ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY) ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Ersoy cinayetinde Gülen’in parmak izi

Anlatacağım olay mahkeme kayıtlarına geçtiği için isim vermekte bir sakınca yok.
FETÖ'nün işlediği cinayetleri nasıl faili meçhule soktuğunun somut örneğidir bu yazı.
Hikâye Fetullah Gülen'in, Kazakistan'da faaliyet gösteren 1 milyar dolarlık Turkuaz şirketini ele geçirmek istemesiyle başladı.
Şirketi vermemekte direnen kurucu ortak Zeki Pilge'yi ortadan kaldırmadan bu işin olmayacağını anladı FETÖ.
Müjdat Güler'e emir verdi.
O da Zeki Pilge'yi Rize'de mafya işleri yapan Ali Başaran'a 1,5 milyon dolara sattı.
Tarih 7 Ekim 2009…
Saat 18.30...
Bank Asya'nın Ümraniye'deki genel merkezinden çıkan Zeki Pilge, şirketin CEO'su Hayri Ersoy ile birlikte 34 BM... plakalı siyah Mercedes'e bindi.
CarrefourSA kavşağındaki ışıkta araba durdu.
Orada pusuya yatan kiralık katil Ali Başaran arabanın sağ arka koltuğuna yönelerek silahını ateşledi.
Hedefine kurşun yağdırdı.
Mermilerden üçü şirket CEO'su 2 çocuklu Hayri Ersoy'a, ikisi de Zeki Pilge'ye isabet etmişti.
Tesadüfen Zeki Pilge'nin koltuğunda oturan Hayri Ersoy aldığı kurşunlarla orada can verdi.
Zeki Pilge ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Katil de yürüyerek oradan kaçtı.
Cinayet planlı olduğu için kimse peşine düşmedi.
Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan suikast soruşturulmadı bile.
Faili meçhule bırakıldı.
2015'e kadar da dosyanın kapağını açan olmadı.
Cinayeti örtbas edenlerin hepsi FETÖ'cü idi.
Şimdi hepsi tutuklu.
Bu olay Fetullah Gülen'in gözünü kırpmadan cinayet işlediğine canlı bir örnektir.
Cinayeti Ali Güngör ve Akif Özgün isimli savcılar soruşturuyordu.
İkisi de tutuklu şimdi.
Soruşturmayı yürüten polis şefleri tanıdıktı.
Ali Fuat Yılmazer, Organize Suçlar Müdürü Nazmi Ardıç, yardımcısı Ahmet Kalender, Emniyet Müdürü Mahir Çakallı ve Emniyet Amiri Ahmet Üzümcü…
Bunlar da içeride.
Katil Ali Başaran'ı sorgulamak üzere Rize'ye giden iki komiser ise ihraç edildi.
İlk HTS kayıtlarını hazırlayan TİB Başkanı Osman Nihat Şen ve ekibi de tutuklandı.

***

Ama mesele tam olarak çözülmüş değil.
Çünkü filmin esas oğlanı ortada yok.
Esas azmettirici yani.
O dışarıda fink atıyor.
Dosyayı tozlu raflarda tutan eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da tutuklandı.
Dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da...
Çapkın'ın esas oğlandan bu hizmetinin karşılığında Yeşilköy'de 3,5 milyon dolarlık bir ev aldığı iddia edilmişti.
Kiralık katili bulan azmettirici Müjdat Güler'e gelince...
18 yıl hapse mahkum oldu.
Ama kaçtı.
Bu cinayette bile parmağı olduğu iddia edilen CIA bağlantılı eski MİT'çi Enver Altalyı da cezaevinde.

***

Cinayeti asıl azmettireni yani tepe ismi ortaya çıkaracak başka bir şey var.
Metin İşeri, Hayri Ersoy davasını adım adım izlemişti.
O da şimdi FETÖ'nün gaybubet evleri sorumlusu olarak gözaltında.
Eski Eyüp Belediye Başkan Yardımcısı olan Metin İşeri ne müştekiydi ne de zanlı yakını.
Metin, hangi kimlik, hangi hüviyet, hangi irade ve sorumlulukla duruşmalara katıldı?
Mahkemeyi neden izledi?
Soran yok.
Kimin adına olayı takip etti?
Kimlere canlı yayın yaptı?
Onu oraya FETÖ getirmişti.
Adana'da FETÖ'den tutuklanan, sonra tahliye olan Şaban Üçgül'ün tanıdığı FETÖ'cü ile Metin İşeri'nin yakınlığı neydi?
O da meçhul...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İşeri'nin Eyüp Belediye Başkan Yardımcılığı yaptığı sırada gerçekleştirdiği eylemleri tek tek incelemeye aldı.
2009-2014 yılları arasında Eyüp Belediyesi'nin temsil ve ağırlama giderleri adı altında örtülü ödenek harcamalarının FETÖ'ye bağlı şirket ve derneklere aktarılıp aktarılmadığı araştırılıyor.
İşeri'nin başkan yardımcılığı görevindeyken gerçekleştirdiği eylemlerin başında, 'Kültürler arası diyalog' kılıfıyla ABD'li senatörleri Eyüp'te ağırlaması geliyor.
Yani Zafer Çağlayan'ı ABD'de tutuklamak isteyen ekibi İstanbul'da bunlar ağırladı.
İşin içinde iş var iş.
Metin İşeri daha önce Kazakistan'da da çalıştı.
Ayrıca FETÖ'den tutuklu Kazakistan imamı Ali Tokul, ilk tutuklandığında Müjdat Güler'i cezaevinde defalarca ziyaret etmişti.
Neden, neden, neden?

***

Not:
Türkiye gazetesinin 28 Şubat soruşturması ve yolsuzluk iddialarını yazıp durması Aydın Doğan'ı köşeye sıkıştırmış olmalı.
Cem Küçük ve benimle ilgili eski bir tazminat davasını köpürttü dün.
Yani milleti cambaza baktırmak istedi.
Oysa asıl büyük turp torbada...
Hem bu yaptığın ne?
Habercilik mi algı mı?
ABD'nin Zafer Çağlayan tezgâhını niye köpürtüp duruyorsun?
Bu şekilde Cumhurbaşkanına zarar vereceğini mi sanıyorsun?

***

Son bir not:
Enver Altaylı ve kardeşi Taha ile ilgili başka sürprizlerim var.
Bekleyin...