ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY) ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Sakallının şovu

Adam şovmen…
Sakalını bunun için göbeğine kadar uzatmış.
Sakalla karizma yapacak güya.
Soyadı Atıcı ama böyle itiyor.
Karizma çizik yemiş yani.
Onunkisi sakallı şov.
Böyle ahkâm kesiyor.
Sakalı protesto için bırakmış.
Neyi mi?
OHAL'i.
Protestoya bak!
OHAL uzadıkça sakal da uzuyor.
Sorsan sakalla 'yas' tutuyormuş.
Ne yasıdır arkadaş?
Teröristlerin 'yakalanma' yası olmasın sakın.
CHP Mersin milletvekili Aytuğ Atıcı'dan söz ediyorum.
Vallahi adam cins biri…
Nevi şahsına münhasır yani…
Sakalını da temiz tutsa bari.
Öyle ya yıkayacaksın,
Tarayacaksın,
Kurutacaksın.
Zor iş be!
Neyse…
Kısacası OHAL bahane, ama şov şahane…
Medyada boy göstermek de.
İyi de OHAL'in 'yas'lık nesi var?
OHAL Fetullahçı Terör Örgütü ve PKK için çıkartıldı.
Bir de DHKP-C için…
Normal insanlara OHAL'den ne?
Kimin hayatı kısıtlandı mesela?
Bu protesto FETÖ'cü ve PKK'lı teröristler için olabilir.
CHP'li vekil Atıcı geçen gün Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı Fatih Sultan Mehmet Gençlik Kampına da gitti.
Açtı ağzını yumdu gözünü.
Kampta militan yetiştirildiğini iddia etti.
Hem de gençlerin huzurunda…
Aydın Doğan'ın Hürriyet'i de bunu matah bir şey gibi haber yaptı.
Öğrencilere 'militan' yaptı.
Halbuki orada sinema ve sanat vardı.
Tıp ve işletme öğrencileri ağırlıktaydı.
Militan benzetmesi öğrencileri çileden çıkardı ve CHP'li vekilin özür dilemesini istediler.
Sakallı vekil Aytuğ Atıcı'nın kampı görmeden, içeride ne olduğunu bilmeden yalan yanlış açıklamalarda bulunması kampa katılan öğrenci ailelerine de öfkelendirdi.
Çünkü orada CHP'li gençler de vardı.
Dedik ya adam şovmen.
Genel Başkanı Türkiye'yi karalamak için Focus dergisine konuşur, 'Türkiye güvensiz ülkedir gelmeyin' der…
Bu da Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın Silifke'de açtığı yaz kampına katılan öğrencilere militanlıkla suçlar.
Sakalı var ya!...

***

Erdoğan'a karşı çıkan malum kesimin durumu hep böyledir.
Atıp tutarlar.
Gerçeği çarpıtırlar…
FETÖ'ye verdikleri desteği gizlemek için milleti cambaza baktırırlar.
Hep böyledirler.
PKK'yı sırtlar, sonra inkâr ederler.
Düşmana Türkiye'yi satarlar.
Sonra belediye başkanlarına 'turiste iyi davranın' derler.
Bu tiplere karşı Erdoğan bazen traktörü yaptığı için taşlanan Henry Ford'a benzer.
Bazen de dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen Galileo'ya…
Bazen Ferrari'yi kuran Enzo Ferrari'ye…
Bazen atomu parçalayan Albert Einstein'e…
Kemik erimesi hastalığından ötürü 'futbol oynayamaz' denilen Messi'ye…
Bazen M. Schumacher'e…
Bazen Beethoven'a…
Uçamaz denilen Hezarfen'e…
Reis imkansız diye hayallerinden hiç vazgeçmedi.
Kendine ve milletine inandığı için her seçimi galip bitirdi.
Rakipleri de dünya da öfkelendi.
Hiçbirini takmadı.
Sakallı Atıcı ve patronu Kılıçdaroğlu gibiler; Reis suyun üstünde yürüse bile "Yüzme bilmiyor, ondan yürüyor" diye konuşacaktır nasılsa.
Bir bahane bulacaklar yani.
Ya da yaratacaklar.