MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Süper devlet görüntüsü bile ülkeleri yorar

Süper devlet olamasanız da süper devlet görüntüsü vermek bile, ülkelere akla gelmez sorumluluklar yüklüyor.
Baksanıza...
Şam'da suikast bombaları patlayınca hemen birileri kalkıp "Sorumlu Türkiye'dir" diyor.
Bulgaristan'da İsrailli turistleri taşıyan otobüse sabotaj düzenliyor birileri. O anda İsrail'den "Bu sabotaj Türkiye'den gelen bir teröristin eylemidir" benzeri açıklamalar geliyor.
Bazen İranlı yetkililer, bazen Iraklı yetkililer Türkiye'yi hedef alan açıklamalar yapıyorlar.
Bu iş böyle giderse, her şeyin altında Türk parmağı aramak bağımlılığı Amerika'ya da sirayet edebilir.
Örneğin Obama seçilirse bunu Türkiye'nin gerçekleştirdiği, seçilmezse de Türkiye yüzünden seçilemediği falan yazılıp söylenecektir.

Türk asrı bu mu?
Turgut Özal "21'inci yüzyıl Türk asrı olacaktır" dediği zaman herhalde böyle bir tabloyu hayal etmemişti.
Biz geleneksel olarak içe kapalı yaşamanın en doğru hayat tarzı olduğuna inanmıştık yakın geçmişimizde.
Örneğin Türk sınırları içinde sadece Türkler vardı. Kürt denilen insanlar Irak sınırları içinde yaşardı.
"Ne Şam'ın şekeri ne Arap'ın yüzü diyerek" kendimizi Ortadoğu coğrafyasından da sosyolojisinden de soyutlamamış mıydık?
Komünizm de, sosyalistlik de, liberallik de "Yabancı ideolojiler"di... "Kökü dışarıda" olan hiçbir şeyi kabul etmezdi yasalarımız ve siyaset hayatımız.

Dış güçler
Kimse de dünyada olup bitenlerden ötürü Türkiye'yi sorumlu tutmazdı.
Sadece biz içeride olup bitenlerden ötürü, bugün Suriyelilerin yaptığı gibi dış güçleri ve yabancı ideolojileri sorumlu tutardık.
Unuttunuz mu Orhan Veli'nin "Kuyruklu Şiir"ini?
"Uyuşamayız seninle yollarımız ayrı;/ Sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi;/ Senin yiyeceğin kalaylı kapta;/ Benimki aslan ağzında;/ Sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik/ Ama seninki de kolay değil, kardeşim;/ Kolay değil hani;/ Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü./
Cevap/ - Ciğercinin kedisinden sokak kedisine-/ Açlıktan bahsediyorsun;/ Demek ki sen komünistsin./ Demek bütün binaları yakan sensin./ İstanbul'dakileri sen/ Ankara'dakileri sen.../ Sen ne domuzsun, sen!"

Meğer mutluymuşuz
Meğer ne kadar mutluymuşuz içimize kapalıyken ve süper devlet görüntüsü vermeden önce...
Dünya Savaşı bile bizim dünyamızın dışındaki bir olguydu.
Bir de bugüne bakın...
Artık sadece Dicle kıyısında koyununu kaybeden çoban değil, Şam'da bombayla eniştesini kaybeden Beşar Esad bile hesabı Ankara'dan soruyor.
Oysa gerçek dünya eskisinden farksız.
Aslında yine "Ne doğan güne hükmümüz geçiyor, ne de halden anlayan var" gerçek dünyada.