'Bir medeniyet ve kentleşme projesi'

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kentsel dönüşümün kaçak, salaş ve dayanıksız yapılardan kurtulmak için bir fırsat olduğunu söyledi

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, birinci dereceden deprem riski altında olan 6.5 milyon konut tespit ettiklerini ve ivedilikle bu konutların elden geçirileceğini söyledi. Dönüşüme acil bölgelerden başlacaklarını anlatan Bayraktar, "Biz bu işi en çok isteyen vatandaş ve en çok çalışan belediye ile başlayacağız. Öncelikli ödeneklerden onları yararlandıracağız' dedi. Bayraktar, ekimde başlayacak Kentsel Dönüşüm için "Bu bir medeniyet projesi, sosyal sorumluluk projesi ve bir kentleşme projesi olacak" diye konuştu. Türkiye genelinde 1999 depremi öncesi yönetmeliklerine göre yapılan 15 milyon konutun olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Ülkemizi kaçak, salaş ve depreme dayanıksız yapılardan kurtarmamız gerek" dedi. Bayraktar, Türkiye'nin ekonomi ve toplum seviyesi olarak geldiği noktada şehirlerin çok geride kaldığını belirtirken, tüm şehirlerin meydanlarından, ulaşımına, altyapısına ve tretuvarlarına varıncaya kadar elden geçirilmesini hedeflediklerini söyledi. Bakan Bayraktar, Türkiye'nin arefesinde olduğu Kentsel Dönüşüm hakkında SABAH'ın sorularını yanıtladı. Yasanın en önemli esasının rıza ve uzlaşmaya dayandığını ifade eden Bayraktar, muhalefete de sitem etti. İşte Bayraktar'ın mesajları:

6,5 MİLYON KONUT ÖNCELİKLİ

Türkiye'nin yeni deprem haritasını çıkarttık ve üzerinde çalışmalarımızı yaptık. Fay hattı Hakkari'den bir dal şeklinde yurda giriyor. Bir dalga İskenderun Körfezi'ne geliyor, bir diğeri de Van üzerinden Bingöl, Erzincan, Erzurum'u geçerek, Afyon-Kütahya aksı üzerinden bir kol İzmir'e gidiyor, diğer kol da Adapazarı, Kocaeli üzerinden İstanbul ve Tekirdağ'dan Bursa'yı içine almak kaydıyla Yunanistan'a gidiyor. Serpintileri Eskişehir'i de içini alıyor. Ayrıca bir serpinti de Çankırı'yı etkiliyor. Eskişehir ikinci bölge deprem riskinde ama altı su o yüzden dikkate alınması lazım. Bu şekilde uzayan 24 bin 500 kilometrelik bir fay hattımız var. Bu çok diri bir fay hattı. Yaptığımız incelemelere ve hesaplamalara göre 6.5 milyon konut bu fay hattı üzerinden ve ciddi şekilde gözden geçirilmesi, zaman içinde de bunların yenilenmesi gerekiyor. Biz uzun zamandır gecekondulaşmayı engelledik. Türkiye'nin artık salaş, dayanıksız, kaçak yapılardan arınması lazım. 1999'dan sonra yapılan yönetmeliklerle bizim dönemimizde daha sağlam konutlar üretildi. 5 milyondan fazla konut depreme dayanıklı yapıldı ancak bu tarihten önce yapılan 15 milyon konutun elekten geçirilmesi lazım. Ülke olarak kişi başı gelirimiz 10 bin doları aştı. GSMH 800 milyar dolara dayandı. Dünyada 16. büyük ekonomiyiz. Hızla büyüyoruz. AB'ye adayız, giremesek de normlarını uygulamaya alıyoruz. Bu doğrultuda kötü görüntü veren yerimiz şehirlerimiz. Şehirlerin fotoğrafını düzeltmemiz lazım. Bu salt bir afete dayanıklılık projesi değil. Şehirlerin meydanlarından, altyapısına varıncaya kadar elden geçirme projesi aslında. Bir medeniyet projesi, sosyal sorumluluk projesi, bir kentleşme projesi. Nüfusumuzun yüzde 76'sı şehirlerde yaşıyor. Bizim konut, şehirleşme ve yerleşimi yeniden ele almamızı gerektiriyor.

'ÖNCE YAŞAM HAKKI'
Diyoruz ki, mal, mülkiyet hakkı ve gayrimenkul hakkı; anayasal haktır. Vatandaşın en tabi hakkıdır. Ama biz diyoruz ki yasanın özü hayat hakkıdır, can hakkı, yaşama hakkıdır. Bundan önemli hiçbir hak yoktur. Biz yaşama hakkını yasanın vitrinine koyduk ve dedik ki, biz bunu yaparken senin malını da koruyoruz. Ama önce can. Geldiğimiz nokta itibarıyla bütün bu kanunları özümseyerek, belediyelerden fikirlerini alarak, tecrübelerimizin ışığında, 9.5 yılda 160 noktada yaptığımız kentsel dönüşüm projelerini de özümseyerek sadece bu amaca odaklanmış, uygulamaya yönelik, diğer kanunların engelleyemeyeceği bir yasaya ihtiyacımız var dedik ve bir yasa yaptık. Yasaya en çok kafa yoranlardan biri olarak, bana göre yasanın temel esası, uzlaşma ve rıza esasıdır. Diyoruz ki vatandaşa evinin dayanıklılığından şüphelenmen lazım. Şüphelenmen ve evini en azından tetkik ettirmen lazım. Evin riskli bir binaysa o binayı yeniletmen lazım.

İMARDA, RUHSATTA KOLAYLIK
Biz ne yapacağız peki? İmarda kolaylık yapacağız, ruhsatta, harçlarda kolaylık yapacağız. Gerekirse kredi vereceğiz, gerekirse kira yardımı yapacağız. Bunların yanında en önemlisi ne yapacağız? Sizin 10 daireli binanızda birkaç açıkgöz çıkarsa biz diyoruz ki, nitelikli çoğunluk varsa biz onların arkasındayız. Diyelim ki, 10 daireden üç tanesi yanaşmadı. Biz SPK aracılığıyla lisanslı ekspertiz firmalarından o üç dairenin değerlemesini yapacağız. O üç daireyi açık arttırmayla satacağız. Alamadılar mı? Biz o bedeli ödeyeceğiz ve alacağız. Diyeceğiz ki, siz ne karar alırsanız alın bizim hisselerimiz de sizin kararınıza katılır. Her türlü tasarruf hakkı sizdedir. Biz belediyelere bu konuda 'vatandaşa yardım edin' diyoruz. Eğer bir bina riskliyse, vatandaş tespit etmiyorsa, belediyelere tespit ettireceğiz, onlar da edemiyorsa biz tespit ettireceğiz. Ve riskli binayı biz yıkmak zorundayız.