Yıllar sonra yeniden ve alkışlarla Engin Cezzar

Kalp rahatsızlığı sonrası yıllardır konuşamayan, röportaj vermeyen Engin Cezzar, eşi Gülriz Sururi'nin desteğiyle ilk kez SABAH'a konuk oldu

Zor yürüyor, sendeliyor, hiç konuşamıyor. Sadece 'nida' türünden 4-5 sözcük çıkıyor ağzından. Lakin akıl sağlığı gayetle yerinde. Her gün gazeteleri satır satır okuyor, tv izliyor, bilgisayar kullanıyor.

SUSKUN DEV ADAM
Engin Cezar'ın, yıllar önce evinde geçirdiği kalp rahatsızlığının aort patlaması olduğu anlaşıldı. O zamandan beri 6.5 saatlik ağır ameliyatın hediyesi yapay aortla yaşıyor. İlk yıllarda durum nispeten normaldi. Ancak uzunca bir süredir konuşma yeteneğini yitirdi. Gülriz Sururi ve Engin Cezzar her dönemin dev oyuncuları oldu. "İki kalas bir heves" denerek açıklanan tiyatro tutkusunu onlar kendi payına, mesela efsane Keşanlı Ali'yi sahneye koyabilmek için otomobillerini rehin verip faizle borç para alarak yaşattılar. Keşanlı Ali gişe rekoru yapınca arabalarını kurtardılar. Engin Abi derim hep ona, kalpte aort patlayınca hemen kaldırıldığı Alman Hastanesi'nde 22 dakika donduruldu. Hayata yeniden döndü.

'GÜZEL DİKİN'
Gülriz Hanım o günleri yeniden yaşar gibi anlatıyor: "Evde otururken öğlen sıraları birden göğsünde şiddetli ağrılar hissetti, kıvranmaya başladı. Dedi ki; 'Gülriz kalp krizi geçiriyorum galiba beni hastaneye götür'. Hemen en yakınımızdaki Alman Hastanesi'ne telefon ettim. İki dakika sonra ambulans geldi. Biz hastaneden içeriye girerken sabahın erken saatlerinden beri ameliyat yapan doktor kapıdan çıkıyordu. Durdu, geri döndü sağ olsun. Ekip zaten hazırdı. Göstergeler kalpteki aortun patladığını gösteriyordu. 5 dakika bile çok önemliymiş. Doktor 'Derhal ameliyata almamız gerek, ne diyorsunuz?' dedi. Engin Abi yarı uyur yarı uyanık, kendisine 'göğsünü açacağız' diyen doktora 'Aman güzel dikin, biçimsiz olmasın' diye şaka yapıyor, işin vahametini fark edemiyordu. Operasyon 9.5 saat sürdü, aortu başarıyla alıp yerine yapay aort koydular." Gülriz Hanımla önümüzdeki günlerde oturup uzun bir sohbet yapma kararı aldık. O ana kadar "Fosforlu Cevriye" adlı oyunu Ankara Devlet Tiyatrosu'ndan sonra İstanbul'da da sahnelemek arzusunun doruk yaptığını ve yakında sürprizlerle sahnede olacaklarını açıklamasıyla yetineceğiz ne yapalım.