini yapamıyor. Bu nedenle hastamız bizde uzun süredir takipli. Son zamanlarda Emirhan'da bazı sıkıntılar oldu. Kalp kasında gevşeyememe probleminden kaynaklanan problemler nedeniyle yatırmak zorunda kaldık. Beynine pıhtı atmaması için yoğun bakımda tedavilerimizi verdik. Dün yoğun bakımdan servise alabildik. Ama hala ciddi sıkıntıları devam ediyor. Eğer uygun kalp bulunamazsa, Emirhan'ın akciğer basıncı artacak, bu da olursa kalp-akciğer nakline gitme riski dopar. Bu da bizim hiç istemediğimiz bir olay. İnşallah kısa zamanda Emirhan'a kalp nakli yaparız ve akciğer nakline gerek kalmaz'' dedi.

''TABURCU ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL DURUMU RİSKLİ''
Bu tanıyı alan hastaların, ileri düzeyde sıkıntılar baş gösterdiği anda nakil listesine alındığına işaret eden Prof. Dr. Yıldırım, sözlerini şöyle noktaladı: Hasta ne zaman ki yoğun bakıma girer, sıkıntıları artar, o zaman ''acilin de acili'' şeklinde bildirim yapıyoruz. Emirhan şu anda nakil listesinde yatarak bekliyor. Taburcu etmemiz mümkün değil. Kalbinde pıhtıları var. O pıhtıların beyne atma riski var, ritim problemleri var. Hepsi aynı anda olduğu için durum sıkıntılı. Ama tek istediğimiz, akciğer nakline gitmeden uygun organın bulunması ve kalp naklini yapabilmek.

''KEŞKE LUNAPARKTA GONDOLA BİNEBİLSEM''
Hastanede olmaktan oldukça bitkin düşen Emirhan, en çok dışarı çıktığında 'Neden bu kadar zayıfsın' sorularından bunaldığını anlatarak ''Dışarı da çok çıkmak istemiyorum. Çünkü insanların sorduğu tek soru var. O da neden bu kadar zayıfsın, Neden hiçbir şey yemiyorsun Bilmiyorlar ki ilaçlar zayıflatıyor, çok rahatsızım bu konudan. Bir de ellerim artık çok acıyor, derman kalmadı, kaldıramıyorum bile, iğneden serumdan. Hep hastanelerdeyim. Çoğu şey yasak olduğu için yapamıyorum. Lunaparkta hızlı trene binmeyi çok istiyorum, gondola da binemedim. Çünkü yasak. Sadece çarpışan otoya binebildim, o da annemle beraber'' dedi.

''ELİMDE OLSA HER ŞEYİMİ BAĞIŞLARDIM''
Gözleri dolarak organ bağışı çağrısında da bulunan Emirhan, ''Kendi bilecekleri şey tabii ama ben olsam ben de organlarımı bağışlardım. Elimde olsa her şeyimi bağışlardım. Ellerim yemyeşil oluyor, mosmor oluyor damar yollarından. iğnelerden baktım, bunlardan kurtulmak istiyorum. İlkokul 3'e kadar okula gidebildim. Ondan sonra evden devam etmeye başladım. Çünkü ne zaman okula gitsem çok hasta oluyordum. Kardeşlerim grip olsa asla yanıma yanaşmaz, sen hasta olma diye. Çünkü çok kötü geçiriyorum.'' diye konuştu.

''NE OLUR OĞLUMA CAN VERİN!''
Doğduğundan beri oğluyla hastanelerde hayatını geçiren anne Emine Taçyıldız (34) ise konuşurken gözyaşlarını tutamadı. ''Doğdu doğalı hastanelerdeyiz diyen fedakar anne, oğluna hayat vermesi için herkesi organ bağışına çağırdı ''İlk çocuğum, en büyük oğlum Emirhan. 4 kardeşler, en büyüğü Emirhan. Çocuğum iyileşsin istiyorum, yıllardır hastanelerde iğne ilaç tedavisi görüyor. Hayata tutunsun, arkadaşları gibi koşsun, yürüsün, doğru düzgün yemek yiyebilsin, ilaçlardan uzak olsun istiyorum. Okula gitmesini hayal ediyorum, 5 senedir okula gidemedi, evde eğitim alıyor. Bir akrabaya götürüyorum, merdivenlerden çıkamadığı için sırtımızda taşıyoruz. Oğlumu yaşatmak istiyorum, acilin de acili ilk sırada nakil bekleme listesinde. Allah'ım bir mucize yaratsın, oğlum hayata tutunsun tek dileğim bu. Bir umut bekliyoruz. 7-8 senedir nakil sırasında Emirhan, büyüdü artık nakil olması gerekiyor. Sesimi duysunlar bir anne anne olarak, lütfen organ bağışlayın. Bağış yapın, oğluma hayat verin, can verin.''





Sıradaki

OTOMATİK OYNAT

SON DAKİKA