HAŞMET BABAOĞLU Sabah HAŞMET BABAOĞLU

Apaçık darbeciliğin itirafı mı olur?

İtiraf kelimesinin anlamını mı unuttuk?
Açıyorsun gazeteyi...
Şöyle bir başlık...
"Darbeci hain itiraf etti: Bu darbede yer aldım."
Yahu zaten adamın her kamerada kaydı var, görgü tanığı desen tonla...
Kimsenin onun bir Fetöcü ve darbeci olduğundan kuşkusu yok...
"Evet, darbede yer aldım" demesinin neresi itiraf?
Ama biraz daha dikkatle bakınca görüyorsun ki...
Hemen ardından gelen sözleri kafaları iyice karıştırıp darbe konusunu bulandırmak için özel kurgulanmış...
Yalanlar birbirini izliyor.
***
Hatırlarsanız, daha en başlarda...
Cumhurbaşkanı'na Marmaris'ten suikast operasyonunu koordine etmek suçuyla tutuklanan Tuğgeneral Sönmezateş'in söyledikleri de "itiraf" olarak medyaya yansımıştı.
Dediği neydi peki?
"Ben Marmaris görevini kabul ettim ama darbe yapılacağı söylenmedi."
Olayı bulanıklaştırma çabaları o günden bugüne aynı hızla devam ediyor ve medya her seferinde aynı zokayı yutuyor.
Güvenlik birimlerinde verilen ifadelerin yerini bugünlerde mahkeme savunmaları almaya başladı.
Ciddi anlamda bir "itiraf" geldi mi?
Ben göremedim.
Laf dolandırmalardan, mahkeme heyetine kendini acındırmalardan, tam olay mahallinde olmasına rağmen her şeyden habersizmiş gibi yapmalardan geçilmiyor.
***
İki nokta önemli.
Birincisi...
Gazete ve tv'lerdeki editör arkadaşlarımdan ricamdır; sanık savunmalarının inceliklerine dikkat edelim.
Fakat her lafa "itiraf"; yani "saklanan veya inkâr edilen gerçeğin kabul edilip açığa vurulması" gözüyle bakmayalım.
Hele ne olur, birbirinden kıytırık ifadelere "şok itiraflar" başlığı falan atmayalım!
Kelimeler önemlidir. Bazen kelimelerle kazanır, kelimelerle kaybederiz. Titizlik gerekiyor.
Eğer örgüt, itiraf konusu üzerinden operasyon çekiyorsa...
Uyanık olmaya ve kamuoyunu da uyanık tutmaya mecburuz.
İkincisi...
Umarım yanılıyorumdur ama davaların atmosferinde bir cılızlık var.
Davalar şehit ve gazi yakınlarıyla darbeci sanıklar arasındaymış; çerçevesi bu kadarmış gibi bir hava yaratılmamalı!
15 Temmuz darbe girişimi bütün millete karşı işlenmiş vahşice bir suçtur.
Davaların ele alınışı (ve artık sanıkların kılık kıyafeti ve davranışı) mutlaka bu çerçeveye uydurulmalıdır.