GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Gülen yüzlerin takımı

Maç periyodunun en zayıf takımıyla oynadılar. Taktik test için en ideal ortamı yakaladı Aykut Kocaman. Antrenmanda istediklerini, anlattıklarını bu kez rakip karşısında nasıl yapıldığını gördü
Önde basmak birinci şart. Özellikle Kuyt tetikledi tüm takımı arkasından. Mehmet Topal'ın sürekli pusuda bekleyip, topu arkası dönük alan rakip için fırladığını gördük. Alanı daraltıp, rakibe kontrollü top oynatmama isteği de vardı. Tüm takım bir anda duvar örüyordu topun olduğu bölgede. Christian'ı böylesine istekle ve gerçek koşular yaparken seyretmek de önemliydi. Nerede olması gerekiyorsa, o bölgeye hiç saklanmadan koştu.
Tabii bir de radikal karar var. Kuyt santrforda... Böyle de devam edecek gibi. Hollandalı'nın topa sürekli kendini göstermesi ve çevresini sürekli olarak etkili paslarla buluşturmasının altını çizelim. Alex ve Stoch'un bu kaliteyi fark etmesi için birkaç daha gerekiyor galiba. Anladıklarında, kalecinin suratını ezberleyebilirler.
Hasan Ali, çok önemli bir hücum beki olacağının sinyallerini çoktan vermişti. Şimdi takım içinde de yerini sağlamlaştırdı. Hareketlendiğinde pasını alıyor. Bu saygıyı kazanması çok önemliydi. Zor dönemi geçti.
Yine de tabeladaki kısırlık devam ediyor. Hiç önemli değil, çünkü pozisyon buluyorlar, daha iyisi pozisyon için sürekli zorluyorlar. Bu maç olmadı, bir dahakine yeni yol da açarlar
İlk maçını oynayan Egemen'in de, sıfır hatayla oynaması önemliydi. Üç maç geçti. Fenerbahçe üç beraberliğe rağmen gülen yüzlerin takımı. Ne yapabileceklerini ve sınırlarının genişliğini çok iyi anlamışlar. Bu kararlılıkla istediğiniz tabelayı yaratırsınız. Sorunlar; yenilmiş görünüyor.

HAYRİ DAYIM GİTTİ!
Elimden tutup beni ilk cumaya götüren, bayram bahşişi için gözünü dört gözle beklediğim Hayri (Girgin) dayımın, Fenerbahçe için atan kalbi durdu. Viyana'dayım, O'nu omzuma alamayacağım. Cennete uğurladığı sevdikleri öper artık yanaklarını. Umarım bize de nasip olur!