TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY) Sabah ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Kırmızı Fularlı Kız’ın ibretlik öyküsü

Ayşe Deniz Karacagil…
Gezi'de 18 yaşındaydı.
Ve daha öğrenciydi.
Antalya'da gözaltına alındı.
Boynundaki kırmızı fular 'DHKPC'nin sembolü' olduğu için tutuklandı.
4 ay hapis yattı…
Cezaevinden çıkar çıkmaz Aydın Doğan'ın elemanı Cüneyt Özdemir onu programına konuk aldı.
O sayede Türkiye Ayşe'yi 'Kırmızı Fularlı Kız' olarak tanıdı.
Kızın ölüm yolculuğu böyle başladı işte.
Özdemir 5N 1K programında DHKPC'nin sembolü kırmızı fuları, kızın masumiyeti gibi sundu.
Halbuki o fular savcı Mehmet Selim Kiraz ve Reyhanlı katliamları gibi kanlı eylemleri yapan DHKPC'nin simgesiydi.
Özdemir eylemci kızı 'cici kız' gibi tanıtarak, terör seviciliği yapmıştı.
Ayşe'yi hızla ölüme koşturdular.
Çocuk yaşta PKK'ya katılan kızın güzelliği Murat Karayılan'ı büyüledi.
Onu yanına aldı.
Kandil karışmıştı.
Doğan Medyası tarafından 'Kırmızı Fularlı Kız' olarak tanıtıldıktan sonra PKK'nın dağ kadrosuna katılan Ayşe, örgütte isyana sebep oldu.
PKK'nın kadın teröristleri, güzel Ayşe'ye ayrıcalık tanıdığı gerekçesiyle Karayılan'a başkaldırdı.

***

Bu arada "Gezi direnişi, 80 sonrası dönemin en demokratik, barışçı ve birleştirici hareketiydi.
Haksızlığa karşı susmamayı hatırlatanlara selam olsun!" şeklinde bir tweet atan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kulakları çınlasın.
Ölüm üzerinden siyaset yapılır mı?
Kılıçdaroğlu şehir eşkıyalarını "En demokratik, en barışçıl ve en birleştirici eyleme imza atan kahramanlar" diye tanıtarak onlara gaz veriyor.
Kemal ne yapmak istiyor?
Gençleri ölmeye ve öldürmeye mi teşvik ediyor?
Anne Nuray Erçağan, kızının ölüm ve tecavüzlerin kol gezdiği Kandil'de PKK saflarına katılmasını destekledi.
Hatta;
"Kızım artık o şekilde anılıyor. Dağlar ona yaramış. Kandil'de kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlanırken oradan haber aldım. Giden herkes onunla fotoğraf çekip bana gösterdi. İçim çok rahat" dedi.
Dört yıldır dağda yaşayan Kırmızı Fularlı Kız, önceki gün Rakka'da PKK saflarında çatışırken öldürüldü.
Gazeteci Cengiz Çandar, "Kırmızı Fularlı Kız, Gezi'nin içimizi ısıtan en güzel gülüşlü meleği, Rakka önünde toprağa düşüp yıldızlara yükselerek içimizi yine yaktı" şeklinde skandal bir tweet attı.
Çocukları ölüme sür ve sonra ağla politikasıdır bu.
Acaba annesi kızını terör örgütüne teslim etttiğine pişman oldu mu?
Ama sonuçta Ayşe'yi, annesi, örgüt ve medya birlikte öldürdü.
Gençleri yeni bir Gezi, yeni bir kalkışma için kışkırtmaya devam eden Kemal Kılıçdaroğlu kırmızı fularlı kızın ölümünden ders alır mı acaba?

***

Kırmızı Fularlı Kız'ın PKK ve PYD saflarında çatışırken öldürülmesini malum medya neredeyse överek haberleştirdi.
Aydın Doğan'ın Posta gazetesi haberi 'O kız öldü' başlığıyla verdi.
Soner Yalçın'ın OdaTV'si ise kızın ölüm haberini verirken 'Kırmızı Fularlı Kız'ın Antalya'da sivil bir eylemciyken PKK'ya uzanan hikâyesi' diye başladı.
Ölüme de kılıfı şöyle buldu:
"PKK'nın doğmasına neden olan koşullar, Ayşe Deniz'in de PKK saflarına katılarak dağa çıkmasına neden oldu. Karacagil de tıpkı 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi'nden çıkanlar gibi PKK saflarına katıldı. Sonunda Rakka'da PKK ile birlikte savaşırken öldü."
Bu kafadır terörizmi ve PKK'yı kutsayıp duran.
Çıkarları için çocukları bile bile ölüme gönderen...
Lanet olsun kan ve ölümden nemalananlara...