EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Hangi ‘fıtrat’?

Kadınla erkek evlenir. Derken kadının hamile olduğu anlaşılır. Çift mutluluktan uçarak doktora gider. Test sonuçlarını öğrendiklerinde ise moralleri bir anda yere çakılır. Çocukları otistik olacaktır.
Doktor üzülmemelerini... Eğer isterlerse, embriyonun genlerine yapılacak müdahalenin, çocuğu "normal" hale getirilebileceğini söyler.
Şimdi lütfen kendinizi o çiftin yerine koyun. Hangisini tercih edersiniz?
Adı söylendiğinde bakmayan, anne-babası dahil insanlarla göz göze gelmeyen, akranlarıyla birlikte sıraya girmeyen, canı çektiği halde şekerlemeyi işaret edemeyen bir çocuğa sahip olmak mı?
Yoksa otizme yol açan genleri "düzelten" bir müdahaleyle "normal" doğacak bir bebeğe mi?
Ben birçok ailenin kaderine razı olmayacağını, karşılarına çıkan tedavi imkanına hayır demeyeceğini tahmin ediyorum. Sürekli sorun çıkartan bir çocukla ömür geçirmek kolay mı?
Aslında bu kolay soruydu. Doktorun şöyle dediğini varsayın: "Bebeğinizde Asperger Sendromu var. Bu sendrom, otizm spektrumu bozukluklarına dahildir." Yani nasıl bir çocuk olacak?
"Arkadaşlık kurmakta zorlanacak. Diğerlerinin duygularını anlamayacak. Sürekli sakarlık yapacak. Ayrıca bazı tuhaf davranışları olabilir." Ne gibi?
"Garip yüz hareketleri yapabilir. Tatlı tatlı sohbet ederken, aniden karşısındakine kaba laflar edebilir. Birisini biliyoruz: Çok sıkıldığı bir gün, kedi gibi miyavlayarak masadan masaya zıplamaya başlamıştı. Sonra takla atarak yere indi. Bazen kendisine söylenenleri anlamsız bir şekilde tekrarlayıp dururdu. Ama olağanüstü bir müzik yeteneği vardı."
Peki, buna ne dersiniz? Böyle davranışlara sahip olacak bir çocuk ister misiniz? "Evet" derseniz mesele yok.
Ama "Hayır istemem, mümkünse müdahale edilsin" dediğiniz anda, insanlığı yeni bir Mozart'tan mahrum bırakacağınızı bilin. Çünkü Mozart tam da böyle bir kişiydi.

Üstün ırk mı?

Bilimsel gelişmeler, yüzyıllardır kuşku duymadan kullandığımız kimi kelimelerin pabucunu dama atıyor. Mesela son yıllarda moda olan "fıtrat" kavramı...
"İnsanın yaradılışında var olan ve değişmeyeceği düşünülen özellikler" anlamına gelen "fıtrat" kelimesi... Biz kullanmaya devam etsek de, anlamını yitirmeye başladı.
Örnek mi? Çinli uzmanlar, embriyoya müdahale ederek, bozuk genleri düzeltmeyi başardıklarını açıkladı.
Sun Yat-sen Üniversitesi'nden bilimcilerin büyük tartışmalara yol açan makalesi, geçenlerde "Protein and Cell" dergisinde yayınlandı.
Söylentilere göre, Science ve Nature gibi daha saygın dergiler makaleyi etik kaygılarla geri çevirmişti. Çünkü insanlar üzerinde bu tip deneyler yapmak yasak ve ahlakdışı.
Ancak Çinli genetikçiler bir ara çözüm bulmuş: Deneyleri, yaşama imkanı olmadığı için alınan embriyolar üzerinde yapmışlar.
Böylece nasıl "genetiği değiştirilmiş" hayvan veya bitkiler varsa... İnsanın genlerinin de "modifiye" edilebileceği apaçık ortaya çıktı.
Diyeceksiniz ki "Tedavisi olmayan hastalıkları bu yolla düzeltmek mümkünse... Neden yapılmasın?"
Peki, o zaman bir adım öteye gidelim ve soralım: Daha zeki, daha güzel, daha kuvvetli çocuklar "üretmeye" yani bir nevi üstün ırk yaratmaya ne dersiniz?
Normal ile anormal arasındaki mesafe, sandığımızdan daha az.