Köprü çilesine dayanmanın formülü

  • AA
  • Yaşam
  • Perşembe 12.07.2012 12:04

Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) psiko-eğitim uzmanı Doç. Dr. Yeşim Yasak, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün onarıma girmesiyle birlikte uzun saatler trafikte zaman geçirmenin hem sürücüleri hem de yolcuları fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz etkilediğini ifade ederek, ''Durumu gerçekçi olarak kabul etmek gerekiyor. Alternatif bir yol yok, mecburen bu sıkıntının çekilmesi gerekiyor. Sıkıntının yaşandığı o süre boyunca daha çok zihinsel bir takım yöntemler ve nefes kontrolleri öneriyorum'' dedi.

Doç. Dr. Yasak, İstanbul'da son günlerde yaşanan trafik sıkıntısına işaret ederek, trafikte geçirilen uzun saatlerin hem yorgunluk hem de stres yarattığını kaydetti.

''Trafikten İstanbul'da sürücüler ve yolcular fiziksel ve psikolojik olarak iki türlü etkileniyorlar'' diyen Yasak, bazı kişilerin kendi sağlık durumlarıyla ilgili sıkıntılar yaşayabildiklerini, kimi insanların acıktıklarını, kan şekerlerinin düşebildiğini ve sinir sistemlerinin bozulabildiğini anlattı.
Yasak, ''İstanbullular'ın trafiğe çıkmadan önce fiziksel anlamda kendilerini sanki şehirlerarası yola çıkıyormuş gibi hazırlamaları gerekiyor'' diye konuştu.

Yolcuların da sürücüleri sinirlendirici, gaza getirici davranışlardan kaçınması gerektiğini ifade eden Yasak, şunları dile getirdi:

''Durumu gerçekçi olarak kabul etmek gerekiyor. Gönül isterdi ki, yöneticiler böyle bir şey yaparken keşke alternatif imkanlar sağlasalar, insanlar bu kadar uzun süre, bu kadar mağdur olmasa. Alternatif bir yol yok, mecburen bu sıkıntının çekilmesi gerekiyor. İstanbul'u terk etmek mümkünse, İstanbul'u terk etmek en güzel çare ama o olmadığına göre o süreleri gerçekçi olarak hesaplamak gerekiyor. Sıkıntının yaşandığı o süre boyunca daha çok zihinsel bir takım yöntemler ve nefes kontrolleri öneriyorum. Zihinsel olarak kişiler kendilerini öfkelendirici düşüncelerden kurtarıp, kendilerini sakinleştirmeye çalışmalı.''

''Nefes egzersizleri yapın''

İnsanların öfkelendiklerinde bağırıp çağırabildiklerini, diğer sürücülere zarar verebildiklerini kaydeden Yasak, şu önerilerde bulundu:

''Öfkenizi kendinize zarar verecek şekilde bastırabilirsiniz. Bunlar bir takım fiziksel rahatsızlıklara yol açıyor. Özellikle kan dolaşımı ve tansiyonla ilgili rahatsızlıklar başlıyor. O yüzden öfkelendiğimizde bağırıp çağırmak ya da öfkeyi bastırmak yerine mantığı kullanarak, 'Şu an durum nedir? Ben bu yolu bilerek geldim. Böyle bir süreç var. Bu zamanı kendimi hırpalamadan nasıl geçirebilirim?' denilmeli. Müzik dinleyebilirler. Ama belli bir süre sonra bunlar da yetmeyebilir.

Nefes egzersizleri çok yardımcı olabilir. Bir kaç yöntemi var. En basit olarak, diyafram nefesi uygulanmalı. Nefes takibi yaparak burundan derin ve yavaş bir nefes alırken karınları şişecek, verirken karınları içe çekerek nefesi verecekler. Nefese odaklanarak, mümkün olduğunca az düşünerek ve kontrollü nefes alarak dolaşım sistemi rahatlatılır, insanlar böylece biraz daha sabırlı olarak, çabuk sinirlenmeyi kontrol altına alabilirler. Genelde öfkelendiğimizde sık sık ve kısa kısa nefes alırız ve nefes hep boğazımızda kalır. Kısa ve sık nefes almak hem kalbi yoran bir durum hem de vücuda ve beyne oksijen gitmiyor.''

Su ve atıştırmalık yiyecekler alın

Doç. Dr. Yeşim Yasak, yola çıkarken kişilerin yanına kuru kayısı gibi ufak atıştırmalıklar ve mutlaka su almaları gerektiğini de ifade ederek, bazen vücutta su azaldığı için de tahammülün azalabildiğini söyledi.

Sürücülerin telefon tuzağına da kapılmamaları gerektiğine işaret eden Yasak, ''Bu dönemin en çok yarattığı sıkıntılardan biri de cep telefonları. Sürekli dur-kalk gidildiği için cep telefonuna olan eğilim çok daha artıyor. Bu da ek bir yorucu ve dikkat dağıtıcı faktör. Gereksiz kazalara neden olabiliyor. Cep telefonlarını mümkün olduğunca kontrol etmekte fayda var'' diye konuştu.