MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Çocuk olamasanız da genç olmayı deneyebilirsiniz

Herkesin otomobil sahibi olmadığı, uçağın otobüsün yerine geçmediği ve bayramların herkesin yaşadığı kentte kutlandığı günlerin çocukları ne kadar mutluydular... O eski bayramları en fazla çocuklar yaşardı. Büyükler içinse bayram gerçek yaşamdan iki günlüğüne kaçış anlamına gelirdi. Şimdiyse yaşanan kentten mesela Bodrum'a kaçış anlamına geliyor bayramlar. Ama yaşlılar hâlâ "Nerede o eski bayramlar" diye hep iç geçiriyorlar.

Meğer deniz tuzluymuş
Ama artık çocuk olmak imkânsızdır. Her şeyin "Yeni" ve "İlk" olacağı bir dünyada yaşamaktır çocukluk. O kitapları okumamış olmak, o filmleri görmemiş, o besteleri hiç duymamış olmak... Çocuk Panait İstirati ilk kez Köstence'de Karadeniz'i gördüğünde suyun büyüklüğüne şaşırır ve doya doya içmek için Karadeniz'i avuçlar. Suyun tuzu gırtlağını yakınca denizin ne olduğunu ilk kez anlar.
Orhan Veli de "Masal" şiirinde çocukluğun rüya dünyasını şöyle anlatır...

Masal
"Çocuk gönlüm kaygılardan azade;/ Yüzlerde nur, ekinlerde bereket;/ At üstünde mor kâküllü şehzade;/ Unutmaya başladığım memleket./ Şakağımda annemin sıcak dizi,/ Kulağımda falcı kadının sözü,/ Göl başında padişahın üç kızı,/ Alaylarla Kafdağına hareket."
Acı ama gerçek... Okumayı, yazmayı öğrendiğiniz anda rüyadaki dünyadan gerçeklerin dünyasına giriverirsiniz. Ateşin yaktığını, suyun boğduğunu anlamak için, Cahit Sıtkı Tarancı gibi 35 yaşı devirmek gerekmez.

Kuşku tehlikelidir
Aklınızı kurcalayan konuları anlamaya çalışmak için çabalar, okur, tartışırken, sizdeki "Kuşku"nun büyükleriniz tarafından bazen hainlik, bazen günah diye nitelendiğine tanık olursunuz. Anlarsınız ki okuryazar olmak ille de aydın olmak anlamına gelmez. Ezbercilik de, slogancılık da size sunulan kültürün öğeleri arasındadır. "Orta karar" olmanın erdemleri anlatılır size. "Ne taşkın ol asıl, ne şaşkın ol basıl" denilir.
Ve sonunda çocuk olmanın artık mümkün olmadığını anlar ve Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Abbas"a seslendiği gibi, gençliğinizi yeniden yaşamaya da razı olursunuz...

Abbas
"Haydi Abbas, vakit tamam;/ Akşam diyordun işte oldu akşam./ Kur bakalım çilingir soframızı;/ Dinsin artık bu kalp ağrısı./ Şu ağacın gölgesinde olsun;/ Tam kenarında havuzun./ Aya haber sal çıksın bu gece;/ Görünsün şöyle gönlümce./ Bas kırbacı sihirli seccadeye,/ Göster hükmettiğini mesafeye/ Ve zamana./ Katıp tozu dumana,/ Var git,/ Böyle ferman etti Cahit,/ Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan/ Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan."
Sevgili okurlarıma çocukça coşkularla dolu mutlu bir bayram diliyorum.