NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Aman Yeni Zelanda’ya kim gidecek şimdi!

Tatilleri harcayıp, artık okuluyla, işiyle, yakında da kışıyla yerinden kımıldayamayacak döneme girmişken, bazı seyahat programları sinir bozuyor. Yeni Zelanda’ya gitmek için 10 neden mi? Nereden baktığınıza bağlı. Gelin Yeni Zelanda’ya gitmeme sebeplerimizi sayalım!

Muhteşem deniz nasıl olur? Çoğunlukla dalgalı mı? Hayır. Hiç de değil. O zaman o kadar da muhteşem değil belki de!
Bu yaz Ege'nin bile gönlünce tadını çıkaramamış biri olarak şu an Yeni Zelanda'ya gitmek o kadar imkânsız ötesi ki, yolladıkları bültenin daha ilk cümlesinden, kıskanç, haset, fesat bir tutum takınmaya hazırdım. Tam da uzanamadığı ciğere mundar diyecek bir kedi formundaydım.
'Yeni Zelanda'ya Gitmek için 10 Neden' başlıklı bir mail bu. İlk sırada 'Muhteşem Denizi' yer alıyor. Çoğunlukla dalgalı olan Yeni Zelanda'nın benzersiz sahil şeridi, vahşi görüntüsüyle ziyaretçilerine unutulmaz bir doğa güzelliği sunuyormuş. Curio Bay ve Porpoise Bay'de akşamları penguenlerin karaya çıkışını izlemek ise eşsiz anlar vaat ediyormuş.
Amaaan! Tamam, komik hayvanlar oldukları için onları izlemek zevkli oluyor, doğru. Ama bir belgesel açarak da yapabileceğiniz bir şey bu penguen seyri.
Yıllar önce Güney Afrika'da, Cape Town'daki Boulders Beach'de saatlerce seyretmiştim. Boyum uzamadı. O kadar da abartılacak şey değil.
İkinci sıraya Oamaru kasabasını koymuşlar. "Viktoryan dönemi kıyafetlerinden kültürlerine kadar yaşatan kasaba halkı ile çok ilginç bir nokta." Bu nasıl cümle?
Noktalama işareti yok! Kasaba, antika dükkânları, eski arabaları, sanat galerileri ve sürekli düzenlenen festivalleri ile yol boyunca pek çok misafir ağırlıyormuş.
Al işte, turistik! Ayrıca da eski arabanın envaiçeşidini Havana'da görmüş, doymuşum!
Üçüncü sırada Coromandel Ormanları yer alıyor. Yürüyüş patikalarıyla ünlüymüş. Buradan kalkıp Yeni Zelanda'ya patika yürüyüşüne gideceğiz yani!
Adanın kuzeyinde yer alan Hanmer bölgesindeki kaplıcalar, dinlenmek ve rahatlamak için tercih ediliyormuş. Pardon da, o kadar yaşlanmadık daha!
Kaikoura'daki balina turları da tehlike ve adrenalin severlerin vazgeçilmeziymiş. Adı üstünde: Tehlike. Uzak durmak en iyisi...
Dördüncü sırada Kutup Merkezi geliyor. Antarktika'nın soğuğu ve rüzgârının hissedilebildiği müzede o bölgeye ait kıyafetleri giyip kutupları deneyimlemek çok etkileyici kabul ediliyormuş. Bülteni yazan bile yekten etkileyici olduğunu söyleyememiş. Öyle kabul edildiğini yazmış. Güven vermiyor! Ayrıca da üşümeye Yeni Zelanda'ya gitmeye ne gerek var? Oturur birkaç ay bekleriz, kaloriferi de komple kapatıp yakıt masrafından yırttık mı, nasıl olsa donacağız.
Beşinci madde: Çöl safarisi. Jiplerle yapılan çöl safarisinin daha zorlu versiyonuymuş bu. Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaptığım yeter bana, daha zorlusuna gelemem. Dağın tepesine kurulmuş restoranda yemek diyorlar, ya hiç çöl safarisi yapmadıkları için insanın dişlerinin arasına bile kum girdiğini bilmiyorlar ya da çileği, ıspanağı evde doğru dürüst yıkamadıkları için kum yemeyi normal sanıyorlar!
10 maddenin beşini çürütmedik mi şimdi? 10 değil 100 olsa, yine hepsini gömeriz istersek. Nereden ve nasıl baktığımıza bağlı. Yakın vadede uzak seyahat yok, olmayacak, bu kadar. Bunu kafada netledik mi, cennete bilet yollasalar gitmeyiz!