Eti doğru muhafaza etmenin püf noktaları

Eti doğru muhafaza etmenin püf noktaları

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, uzmanlar kamuoyunu en çok meşgul eden konuların başında gelen kurban etlerini doğru muhafaza etmenin püf noktalarını açıkladı.

  • İHA
  • Yaşam
  • Pazar 27.08.2017 10:51
Birçok konuda olduğu gibi et ve et ürünlerinin muhafazası konusunda da doğru bilinen pek çok yanlışın olduğunu belirten uzmanlar, buzdolabında saklanan etlerin 2. günden sonra mikroorganizma oluşturduğunu bu nedenle etlerin mutlaka derin dondurucuda muhafaza edilmesi gerektiğini belirttiler.

Derin dondurucuda Türkiye'nin önde gelen firmaları arasında yer alan firmanın yetkilileri; kurban etlerinin buzdolabında değil, derin dondurucuda saklanmasını, buzdolabında saklanan dana etinin 4, kuzu etinin 2. günden itibaren mikroorganizma oluşumuna davetiye çıkardığını hatırlattı.

Paylaşmanın ve yardımseverliğin bir göstergesi olarak da kesilen kurbanlar sayesinde ülke genelinde herkesin kurban bayramında ete ulaştığını belirten uzmanlar, kurban bereketinin uzun süre sofralarda yaşatabilmesi için etlerin mutlaka uygun koşullarda saklanması gerektiğini kaydettiler.
Konuyla ilgili açıklama yapan firma yetkilileri; sağlıklı bir şekilde et ve et ürünü tüketebilmek için doğru muhafazanın şart olduğunu belirterek "Doğru şekilde muhafaza edilmeyen kırmızı etler kısa süre içinde mikroorganizma oluşumuna davetiye çıkartır. Bununla birlikte bozulmalara ve çeşitli sağlık risklerinin oluşumuna sebebiyet verebilir. Et ve et ürünlerinde mikroorganizma oluşumunu engelleyip, bu durumun önüne geçmek ise mümkün. Çoğu tüketici buzdolabında soğutma yapmanın etleri uzun süre muhafaza etmek için yeterli olduğunu düşünse de et ürünlerini uzun süre saklamak için soğutma değil dondurma yapmak gerekir. Zira buzdolapları, mikroorganizmaların oluşmasını geciktirir ancak durdurmaz. Buzdolabında saklanan dana eti 4, kuzu eti ise 2. günden itibaren mikroorganizma oluşumuna davetiye çıkartır. Bu nedenle et ve et ürünlerinin derin dondurucuda dondurulması, etlerin uzun süre ilk günkü tazeliğini koruması açısından büyük önem taşır" diye konuştular.

"SAKLAMA İŞLEMİ MUTLAKA DERİN DONDURUCUDA YAPILMALI"

Eskiden kurban etlerinin geleneksel yöntemlerle yapılan kavurma şeklinde saklandığını ancak günümüzde teknolojinin gelişmesi ile bu yöntemin değiştiğini kaydeden uzmanlar, uygun koşullarda saklanmayan etlerin insan sağlığını tehdit ettiğini de belirterek, "Kırmızı et ürünlerinin donma noktası -1.5 / +1.7 C arasıdır. Saklandıkları ortamın sıcaklığı bu değerlerden daha düşükse, et donar ve mikroorganizma oluşumu durur. Genel bir kural olarak, ortam sıcaklığı ne kadar düşükse etin o kadar uzun bir süre boyunca muhafaza edilebildiğini söylemek mümkündür. Bir örnek vermek gerekirse, -18 derecede yapılan dondurma işleminde, kırmızı etler 8 aya kadar güvenle saklanabilir. Sıcaklık daha düşük olursa, bu süre de uzayacaktır. Derin dondurucular, bu sıcaklığın çok daha altına inebilmektedir. Buzdolaplarının dondurucu/no-frost bölmeleri ise uzun süreli depolama için uygun değildir. Zira hem gerekli yalıtımı sağlayamazlar hem de depolama alanları oldukça küçüktür" diyerek en sağlıklı saklamanın derin dondurucuda yapıldığını kaydettiler.

"ETLERİNİZİ KÜÇÜK PARÇALARA AYIRARAK SAKLAYIN"

Uzmanlar saklama ile ilgili yaptıkları açıklamada "Kurban Bayramı'nda mutfağınıza giren etlerinizi tek seferde kullanabileceğiniz küçüklükte porsiyonlara ayırırsanız gerek kullanım kolaylığı gerekse enerji tasarrufu sağlamış olursunuz. Üstelik her defasında bütün etinizi çıkartmak zorunda kalmazsınız. Siz kullanacağınız küçük porsiyonu derin dondurucudan çıkarırken kullanmayacağınız kısım güvenli bir şekilde derin dondurucunuzda muhafaza olmaya devam eder. Ayrıca küçük parçalara ayırdığınız etleri alüminyum folyo ile sararsanız güçlü bir ısı yalıtımı sağlayarak maksimum dondurma verimliliği de elde etmiş olursunuz" diyerek kendi ürettikleri derin dondurucularda saklanan etin elektrik kesilmesi halinde 48 saate kadar koruma sağladığını da ifade ettiler.

Uzmanlar ayrıca, sakatatların bozulma sürelerinin ete oranla daha hızlı olduğunu kaydederek sakatatların daha kısa sürede tüketilmesini önerdiler.