MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Erdoğan, Donald’la arkadaş oldu ama durumda değişiklik yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ABD Başkanı Trump arasındaki görüşmenin sıcak bir dostluk havasında gerçekleşmesi, ne Türkiye'nin ne de Amerika'nın karşı taraftan beklentilerinin karşılanacağı anlamına gelmiyor.
Galiba yeni dünya düzeninin bir özelliği de bu... Yüz yüze görüşen ülkelerin liderleri birbirleri hakkında ne kadar muhabbetli sözler söyleseler de, kimse kendi savından taviz vermiyor.

Bu da bir yöntem
Acaba doğru olan Kuzey Kore diktatörü Kim Jong-un'un yaptığı gibi yapmak mı? Yani hem Trump'ın "Kuzey Kore'yi yerle bir ederiz" şeklindeki sözlerine karşı "Hadi oradan beyni sulanmış bunak" demek ve "Daha büyük çaptaki bir hidrojen bombası denemesini Pasifik'te yapmaya hazırlanıyoruz" diyerek Trump'a cevap vermek mi?

Arkadaşım Donald
Tabii ki Erdoğan ile Trump arasında bu çeşit korku filmlerine uygun diyalogun olması mümkün değil. Çünkü biz "Stratejik Ortaklar"ız. Bizim liderlerimiz karşı karşıya geldikleri zaman, dostluklarının derinliğinden ve stratejik ortaklığın en güçlü olduğu zamanda bulunduklarından falan söz ederler.
Erdoğan-Trump görüşmesi öncesi ve sonrası yapılan açıklamalar da böyle olmadı mı? Erdoğan Trump'tan "Arkadaşım Donald" diye bahsetti. Trump da "Artık Erdoğan benim arkadaşımdır" diye açıklama yaptı.

Değişiklik yok
Ama sonuçta Fetullah Gülen Pensilvanya'daki ikametine ve tezviratına devam edecek. ABD PYD'ye bedava silah verecek ama Türkiye'ye silah satmayacak.
Türkiye de Rusya'dan S-400 füzeli savunma sistemini alacak. Suriye'de ABD ile işbirliği yapmayacak. İki taraf da birbirlerine âşık olsalar bile o şarkıdaki şu sözleri mırıldanıyorlar sanki: "Ne senin aşkına muhtaç ne esirin olacağım." Ama ikisi de şarkının devamı olan "Öyle bir sevgili buldum ki seni unutacağım"ı söyleyemiyorlar.
Ne yapabiliriz ki? Bu büyük oyun böyle devam eder ve bizler de "Ya Kore'de bir nükleer savaş çıkarsa ya da Kuzey Irak referandumu sıcak bir savaşa dayanırsa" endişesi ile olayları izleriz.