İyileşti, âşık oldu, evlendi

Levent Çarşı patlamasında bombaya en yakın kişi olan güvenlik görevlisi Koray Yıldırımkaya'nın o gün kafası parçalandı. Kafa kemikleri havluyla taşındı. Tedavisi 9 yılını alsa da sonunda iyileşti, âşık oldu, evlendi ve şimdi baba olma planı yapıyor

2003 yılının 20 Kasım sabahı kimse bunların olacağını bilmiyordu. Birbiri ardına patlayan bombalar yüzlerce kişinin hayatını kararttı. Önce İngiliz Konsolosluğu'nda büyük bir bombalı eylem gerçekleşti. Bütün dikkatler bu noktada toplanmışken İstanbul'un en işlek yerlerinden birinde Levent Çarşı'da sonradan hiç unutulmayacak bomba patladı. Koray Yıldırımkaya henüz 24 yaşındaydı bir bankanın güvenlik görevlisi olarak yeni işe başlamıştı. Nöbeti arkadaşından devraldı, hayatının değişeceğini o ana kadar düşünememişti. On beş dakika sonra ise o büyük patlama ile birlikte hayatı orada koptu. Patlamanın meydana geldiği yere en yakın kişiydi. O gün 27 kişi hayatını kaybetti 450 kişi yaralandı ve o kurtuldu. Aslında öldü diye hastaneye kaldırılmıştı. Patlamadan hemen sonra dağılan kafa kemikleri bir havluya sarılarak hastaneye götürülmüştü. Beyni dışarıda olarak gelen bu genç adamın tekrar hayata dönmesi için doktorları çok özel bir çaba harcadılar. Teröre bir kurban daha vermemek için yirmi doktor Koray için çalıştı. Herkesin tüylerini diken diken eden ameliyatlar yapıldı. Koray Yıldırımkaya üç kez beyin ameliyatı geçirdi. Bombanın etkisiyle dağılan kafatası kemikleri yerine bacağından alınan kıkırdaklarla ek yapıldı. Beyninin bir bölümü patlama nedeniyle yok olmuştu, beyin zarı hasar görmüştü. Sorun sadece beyninde de değildi, bomba bütün vücudunun dağılmasına neden olmuştu. Akciğer zarı da yırtılmıştı. Tam 45 gün yoğun bakımda kaldı. Doktorlar her gün başına gelip onunla konuştular, "ha gayret oğlum iyileşeceksin" diyerek hayata bağlamaya çalıştılar.



BEYİN O ANI SİLDİ

O olaydan gözlerini açtığında ne olduğunu hiç bilmiyordu. Büyük kazalarda beyin o anı silermiş, 24 yaşında bomba ile karşılaşan Koray Yıldırımkaya'nın hayatından tam 45 gün koptu gitti. Bütün bu olaylardan sonra gözünü açtığında ölümle kalım arasındaki çizgiyi sonunda atlatabilmişti. İntihar eylemini yapan kişinin bankanın otoparkına girerek bomba yüklü aracını patlatmak istediği, ancak buna imkân bulamayınca binanın önünde patlatma kararı aldığı sonradan belirlendi. Yani bomba yüklü aracı patlatan kişi çok daha fazla kişinin ölmesini planlıyormuş. Koray Yıldırımkaya o patlamaya karşı direndi. İntihar eylemini yapan aracı gördü mü, görmedi mi; araçta bulunan kişilerin yüzü hafızasında mı, hiç birini bugün bile bilmiyor. Çünkü kafasından o an bir daha hiç hatırlayamayacağı şekilde silindi.

MUCİZE İKİNCİ HAYAT

Sonrası onun için mücadele ile geçti. Beyninin sağ tarafı felç olduğu için artık konuşamayacaktı, sağ tarafını artık kullanamayacaktı, bilinçsiz bir hayat yaşama riski bile ortaya atılmıştı. O gün televizyonda patlamanın ardından televizyonu açan ve bayılan annesi Fatma Yıldırımkaya bütün bunlara bile razıydı, çünkü en azından oğlu yaşıyordu. Ancak Koray Yıldırımkaya mucize denecek hayatına başladı. Bütün kötü senaryoları çürüttü. Gözlerini açtığı andan itibaren konuşmaya başladı. Patlamanın olduğu anda hayatının enkaza dönüşmesi tam iki saniyesini almış, düzelmesi ise aylarını aldı ancak o bunu başardı. Felçli tarafını düzeltebilmek için GATA'da tedavi gördü. Konuşmasının bile eski haline dönmesi için çok gayret gösterdi. Oturmayı, kalkmayı, yürüyebilmeyi bile terapilerle yeniden öğrendi.

9 YILINI ALDI

Ve başardı, dokuz yıl içinde sağlığına tekrar kavuştu. Patlamanın olduğu yerde bulunan banka hastalığı süresince hep yanında olduğu için orada güvenlik görevlisi olarak çalışmaya devam etti. En iyi tarafı ise âşık oldu. Pınar Altay ile bir yıl önce de evlendi, şimdi baba olmayı planlıyor.

'HER ŞEYE RAĞMEN HAYAT GÜZEL'
Koray Yıldırımkaya yaşadıklarının ardından şunları söylüyor: "Bütün bunların sonunda öğrendim ki her an herkesin başına bir gün bir şey gelebilir. Ama hayat her şeye rağmen çok güzel, kaybettiğimiz şeyleri yeniden elde etmek için mücadele etmemiz gerekebiliyor ama sonradan kazandıklarımız buna değiyor."