Onlar benim meleklerim

"Onlar benim meleklerim"

Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde yaşayan 5 çocuk annesi Fatma Çoban, yaşları 25, 27 ve 36 olan zihinsel engelli üç oğluna özenle bakıyor.

  • AA
  • Yaşam
  • Çarşamba 27.09.2017 10:53
Anne Çoban: "Onlar benim evlatlarım, onlara bakmaya mecburum, bıkmadan, usanmadan, severek bakıyorum. Bir gün olsun isyan etmedim. Onlar benim meleklerim" - "En büyük hayalim ve tek dileğim Gümüşhacıköy ilçe merkezinde bahçeli bir evimin olması. Köy yerinde engelli çocuğa bakma zor oluyor. Evden kaçıp gidiyor, saatlerce onu arıyorum, hastane işleri oluyor, çok zor gidiyoruz"

Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde yaşayan beş çocuk annesi Fatma Çoban, yaşları 25, 27 ve 36 olan zihinsel engelli üç oğlunun bakımını büyük bir özveriyle yapıyor.

Körömerler mezrasında eşi ve çocuklarıyla yaşamını sürdüren 53 yaşındaki Çoban, bitmeyen sabrıyla, engelli çocuklarına gösterdiği özenle çevresinin de takdirini topluyor.

Çocuklarına adeta bebek gibi bakan, yorulmaktan şikayet etmeyen Çoban, çocuklarını "Allah'ın emaneti" olarak görüyor.

Fatma Çoban, çocuklarından Nurettin (36) ve Ufuk'un (25) zihinsel engelli, Ömer'in (27) ise hem bedensel hem zihinsel engelli olarak dünyaya geldiğini, 2 kızının ise sağlıklı doğduğunu söyledi.

Köyde yaşadıklarını dile getiren Çoban, yöreye özgü işlerin yanı sıra çocuklarının engelli maaşı ile geçinmeye çalıştıklarını ifade etti. Çoban, maddi imkansızlıklara rağmen çocuklarının ihtiyaçlarını karşıladığını, onları kimseye muhtaç etmediğini belirtti.

"Onlar benim evlatlarım, ben onlara bakmaya mecburum." diyen Çoban, yetişkin üç engelli çocuğun bakımı zor olmasına rağmen hiç şikayet etmediğini anlattı.

Çoban, "Bıkmadan, usanmadan, severek bakıyorum. Bir gün olsun isyan etmedim, onlar benim meleklerim. Sevgiyle bakıyorum onlara. Ben çocuklarımın temizliğine, yemesine, içmesine çok önem veriyorum. Yemezlerse içim rahat etmez. Elbiselerini sürekli temiz tutarım, pis gezdirmem." diye konuştu.

"Çocuklarıma değer veriyorum"

Çocuklarına değer verdiğini, onları üzmemek için çabaladığını söyleyen Çoban, şöyle devam etti:

"Bazen beni çok kızdırıyorlar, dayanamıyorum azarlıyorum ancak sonra da ben onları üzdüm diye ağlıyorum. Benim hayatım çocuklarım. Hiçbir şeylerini eksik etmem ve onları asla üzmek istemem, elimden gelenin fazlasını yapıyorum. Bazı aileler zihinsel engelli çocuklarını bağlıyor, asla öyle bir şey yapmam. Yorulmadan, usanmadan bu yaşa kadar getirdim bundan sonra da ölene kadar bakacağım. Ben öldükten sonra da devletime güveniyorum, devletimiz çocuklarıma bakar."

En büyük hayali evinin bahçesinde çocuklarının oynadığını seyretmek

Anneliğin çok güzel bir duygu olduğunu vurgulayan Çoban, çocuklarıyla ilgili hayallerinden de söz etti.

Çoban, "En büyük hayalim ve tek dileğim, Gümüşhacıköy ilçe merkezinde bahçeli bir evimin olması. Evimin bahçesine bir park yapacağım oturup çocuklarımın oynamasını seyredeceğim. Köy yerinde engelli çocuğa bakmak zor oluyor. Evden kaçıp gidiyor, saatlerce onu arıyorum, hastane işleri oluyor, çok zor gidiyoruz. İlçede bahçeli bir evim olursa, bahçesine park yapacağım ve çocuklarımı orada oynatacağım. Benim hayalim de çocuklarım için. Devletimizden Allah razı olsun, engelli maaşı veriyor. Devlet büyüklerimden tek istediğim çocuklarıma güvenle bakacağım bir ev." diye konuştu.

Baba Arif Çoban ise gösterdiği fedakarlıktan dolayı eşiyle gurur duyduğunu belirtti.

Çoban, "Cenabı Allah böyle takdir etmiş çocuklarımızı, biz de usanmadan, bıkmadan çocuklarımıza bakıyoruz. Allah sevdiği kullarını böyle sınav eder, çekebiliyor mu, çekemiyor mu diye." ifadesini kullandı.

Ailenin komşuları da Fatma Çoban'ın çocuklarına gözü gibi baktığını, çocuklarının her ihtiyacını özenle karşıladığını, fedakar bir anne olarak kendisini çok takdir ettiklerini söyledi.