MEHMET BARLAS Sabah MEHMET BARLAS

Gündemin en önemli maddesi Suriye krizine çözüm bulunmasıdır

16 Nisan referandumu ertesinde Türkiye'nin gündemi olağan gelişmelere kilitlenmişe benziyor. Yani kriz beklentileri de, işaretleri de yavaş yavaş buharlaşıyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerek iç gerekse dış politikada izlediği kararlı çizgi, özellikle ekonomide yarının hem dünden hem de bugünden daha iyi olacağının güvencesi konumunda.

Güvenli bölgeler
Krizleri geride bırakmanın en çarpıcı göstergesi, güney komşumuz Suriye'deki kaotik ortamın normale dönmesi olacak... Tabii ki bu hemen, çok kısa sürede gerçekleşecek bir durum değil. Ama ilk adım olarak Türkiye'nin yıllardır önerdiği "Güvenli Bölgeler"in gerçekleşmesi ihtimali şu anda çok yakın görülüyor. Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin'le yaptığı ikili görüşmede, gerekse Astana'da Türkiye, Rusya ve İran'ın güvenli bölgeler oluşturulması için onay vermeleri, bu adımın yakın olduğunun işareti.

Putin de doğruladı
Önceki gün Soçi'de buluşan Erdoğan ve Putin de Suriye'de güvenli bölge oluşturulması konusunu ele aldılar ve İdlib civarında çatışmasızlık bölgelerinin kurulması üzerinde uzlaşmaya vardılar. Ortak basın toplantısında bu konuya değinen Putin, çatışmasızlık bölgeleri konusunda nihai kararın Astana'da bir araya gelecek olan Suriye hükümeti ile muhalifler tarafından verilmesi gerektiğini açıkladı.

Astana uzlaşması
Kazakistan Dışişleri Bakanı da daha sonra, Astana'daki barış görüşmelerine katılan garantör ülkeler Türkiye, Rusya ve İran'ın Suriye'de güvenli bölgeler oluşturulması yönündeki bildiriye imza atmayı kabul ettiklerini açıkladı. Taslak metne göre, bu bölgelerin etrafına hem rejim güçlerinin hem de muhaliflerin yerleştirileceği kontrol noktaları ve izleme merkezleri kurularak, "güvenlik alanları" oluşturulacak.

Erdoğan'ın açıklaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye'ye dönerken uçakta yaptığı açıklamada şöyle konuştu:
"- Ben Astana görüşmesini önemsiyorum. Buradan eğer çatışmasızlık bölgesine doğru bir olumlu adım çıkarsa, bu işi rahatlatır. Sayın Putin Kuzey Suriye'de bir Kürt devleti oluşturulmasına olumlu bakmıyor. 'Bu Türkiye'yi rahatsız eder, bunun farkındayız' diyor.
Kısacası Suriye Krizi'nin geride bırakılması için adımlar atıldığı ortada. Bu gerçekleşirse, en başta Türkiye rahatlayacaktır.