MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Türkiye kuru gürültüye pabuç bırakmaz ki

Kişinin hep aynı hatayı tekrarlaması durumunda olay, o kişinin aklı hastanesine gönderilmesine kadar dayanır. Kendine zarar vereceğinin farkında olmayan bir insan, sonunda başkalarına ve topluma da zarar verebilir.
Eğer bir devlet aynı durumlarda sürekli aynı hataları yapıyorsa, en azından uluslararası ilişkiler hastalanır. Eğer Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi duruma seyirci kalıyorsa, dünya barışı tehlikeye düşer.

Terörist üretiyorlar
Sözünü ettiğimiz devlet Amerika Birleşik Devletleri'dir... Hiçbir kural tanımadan dünyanın kabadayısı rolünde ABD'nin askeri müdahalede bulunduğu ülkelerin tümünün terör örgütlerinin üretim merkezlerine dönüştüğü gerçeği, nedense Washington'dakiler tarafından görmezden gelinmektedir. Afganistan'da El Kaide'yi, Irak'ta DEAŞ'ı onların hataları yaratmıştır. Şimdi de Suriye'de PYD'yi ve dolayısıyla PKK'yı silahlandırarak, bölgeyi yeni krizlere taşımaktadırlar.

Önce Amerika
Ne yazık ki ABD'nin yanlışlarının hatırlatılacağı İttifak ortamı da buharlaşmıştır. ABD'nin Avrupalı müttefikleriyle arası açılmaktadır. Özellikle yeni Başkan Trump'ın çeşitli konulardaki aymazlığı ve "Önce Amerika" sloganının bir çeşit izolasyonizme dayanması, İttifak'ı çok zedelemiştir. Bir diğer gerçek de ABD'nin müttefik değil "Uydu" aramasıdır.

Müttefikler de hatalı
Ayrıca Batı Avrupalı müttefikler de ABD'den daha az hatalı değillerdir. Örneğin bütünlüğünü ve demokrasisini PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerine karşı korumaya çalışan ve çok yakın geçmişte haince bir darbe teşebbüsü atlatan Türkiye'yi anlayıp ona destek olmak yerine, bu Batı Avrupalılar Türkiye'ye düşmanca yaklaşımlar sergilemekteler.

Kuru gürültü
Bu tablo içinde Türkiye yapması gerekeni yapmaktadır... Buna "Kuru gürültüye pabuç bırakmamak politikası" da diyebiliriz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu politikayı seslendiren söylemleri, halkın büyük çoğunluğunun duygularına da tercüman olmaktadır.

Yorucu bir ortam
Bu ortamda sürekli yaşamak tabii ki kolay değildir ve yorucudur. Ama tarih ve coğrafya bizi Ortadoğu'nun tüm krizlerine ortak olmaya mahkûm ettiğine göre, mücadele etmekten ve sürekli alarm durumunda olmaktan başka çaremiz yoktur. Keşke bu tabloda küçük hesaplarla kendi ülkelerinin dirliğine ve düzenine karşı konumda bulunmayı tercih eden saplantılı azınlık da olmasaydı.