Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

Seçim sistemleri: Hangisi uygun?

Başbakan Erdoğan, yedi ay kadar önce seçim sistemiyle ilgili üç öneri getirdi kamuoyunun önüne... Neydi bunlar?
Mevcutla Devam: Milletvekillerini... Şu anda olduğu gibi, il bazında ve yüzde 10 barajla seçmeyi sürdürebiliriz.
Daraltılmış Bölge: Türkiye'yi 110 bölgeye ayırırız. Her bölgeden 5 milletvekili seçeriz. Bu arada ülke barajını da yüzde 5'e indiririz.
Dar Bölge: Barajı tamamen kaldırıp, Türkiye'yi 550 bölgeye ayırırız. Her birinden tek milletvekili seçebiliriz.
O dönemde muhalefetten pek ses çıkmadı. Tercihini belli eden çok az kişi oldu. Sadece medyada bir miktar sözü edildi.
Belki hatırlarsınız... Çift Turlu olmak şartıyla, Dar Bölge'nin şimdikinden daha adaletli ve vatandaşın tercihlerini en iyi yansıtan sistem olduğunu savunmuştum.

Niye Dar Bölge?
Çünkü nüfusumuz giderek büyük kentlerde yoğunlaşıyor. Vekiller il bazında seçildiğinde... İstanbul'da bir vekil için 120 binden fazla oy gerekirken... Küçük illerde 40 bin kişi bir vekil seçebiliyor.
Ayrıca büyük kentlerdeki seçmenler, siyasetçilere yabancılaşmaya başlıyor. Mesela ben İstanbul Birinci Bölge vekillerinin çoğunun kim olduğunu bilmiyorum. Halbuki dar bölgede bir kişiye oy vereceğimiz için, onu yakından tanıyacağız.
Dar bölgenin kötü taraflarından biri şu: Bir aday, faraza yüzde 25 ile vekil seçilebiliyor... Yeter ki diğer adayların oyu bu oranın altında kalsın. (Belediye başkanlıklarında olduğu gibi...)
Halbuki dar bölgeyi çift turlu yaptığınızda... Seçmen ilk turda en çok istediğine... İkinci turda ise makul bulduğu adaya oy veriyor. Yani seçmenler, "dar bölge bünyesinde koalisyon" yapıyor. Bu da kutuplaşmayı azaltıyor.
Ancak dar bölge sistemlerinin sorunları da var. En önemlileri: 1) Parti disiplinini azaltmaları... 2) Bizimki gibi toplumlarda, kadın siyasetçilere imkân vermemesi.

Hoca'nın önerisi

O dönemde... Sabancı Üniversitesi'nin Kurucu Rektörü, Matematik Profesörü Tosun Terzioğlu... Bir seçim sistemi çalışmasını göndermişti... Ancak gündem hızla değiştiği için değinememiştim...
Tosun Hoca'nın önerisi özetle şöyle: İki adaya göre daraltılmış bölgelerde, oylar iki seçim pusulası ile kullanılıyor. Seçmen birinci pusulada en çok istediği partiyi... Diğer pusulada ise ikinci tercihini işaretliyor.
Sistemin avantajı: Seçmenin koalisyonlar hakkındaki eğilimini ortaya koyması... İki aday olması nedeniyle, kadın siyasetçilere de imkân tanıması...
O halde şuna ne dersiniz: Çift Turlu ve İki Adaylı Daraltılmış Bölge... Böylesi daha da adaletli ve temsil gücü daha da yüksek bir yöntem olmaz mı?
Tabii buna 100 kişilik Türkiye milletvekilliği de eklenebilir. Böylece parti başkanlarının birlikte çalışmak istediği uzman isimler, yerel siyasete takılmadan, milletvekili olabilirler.
Not: Kendimi aldattığımı sanmayın. Adalet ve temsil arayışlarını çoğu siyasetçi önemsemiyor. Onlar kendilerine en çok avantaj sağlayacak sistemlerin peşinde...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA