Kayıp annenin peşinde 6. yıl

Ordu'da gazetecilik yapan Berkant Doğan, 6 yıl önce hastanede kaybolan annesinin peşinde iz sürmeye devam ediyor.

  • İHA
  • Yaşam
  • Salı 31.07.2012 14:16
6 yıl önce tedavi amacıyla ağabeyi ve yengesiyle birlikte yolcu ettiği annesinin birkaç gün sonra hastaneden kaybolduğunu öğrenen ve o günden bu yana aramadığı yer kalmayan Berkant Doğan, çareyi İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e durumu bildirmek amacıyla bir yıl önce gazetesine manşet yaparak buldu. "Sayın Bakanım Annemi Bulun" manşetiyle seslenen Berkant Doğan'ın bu çağrısına sessiz kalmayan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, gerekli talimatları verdikten sonra Ordu Valiliği, İstanbul Valiliği, Ordu ve İstanbul Emniyet Müdürlükleri alarma geçti. Yapılan araştırmalarda Berkant Doğan'ın annesinin hastaneye yatırılmadığı ve nüfus kayıtlarına göre sağ olduğu ortaya çıktı. Ancak bir yıl önce başlatılan çalışmadan herhangi bir sonuç alınamadı. Kayıp annenin dosyası bir yıl boyunca Ordu, İstanbul-Beykoz, İstanbul-Gaziosmanpaşa Emniyet Müdürlükleri arasında bürokratik yazışmalarla geçti. Annesine ait tek fotoğraf ise bu dosyada bulunan Berkant Doğan, tüm bilgi alma çabalarına rağmen ne dosya, ne de annesinin resmi ve kayboluşunun sırrı hakkında bilgi sahibi olabildi.

'CUMARTESİ ANNESİ OLSA BULUNURDU'
6 yıl boyunca çalmadık kapı bırakmayan gazeteci Berkant Doğan, şaşkın vaziyette durumu izlemekle yetindiğini söyledi. Doğan, "5 yıl önce annemi tedavi amacıyla ağabeyim ve yengemle İstanbul'a uğurladım. Annemin üzerinde tedavi amacıyla kullanmak için 7 bin lira para vardı. Ağabeyim İstanbul'da annemi hastaneye yatırdığını ve bir hafta sonra gittiğinde hastanede olmadığını ve kaybolduğunu söyledi. O gündür bugündür annem ortada yok. Hastane kayıtları ise annemin hastaneye yatış yapmadığını gösteriyor. Nüfus kayıtlarında sağ gözüküyor. Benim gözümde ağabeyim şüpheli ama kendisini de bulamıyoruz. Yengemden de yakın zamanda boşandı. Annem sağ ise kavuşmak, yok ölmüş ise mezarını bilip dua etmek istiyorum. Tek dileğim budur" dedi.

Doğan, şöyle devam etti: 'Amacım annemi bulup köyüme götürmek. Eğer hayatta değilse bile annemi köyüme götürüp babamın yanına defnetmek ve başında dualar okumak. Annem Cumartesi Anneleri'nden değildi. Olsaydı bulunurdu. Hiçbir siyasi görüşü, hiç bir derneğe üyeliği yoktu. Okuma yazması olmayan, halasında evlatlık olarak yaşayan ve 16 yaşında evlenen kendi halinde biriydi. Annemle ilgili tüm girişimleri yaptım. Televizyonlarda kayıp programlarına katıldım. Ama nedense bir kaniş köpeğine gösterilen ilgi benim annemden esirgendi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne başvurdum, 6 yıldır hala aradıklarını söylüyorlar.'