EMRE AKÖZ EMRE AKÖZ

Şekeri yiyen hapı yutuyor

Marshmallow şekerlemesi yiyen çocuklar mutlu olacakmış. Reklam öyle diyor. Şeker bu, herkes sever. Yedikleri anda elbette mutlu olacaklardır. Peki ya gelecekte? O mutluluk devam edecek mi?
Gelin size Marshmallow Testi'nden söz edeyim de, kendiniz karar verin. Tam adı Stanford Marshmallow Deneyi olan çalışmanın geçmişi 1960'lara uzanıyor.
Psikolog Walter Mischel, Trinidad adasındaki gözlemlerinden hareketle Stanford Üniversitesi'nde bir deney kurguluyor.


Dört ile altı yaş arasındaki çocuklar teker teker bir odaya alınıyor. Deneyci çocuğa şöyle diyor: "Buraya, sevdiğini söylediğin şekerlemeden bırakıyorum. Ben şimdi dışarıya çıkacağım. Eğer ben yokken o şekerlemeyi yemezsen, döndüğümde sana aynısından bir tane daha vereceğim. O zaman iki şeker birden yiyebileceksin..."
Deneyci 15 dakikalığına çocuğu şekerleme ile baş başa bırakıyor. Tabii bu arada çocuğun neler yaptığı aynalı camdan izleniyor.
Deney işte bu kadar basit: Çocuk şekerlemeyi yedi mi, yemedi mi? Yediyse hemen mi yedi, bir süre bekleyip sonra mı yedi?
Geldik işin püf noktasına... Yıllar sonra, artık hepsi birer yetişkin olmuş deney çocukları, çok çeşitli açılardan inceleniyor.
Sonuçlar ilginç: Şekerlemeyi yemeyen veya 15 dakikalık sürenin sonuna doğru yiyen, yani zevki erteleyebilen çocuklar hayatta daha başarılı olmuşlar.
Şekerlemeyi hemen ağzına atanların başarı dereceleri ise diğer çocukların altında kalmış.
Evet, söyleyin bakalım: Sevdiğiniz bir çocuk (sizin ya da yakınınızın) reklamdaki gibi şekerlemeyi hemen yesin mi, yoksa sabaha mı bıraksın? Hangisini tercih edersiniz?
Not: Marshmallow'un Türkçesi hatmi çiçeğiymiş. Bataklık alanlarda yetişirmiş. Ebegümecigillerdenmiş.

***

Facebook bizimle kafa mı buluyor?

Geçen yıl Facebook'ta çok sayıda 'yalan' haber yer aldı. Bunların amacı ABD Başkanlık Seçimlerini etkilemekti. Bilhassa Trump ve Hillary destekçileri, karşı tarafı küçük düşürecek haberler kurgulamıştı.
İş bu kadarla kalmadı. Las Vegas'taki korkunç otel saldırısından sonra da yalan haberler çıktı... Dahası, Facebook yönetimi geçen yılki yalan haberlerin birçoğunun arkasında Rusların olduğunu saptadı.
Bunun üzerine Facebook dünya çapında bir kampanya yaptı. Geçen hafta bizim büyük gazetelerimize de "Asılsız Haberleri Tespit Etmeye Yönelik İpuçları" başlığıyla tam sayfa ilanlar verdi.
10 ipucundan birkaçı şöyle: "Kaynağı araştırın... Yazı biçiminin olağandışı olup olmadığına bakın... Fotoları gözden geçirin... Kanıtları kontrol edin... Başka haber kaynaklarına bakın... Haber bir şaka mı?.."
Ben de soruyorum: Bu ilan bir şaka mı? Bir yandan, "Yeni teknoloji insanları sabırsız yaptı, haberlerin başlığını okuyup geçiyorlar" diye yakınacaksınız... Öte yandan, paçanız sıkışınca, aynı okurlardan haberin ıcığını cıcığını incelemesini isteyeceksiniz.
Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg otomobil alırken egzoz emisyon değerlerini ölçüyor mu? Ev alırken statik hesaplarına bizzat bakıyor mu? Hayır. Çünkü o işle görevli kurum ve kuruluşlar var.
Ama bizden, her haberi (hem de 10 temel açıdan) kontrol etmemizi isteyebiliyor. Hedefine ulaşmayacağı apaçık olan bu ilanın asıl amacı, kendi işini başkasının üstüne yıkmak değildir de nedir? Bilen varsa söylesin ki ben de öğreneyim.
Not: Bu ilan hakkında Türk basınında pek az köşe yazarının yorum yapması sizin de tuhafınıza gitmedi mi?

***

Dikkat magazin!

Anlayalım bakalım, magazin haberlerindeki ayrıntıları görebiliyor musunuz? Yoksa size yakın gözlüğü mü yazalım?
Tuttu Fırlattı parçası çok tutulan şarkıcı Gökçe, eskiden rock grubunda davul çalarmış. Babası onun davul çalışı hakkında ne demiş?
a) Gökçe, davul sana ne yaptı da dövüp duruyorsun?
b) Sana bir de zurnacı ayarlayalım, sünnet düğünlerinde çalarsınız.
c) Kızım sen davulcudan ziyade marangoza benziyorsun.
d) Bari davulcuya kaçsaydın; sen kaça kaça davula kaçmışsın.
Sunucu Erhan Çelik, eski eşi Gülben Ergen hakkında, "Benimle evliyken Tolga (???) ile beraber oldu" dedi. Bu Tolga nam zatın soyadını biliyor musunuz?
a) Duyses
b) Duykes
c) Duğles
d) Dubleks
Kilolarından diyetle kurtulmayı başaramayan Hacı Sabancı çareyi mide ameliyatında bulmuş ve neticede 5 ayda 40 kilo vermiş. Peki Arzu Sabancı oğlu hakkında ne demiş?
a) Lahmacun masrafımız nihayet azalacak.
b) Arabistan'a yürüyerek gitse, bu kadar zayıflamazdı.
c) Yine benim eski Hacı'm oldu.
d) Hacı durumun çok acı. (Şaka, şaka.)
ATV'nin sevilen dizisi Aşk ve Mavi'de Hasibe karakterini canlandıran Ayşegül Ünsal, meğer aynı zamanda sıkı astrologmuş. Ünsal bu konuda ne diyor?
a) Bir kere bile lotoyu tutturamadım.
b) Astronomiyi kazanamayınca astrolog oldum.
c) Gökyüzünü çok seviyorum.
d) Susan Miller bizim yanımızda yetişti.

Cevaplar: Cadde'nin cadıları Caddebostan'da carladı.