EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Biraya Müslüman, işçiye kapitalist

Okurlarımızdan bazısı malum "bira meselesi" hakkında ne düşündüğümü soruyor. Aslında ne düşündüğümü tahmin ediyorlar da, tepki vermemi bekliyorlar. Peki vereyim! Bilgi Üniversitesi'nin kampusunda düzenlenen müzik festivalinde bira içilmesini engellemeye çalışan... Ve bunda başarılı olanların kendilerini öncelikle "Müslüman" olarak tanımladıklarını biliyoruz. Ancak bu arkadaşlar her ne hikmetse birayı gördüklerinde aniden Müslüman olduklarını hatırlıyor ve tepki gösteriyor.
Ama aynı kişiler, mesela tersanelerde ya da belediye faaliyetlerinde neredeyse her gün bir işçinin ölmesi karşısında birer vahşi kapitalist kesiliyor.
Birayı değil görmek, adını dahi duydukları anda ise durumdan vazife çıkarıyorlar: Pankartlar, sloganlar, eleştiriler, suçlamalar...
Ama mesela, üzerinden yedi ay geçmesine rağmen, Uludere faciasının hâlâ aydınlatılmamasını protesto ettiklerini hiç duydunuz mu? Toplumdaki can alan, kan döken gerçek sorunlar bunları ilgilendirmiyor. Birayla, mini etekle, TV dizisiyle filan uğraşmakla yetiniyorlar.
Yürek yakan sorunlarla karşılaştıklarında ise kuyruklarını kıstırıp tabanları yağlıyorlar.
Not: Bu arada şöyle bir gözlemim var: Dikkat ederseniz rakıdan, hatta şaraptan daha fazla, biraya takmış durumdalar.
Tabiri caizse, gezgin bir içki olan... Hemen her yerde içilebildiği için, kişiyi masadan, sandalyeden, hatta yemeklerden kurtararak özgürleştiren... Dolayısıyla bireyleşmeyi çağrıştıran, kentli ve blucinli biraya daha fazla düşmanlık duyuyorlar.