NUR ÇİNTAY Sabah NUR ÇİNTAY

Yetmiş dört yıl öncesinden seyahat kuralları

Turan Aziz Beler’in dilimize çevirdiği 1943 basımı Görgü kitabında bir bölüm de seyahatlere ayrılmış: “Seyahatte neşesizlik ve mütemadi tenkit fayda vermediği gibi etrafımız üzerine çok fena bir tesir yapar...”

Geçen hafta Görgü Ansiklopedisi'nin seyahat, otel ve uçak maddeleriyle karşınıza çıkmıştık.
Bu haftaysa elimizde Dr. Gottfried Andreas'ın yazdığı, Turan Aziz Beler'in çevirip derlediği 1943 basımı Görgü var. Altındaki bantta da 'En Yeni Ve İleri Muaşeret Usulleri' yazılı...
Bu model kitapların hastasıyım. Âdetler, zihniyetler, gündelik hayat pratikleri nasıl değişmiş, harikulade biçimde seriyorlar ortaya. Kafalar, doğrular, ayıplar nerden nereye gelmiş, apaçık gösteriyorlar.
'Seyahatler' bölümünden ilerleyelim beraber:
"Seyahatler muhtelif maksatlarla yapılır.
Biri tabiatın güzelliklerinden istifade etmek, diğeri yabancı memleketleri görmek, kimi tahsil etmek veya kendini tedavi ettirmek veyahut eğlenmek ve başını dinlendirmek için seyahat eder. Başkaları iş yapmak gayesiyle seyahate çıkar.
Seyahatte yabancı muhitlerde teklifsizliği ifrat derecesine vardıranlar çoktur, halbuki teklifsizlik ve serbestî hiçbir zaman saygısızlık halini almamalıdır. Kibar bir insanın terbiyesi bir maske değildir. Onun için yamyamlar arasında bulunsa dahi terbiye ve nezaketine asla halel getirmez.
Seyahatte yapılan tanışmalar ekseriyetle geçicidir, bununla beraber bazen ileride çok işimize yarayabilecek kimselerle tanışmamız mümkündür. Yol arkadaşlarımıza karşı nazik davranmakla beraber yeni tanıdıklara karşı biraz ihtiyatkâr davranmak gerektir.
Tereddütümüzü kendilerine hissettirmemek lazımdır. Yabancı kimselere iltihak etmek hususunda da dikkatli olmak gerektir.
Bilhassa yalnız seyahat eden bayanlar bu meselede çok daha dikkatli olmalıdırlar.

İŞİ LAUBALİLİĞE DÖKMEYİN
Tren ve vapurlarda biletçilere, otel ve lokantalarda garsonlara karşı terbiyeli fakat vakur muamele edilmesi muvafıktır. Sertçe mütecaviz hareketlerden sakınmalıdır. Ancak bahşiş yerine tatlı dil kullanıp bunlara fazla yüz vermek ve işi laubaliliğe dökmek doğru değildir.
Seyahatte bazı aksiliklere tesadüf edilse bile neşeyi kaçırmayıp şen ve şatır kalmağa çalışmalıdır. Neşesizlik ve mütemadi tenkit fayda vermediği gibi etrafımız üzerine çok fena bir tesir yapar.
Kadınlar seyahatte kaprislerini tamamile unutmalıdır. Şakacı bir kimse bir zaman şu vecizeyi söylemiştir: 'Kadınsız seyahat eden Allahın sevgili kuludur'...
'Çok gezen çok bilir' derler. Yabancı memleketleri ziyaret etmek suretiyle başka milletlerin hayat ve âdetlerini öğrenmiş oluruz. Yola çıkmadan evvel ziyaret edeceğimiz memleket hakkında yazılmış eserleri tetkik etmemiz çok faydalıdır. Fakat yolda mütemadiyen seyahat kılavuzlarına ve tarifelere bakmak suretiyle gülünç olmamağa dikkat edilmelidir...
Yola çıkmadan gardırobumuzu da düzene koymak lazımdır. Birçok lüzumsuz şey götürmek abestir. Seyahat uzun sürecek ise büyük bir bavul bagaja verilmelidir. Yanımızda ufak tefek eşya için de bir el çantası bulundurmalıyız. Bavul ve çantaların zarif olması matlûptur. Seyahatte giyilecek elbisenin dayanıklı ve iyi olması şarttır."