Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Zamanlama hep manidar!

Diyorum ya...
Daha yeni yeni öğreniyoruz...
Dünyaya, Avrupa'ya, Türkiye'nin dünyadaki yerine dair bildiğimizi sandığımız nice şeyi hiç bilmediğimizi yeni fark ediyoruz.
Her ders zor geçiyor, her seferinde sert bir tokatla ayılıyoruz.
Geçmişimize dair unutturulan ne varsa, kahrolarak hatırlıyoruz.
Bir süre daha böyle olacak!

***
Gerçek şu ki...
Türkiye'nin vasat diplomatik dostluklar ve stratejik ittifakların dışında bir yol açmasına...
Farklı beraberlikler ve işbirlikleri kurmasına izin verilmiyor.
Mutlaka engelleniyor. Daha doğrusu, sabote ediliyor.
Rusya'yla gelişen ilişkilerimizi düşünün.
Putin'in bu ilişkilerin uluslararası konjonktürün deli gömleğini yırtıp atacak özellikler taşıdığını dillendirdiğini hatırlayın.
Sonra ne oldu?
Rusya, Suriye'ye doğru çekildi.
Yani minyatür bir "dünya savaşı"nın içine sokuldu.
Ardından Rus uçağının düşürülmesi geldi.
Türkmen Dağı'na havadan destek vereceğimizin iddia edildiği günlerdi. Unutulmamalı!
Sonuç?..
Her iki ülke de birbirleri hakkında derin bir hayal kırıklığına sürüklendi, araları açıldı.
Asıl önemlisi Türkiye'nin bölgedeki hareket alanları epeyce daraldı.
***
Gelelim düne...
Alman Federal Meclisi'nin 1915 olaylarını soykırım olarak değerlendiren tasarıyı onayladığı güne...
Avrupa Birliği birkaç ay önce mülteciler konusundaki sıkışmışlığını doğrudan Türkiye'ye fatura etmeye kalkışmışken Merkel, "bir dakika!" demişti; "Türkiye'yle işbirliği yapmadan yol alamayız."
Sonra gidiş gelişler başladı.
Böylece hem AB hem de Türkiye için yeni bir "kapı" aralandığı sırada Alman Yeşiller Partisi geçen yıl nisanda geri çektikleri tasarıyı tekrar tezgâh üstüne çıkarttı.
Merkel'in sağ kolu sayılan Hıristiyan Birlik Partileri meclis grup başkanı Kauder "tasarı yazdan önce geçer" demişti de bizim dışişleri falan pek ihtimal vermemişti.
Ne olduğunu dün gördük.
***
Sonuç?
Tıpkı Rusya'yla olandaki gibi...
Uçağı vurmakta haklıydık.
Fakat konjonktür bakımından "zamanlama"nın feci olduğu da açıktı.
Şimdi de benzer bir krizin içindeyiz.
Merkel diyebilir ki, benim hükümetimin Ankara'yla kurduğu ilişkileri Alman Meclisi'nin aldığı sembolik karar etkilemez.
İyi ama...
Zamanlama berbat!
Panik yapmaya hiç gerek yok.
Fakat sormak gerek...
Bütün bunlar rastlantı olabilir mi?
Kim Türkiye'nin hamlelerini daha başlarken ve ne için sabote ediyor?
Önümüzdeki günlerde yaşayarak alacağımız "ders"lerin konusu bu soruların cevapları olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA