MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

ABD’nin yazdığı senaryolar bölgeye felaket getirdi

Zaman geçtikçe ve olaylar birbiri ardınca geldikçe, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'deki bozuk düzene isyan etmesini daha iyi anlamıyor muyuz?
Dünya ve özellikle Ortadoğu sanki bir tiyatro sahnesi ve Amerika hangi senaryoyu uygun görürse, o oyun sahneleniyor? Bu tiyatroda hemen herkes figüran... Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Irak, sözde bağımsız devletler ama hepsi Amerika'nın uyduları değil mi? Amerika için Ortadoğu'nun en önemli ve en hayati meselesi İsrail'in güvenliğinin korunması. Geriye kalan her konu teferruat ve her ülke kayıtsız şartsız teslimiyet içindeki Amerikan uydusu...

Beceriksizlikler zinciri
Irak parça parça olmuş... Siyasi beceriksizlikler sonunda IŞİD türemiş. Arap Baharı bölgeye demokrasi getirecek sanılırken, Mısır'da Sisi darbesi, Suriye'de Beşşar Esad zulmü gelmiş. Ve aynı beceriksizliklerin bir diğer sonucu olarak da Rusya, askeri gücü ile Ortadoğu'ya yerleşmiş...
Ve Amerika artık her dediğine evet demeyen ve uydu olmayı reddeden Türkiye'ye karşı PKK/PYD kartını oynamayı denemekte... Bu da yetmezmiş gibi Türkiye'de devleti ele geçirmeye çalışan FETÖ'nün elebaşısını Amerika itibarlı konuk olarak ağırlamakta. Daha da ötesi Türkiye'yi kana bulayan darbe teşebbüsünde Amerikan parmağı olduğu kuşkusu, zihinleri kurcalamakta.

Nobel ve barış
Dün Nobel Barış Ödülü'nün Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos'a verildiği açıklandığında, bu ödülü birkaç yıl önce Obama'nın da aldığını hatırladım ve güldüm. Görev süresi yıl sonunda bitecek Obama ile "Barış" arasındaki ilişkiyi Irak'a ya da Suriye'ye bakarak hatırlamaya çalıştım. Kentin nüfusundan daha fazla sayıdaki Suriyeli mülteciyi ağırlayan Kilis, bu dünya düzeninde herhalde Nobel Barış Ödülü'nü alamazdı.
Özetle işimiz kolay değil. Amerika her ülkeyi uydusu olarak görme alışkanlığını öylesine tırmandırdı ki, şimdi Rusya'nın Ortadoğu'da bir denge unsuru olmasından memnunluk duymak durumundayız.