PROF. DR. BENGİ SEMERCİ PROF. DR. BENGİ SEMERCİ

Hemen biri benim için yapsın

İstemek, dilemek, arzu etmek güzel şeyler düşündürüyor. Ama isteklerimizin gerçekleşmesi için yapılması gereken işler, geçilmesi gereken yollar ve kimi kez beklenmesi gereken zaman oluyor. İstekleri erteleyebilmek aslında bir anlamda büyümenin belirtisi. Çünkü çocukları, özellikle de 0-6 yaş grubundaki çocukları erişkinlerden ayıran en önemli özelliklerden biri isteklerini erteleyememeleridir. Karınları acıktığında hemen yemek isterler. Tuvaletlerini hemen yapmalılardır. "Şimdi uygun değil, biraz beklemen gerek" gibi uyarılar onları sakinleştirmez. Oysa büyüdükçe ertelemeyi, beklemeyi ve sabretmeyi öğreniriz. Ama daha önemlisi istediklerimizin olması için bizim de bazı şeyleri yapmamız gerektiğini anlarız. İsteklerimize sadece bekleyerek ulaşamayacağımızı, neler yaparsak ulaşabileceğimizi ve bizim adımıza birinin değil, sadece kendimizin yapabileceğini büyümek bize öğretir. Gerçekten öğretir mi? İşte bu sorunun yanıtı bazen karışık olabiliyor. Çünkü nasıl büyütüldüğümüze bağlı olarak erişkin olmamıza rağmen "Biri benim için yapsın, beklemeyeyim ve emek sarf etmeyeyim, zahmet çekmeyeyim" aşamasında kalmamıza sebep olabiliyor. Bu istekler gerçekleşmediğinde hayal kırıklığı ve öfke geliyor. Hayal kırıklığı kendinize kalırken, öfke diğerlerine yöneliyor.

BÜYÜMEYEN ÇOCUKLAR

Kaç yaşında olursa olsun suyunu başkasının getirmesi gerektiğine, ödevlerini ve eksiklerini başkalarının takip etmesinin doğru olduğuna, istediklerini hemen yapmaya hazır ebeveynlerinin varlığına alışan çocukların büyümesini beklemek gerçekçi olmuyor. Çocuklarının her şeyi kendilerinden beklediğinden yakınan ebeveynler, benden psikolojik yardım almak için geldiklerinde de aynı davranışı sergiliyor. Çocuğun değerlendirilmesinden sonra benim yapabileceklerimi merak eden ebeveynler, kendilerinin ne yapması gerektiğini sormuyor çoğunlukla. Hatta onlar sormadan yapmaları gerekenleri söylediğimde bu önerileri de uygulamıyorlar.
Onlar tutum değiştirmeden, zorlanmadan uzmanın sorunu çözmesini bekliyorlar. Gençler de farksız... Anne ve babaları onları dünyaya getirdiği için kendileri hiçbir çaba göstermeden tüm sorunlarının çözülmesini ve kendilerine iyi bir gelecek hazırlamasını bekliyorlar.

BABA BANA İŞ BUL
Özel üniversiteye kayıt yaptırmış ama devam etmeyen ya da sürekli sınıfta kalan gençler, ailelerinin ödemeye devam etmek zorunda olduğunu düşünüyor. Bir kısmı gelecek planı olarak babasının ona iş hazırlaması gerektiğini anlatıyor. İstediklerini elde etmek için bir şey yapmaları gerektiğini düşünmüyorlar. Bu nedenle de kendi yanlışlarını, kusurlarını görmeden başarısızlıklarını, sorunlarını başkalarının suçu olarak değerlendiriyor ve yine başkalarının değiştirmesini istiyorlar.

SORUMLULUK ALMAK BİR GÜÇ
İstemek, istediğimizi kısa sürede ve zahmetsiz elde etmek güzel gelebilir. Ama isteklerimizin her zaman olmayacağını bilmiyorsak, çocuklarımıza öğretememişsek bir sorun var demektir. İsteklerin gerçekleşmesi için kat edilmesi gereken yol bazen uzun ve yorucu olsa da, isteklerini birinden istemeden gerçekleştirmeye çalışmanın nasıl muhteşem bir his ve güç olduğunu öğrenmeden büyümek mutluluk getirir mi? Daha önemlisi bu gerçekten 'büyümek' sayılır mı?