MEHMET BARLAS Sabah MEHMET BARLAS

“Bitli Çörçiller”in siyaset hevesi hiç bitmez ki...

İkinci Dünya Savaşı sırasında radyodan cephelerdeki gelişmeleri izleyenler, ertesi gün kıraathanelerde tartışırlarmış.
Savaşın dışında kalmayı başaran Türkiye'nin talihli insanları için savaş uzaydaymış kadar uzakta göründüğünden ötürü, kimi Almanları, kimi de İngilizleri bir futbol kulübünü tutarcasına rahatlık içinde tutarlarmış. Askeri ve siyasi konularda çok fazla bilgiçlik taslayanlara da "Bitli Çörçil" benzeri lakaplar takılırmış.

Erkeklik meselesi mi?
Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye bir nevi zorunlu olarak çok partili demokrasiye geçince, bazı Demokrat Partili siyasetçiler Türkiye'yi savaş dışında tutmayı başaran İsmet İnönü'yü "Türkiye'nin erkekliğini öldürdü" diyerek suçlamışlardı. Bu suçlamaları yapanlar için 2'nci Dünya Savaşı'nda 40 milyon insanın can vermesi benzeri olgular, önemsiz ayrıntılardı.

Post-modern Bitli'ler
Özellikle dış politikaya ilişkin benzer eleştirel söylemleri bugün de duymuyor muyuz? Buna son örnek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amerika ziyaretine ve Başkan Trump'la yaptığı görüşmeye ilişkin olarak seslendirilen eleştiriler değil midir? "Postmodern Bitli Çörçiller" olarak niteleyebileceğimiz bu siyaset heveslilerine göre Erdoğan Washington'dan eli boş dönmüştür.

Herkes gitti
Amerika ile ittifakımızın dönüm noktasını oluşturan 1947 tarihli "Truman Doktrini"nden bu yana Türkiye'nin başbakanları da, cumhurbaşkanları da Washington'u ziyaret edip, dönemin başkanları ile görüştüler. Bu görüşmeler sonunda kimin elinin dolu kimin elinin boş döndüğü pek tartışılmadı.
Ama Türkiye'yi Amerika'nın uydusu olarak görenler, Amerikan başkanları ile görüşen Türk yöneticilerin hep avuç açar konumda olduklarını düşündüler.

Artık her şey değişti
Yeni Türkiye'de eskisinden nelerin farklı olduğunu göremeyenler ne yazık ki, eskisinden farksız davranıyorlar. Kendi ülkesinde kendi konumunu henüz sağlama alamamış Donald Trump'ı, Türkiye'nin ağababası olarak görüyorlar. Güney sınırlarımızdaki kaotik ortam sanki yok ve sanki Türkiye 3 milyon sığınmacıya kucak açarken Amerika'dan mı yardım alıyor? Ya da 15 Temmuz darbe girişiminde halk hain ayaklanmacılara karşı koyarken, Amerika bu direnişe mi destek verdi?
Kısacası hem bilinçsiz hem de bilgisiz insanlar can sıkmaya başladı.