ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Çok yaşa Kemal Paşa

Her gittiği yerde aynı teraneleri tekrarlayan Kılıçdaroğlu, saçmalıklarına ara sıra küçük "süslemeler" katmayı da ihmal etmiyor...
Hani müzikte küçük yazılan "çarpan" nota gibi maşallah.
Aydın'da vatandaşlara seslenmiş.
Önce mugalata yapmış: "Farz edelim seçildi, arabasında kendi partisinin bayrağını mı Türk bayrağını mı taşıyacak?"
Vallahi vatandaş işte tam da bunu merak ediyordu.
Arabada bayrak taşıma deyince akan sular durur.
Öyle ya, bir bayrağa göre evet, öbür bayrağa göre hayır oyu verilir.
Bilelim de oyumuzu ona göre verelim diyormuş vatandaş...
Arabada taşınacak bayrak problemdir ama partinin kurultayda aldığı karar ve saptadığı ilkeleri Anayasa'ya sokuşturmak hiç yadırganacak bir durum değildir!
CHP, 1937 yılında öyle yapmıştı da...
Cumhurbaşkanının, bir vilayete gittiğinde kahveyi valinin makamında mı yoksa parti il başkanının odasında mı içeceği de büyük önem taşıyor, Kılıçdaroğlu'na bakarsanız.
Kendisini kim temsil ederse ona gidecek. Acaba vali mi temsil edecek il başkanı mı? That's the question, Shakespeare'in dediği gibi (bir İngiliz şairi ve oyun yazarıdır Kemal Bey.) Bendenize sorarsanız kahvenin şekerli mi, orta mı, yoksa sade mi olacağı da büyük önem taşır efendim.
Sonra da iyice uçuşa geçmiş:
Yurt dışında yaşayan Türkler diken üstündelermiş, Erdoğan ve Yıldırım yüzünden "acaba bizi geri gönderecekler mi" endişesi yaşıyorlarmış...
Bize böyle bir bilgi gelmemişti, Kılıçdaroğlu'na gelmiş demek ki.
"Kaç bakan olacağı bir kişinin takdirine bağlı olacak" demiş.
Bugün de öyledir Kemal Bey.
Kaç bakan olacağı başbakanın takdirine bağlıdır.
Hani siz başbakan oldunuz diyelim, bakan seçme sayınızı saptayan ve/veya kısıtlayan anayasa ya da yasa maddeleri hangileridir, rica etsek bir dahaki meydan nutkunuzda bize bildirir misiniz?
İster on altı bakan atarsınız, ister yirmi dört bakan. Kırk sekiz de olabilir.
O sistemde de böyledir, bu sistemde de böyledir.
Bildiğiniz gibi Kemal Bey hayır propagandasına Amasya'dan başladı.
Çünkü Atatürk oradan bir tamim (genelge) yayınlamıştı...
Eh, bugün de vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikede ya... Yunan ordusu İzmir'e çıktı, tersaneler elden gitti ya... Galiba bir de "İstanbul Hükümeti" var ya, sorumluluklarını yerine getiremeyen... Kemal Bey de aşağı kalmayacak, o da bir Amasya çağrısı yapacak...
İyi ki iyice havaya girip Hasan Tahsin gibi "ilk kurşunu" da atmaya kalkmadı, Olympiakos takımının kaptanına falan.
Kılıçdaroğlu Kemal Paşa Hazretleri, yeni yeni saçmalıklarınıza muntazırız efendim.
İnciler köşemizi boş bırakmayınız vesselam.
Bugünkü Diğer Yazıları