Bombanın sildiği 24 yılı yeniden kurdu

Tolga Suyolcuoğlu 24 yaşında genç bir akademisyenken, yolcu otobüsüne konulan bombanın patlaması sonucu bütün hayatı değişti. Bir yıl boyunca yürüyemeyen, konuşamayan genç adam; azmetti ve her şeyi yeniden öğrendi. Evlendi, 3 şiir kitabı yazdı. Şimdi son kitabının hazırlıklarını sürdürüyor

1994'ünn 14 Ocak akşamı Ankara'dan İstanbul'a giden yolcu otobüsünde bulunan Tolga Suyolcuoğlu'nun kaderi değişti. Hayatı sıfırlandı, konuşmayı, yürümeyi, yazı yazmayı ve okumayı yeniden öğrendi. Sonra yazar oldu ve tam üç kitap yazdı. Hayatı bombalandığı gün 24 yaşındaydı, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü birincilikle bitirmişti. Bilkent'te yüksek lisans yapmış ve burslu olarak İngiltere'ye edebiyat ve sosyoloji yüksek lisansına gitmişti. Hayata dair pek çok planı vardı. Tatil için Türkiye'ye döndüğünde kız arkadaşı onu otobüse bindirdi; Ankara'dan İstanbul'a gidecekti. O gece Ankara'dan İstanbul, Samsun ve Rize'ye giden tam dört otobüse saatli bomba konmuştu. Ve gecenin karanlığında otobüste el bagajlarının bulunduğu bölüme konan bomba tam da onun koltuğunun üzerinde saat 20.00'de patladı. 2 kişi öldü, 22 kişi yaralandı. Ve Tolga Suyolcuoğlu'nun hayatının ibresi o gece değişti. Eğitimi, hatıraları, geçmişi sıfırlandı. Kafatası kırılmış, beyni hasar almıştı. Ağır yaralı olarak önce Bolu'ya, ardından Ankara'ya kaldırıldı. Tam 21 gün konuşmadan, hareket etmeden yattı. Doktorlar beyninin algılama ve konuşma bölümünün yok olduğunu açıkladı. Bir daha hiç konuşamayacak ve yürüyemeyecekti. Ailesi onu buna alıştırmaya çalışılırken, o direnmeye karar verdi ve gözlerini açtı. Aynaya bakmak istedi. Suyolcuoğlu, "Aynada kendimi ilk gördüğümde avazım çıktığı kadar bağırdım, ağladım yüzüm çok kötüydü" diye anımsıyor o anı. 1994'ü hastanede geçirdi. Bayındır Hastanesi'nin doktorları büyük çaba harcadılar. Kaburgasından alınan kemikle kafatası yapıldı. Patlamanın ardından tesadüfen orada bulunup Suyolcuoğlu'nun dağılan beynini havluya sarıp onun hayatını kurtaran kişi daha sonra ziyaretine geldi. Ancak ikisi için de o anı tekrar yaşamak çok zor olduğu için bir daha görüşmeme kararı aldılar.



İNSAN ENKAZI OLMUŞTUM
Tolga artık bir bebek gibiydi, konuşmayı yeniden öğrendi. "Anne'"demeyi, "Seni seviyorum" demeyi tekrar öğrenmesi hiç de kolay olmadı. Suyolcuoğlu, "Hiçbir zaman depresyona girmedim. İnsan enkazına dönüşmüştüm ve bunu tekrar çalıştırmak benim elimdeydi. Ama en zoru yazamamak ve okuyamamaktı" diyor. Yeniden otobüse binmesi hiç kolay olmadı. Yanından hiç ayrılmayan kız arkadaşıyla o günlerde evlendi. Doktoru Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz nikah şahidi oldu. Minik evleri doktorların hediyesiydi. Bomba patladığında Bolu İzzet Baysal Üniversitesi'nde akademisyendi. Ancak yeni hayatında akademisyenlik hayallerinin yerini yazarlık aldı. Yeni hayatında tamamen şiire yöneldi. Şimdi üç şiir kitabı var: Kıymetli Evrak, Sakin Ölüler Antolojisi ve Elem Dağında İbadet...

MAĞARA ADAMI GİBİYDİM

Tolga Suyolcuoğlu'nun beyninde hâlâ o bombadan kalan 3 şarapnel parçası var. Görme merkezi de hasar gördüğü için dünyayı ancak açılı olarak görebiliyor. Kafasını sola çevirdiği zaman karşısındaki hiçbir şeyi göremiyor. Ancak kimseye kızmadığını, otobüse bombayı koyan genç kadından nefret etmediğini söylüyor ve duygularını şöyle dile getiriyor: "Ölür dediler ölmedim. Üç gün yaşar demişler hâlâ yaşıyorum. Koşamaz dediler koştum en önemlisi de yazamaz dediler yazdım. Hayata sıfırdan başladım. Mağara adamı gibi bir adamdan modern adama dönüştüm. Ortalama konuşma hızım yüzde 20'ydi. Doktorlar yüzde 60'a mucize diyorlardı ama 10 ayda yüzde 90'a çıkarttım."

HAYALLERİME İHANET ETMEDİM

Suyolcuoğlu terör yasası olmadığı için terör kurbanı kabul edilmemiş. Şu anda 42 yaşında, eşinden ayrılmış ve dördüncü kitabı üzerine çalışıyor. Ayrıca oyunlar kaleme alıyor. Yazmayı planladığı 5'inci kitabı Galata'da geçeceği için hazırlıklarını Galata'da sürdürüyor. Sırrını ise "Ben hayallerime hiç ihanet etmedim, benim artım budur" diye ifade ediyor.

TERASLARDA YETİŞEN SUÇ ORTAKLARI
Yabancı yataklarda cehennem küllerini yaktım. Başına buyruk otobüslerle yolculuk eden, Mavi bavulunu sürükleyen here yere Kendisiyle birlikte O adam öldü Sarışın mezarında karanfilli bir salıncak var artıkx Gelenek, eteklerinde ziller çalan deli gibi şimdi Fırıldak bayramda satılır... (*) Tolga Suyolcuoğlu'nun Sakin Ölüler Antolojisi şiir kitabından: