MEHMET BARLAS Sabah MEHMET BARLAS

Bazılarına göre herkese “Evet” diyerek teslim olmalıyız

Bazılarına göre çıkarlarımıza aykırı olsa da, Türkiye kendisini hedef alan komploların yapımcısı ülkelerle de büyük tavizler vererek anlaşmalıdır.
Örneğin İncirlik Üssü'nü ziyaret etmek isteyen Alman parlamenterlere, Adana'ya geldikleri zaman bu üssün tapusu da verilmelidir.
Ayrıca diğer ülkelerle ve özellikle Amerika ile iyi ilişkileri sürdürmek için, PYD'ye ve PKK'ya da İncirlik Üssü'nden faydalanmaları için imkan sağlanmalıdır.
Türkiye'nin Katar'la olan dostça ilişkileri de hemen kesilmelidir. Çünkü Katar da Türkiye gibi Mısır'daki Sisi darbesini kınamıştır. Katar Krizinden istifade edilerek, Türkiye Sisi rejimi ile diyaloga girebilir ve Rabia benzeri simgeler tasfiye edilebilir.

Olur mu olur...
Yukarıda yazdıklarımız tabii ki akıl dışı fantezilerdir. Ne var ki bunları seslendiren siyasetçiler de var. Buna bir örnek CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun dün Katar krizi hakkında söyledikleri olabilir. İşte bu konuşmadan bir bölüm:
"-Hükümete bu konuda önerilerimiz var. Katar, İhvan'a desteğini kesmeli. Bu konuda İhvan'ı destekleyecek siyasetten AK Parti uzak durmalı. Müslüman Kardeşler'e desteğini başta AK Parti Genel Başkanı çekmeli, aynı şekilde Rabia simgesinden de vazgeçmeli. Mısır, Suudi Arabistan ve BAE İHVAN'ı terör örgütü olarak görüyor. Siz simgesini getiriyor, AK Parti'nin simgesi haline getiriyorsunuz. Ne yerli ne milli. Terör örgütünün 4 parmağını getirdiniz, simge yaptınız, akıl alacak şey değil."

Suudi çizgisi
CHP'nin Suudi Arabistan'la aynı çizgiye gelmesi tabii ki şaşırtıcıdır. Ama gerçektir de. Bu arada bazı CHP'lilerin Alman medyasında Türkiye'yi yerden yere vuran demeçlerinin yayınlanması da aynı şekilde şaşırtıcı değil midir? Ama 15 Temmuz darbe girişimini kınamak yerine bunun arkasında bir senaryo arayan CHP'lilerin hangi konuda ne yapacakları kestirilmez.

Deliler böyle olur
Bu tür durumları izah edebilecek bir fıkra vardır... İki kişi konuşurken bunlardan biri orada olmayan ve akıl hastası olan bir şahsı anlatıyormuş... "Uzun boylu, kısa, şişman ve zayıf bir adam" diye tarif edince, karşısındaki kişi "Olur mu böyle şey, hem şişman hem zayıf, hem uzun hem kısa olunur mu" diye itiraz etmiş. O da "Yahu sözün başında bu adam delidir demedim mi" diyerek cevap vermiş.