NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Dizi büyüklerimize uzun ömürler!

Hayriye Çakırbeyli, Bahri Umman... Türkan anneanne, Bedia ‘sultan’ babaanne, Maide hala, Üzüm yenge... Bugün Dünya Yaşlılar Günü. Hemen her akşam evimizde olan dizi büyüklerini anmak için iyi zaman...

Evvela Ramiz Dayı'ya bir selam çakmamız lazım gelir. Muazzam aktör, nefis adam Tuncel Kurtiz'i kaybetmenin seneidevriyesiydi bu hafta basında. Üç yıl olmus tam. Dizilere ciddi deger katan isimler var. Basrol degil, güzel esas kadın ya da kızların nefesini kesen jön degil ama o bilgece repliklerin, üstünde hiç de egreti durmadıgı simalar... O siiri zaten ezbere de bilirmis gibi gelen, o fedakârlıgı tabii ki de tereddütsüz yaparmıs gibi hissettiren, yılların izini, tortusunu, telvesini ifadesinde tasıyan... Yaslı demeyelim de hani yas almıs olan... Yıllanmıs, yıllandıkça lezzetlenmis karakterler ile onlara can, kan, ruh verenler... Tecrübeli, olgun, role 'cuk' oturan oyuncular... Onlarsız olmazdı.

Hayriye hanım Meryem'ci mi Ceylan'cı mı olacak?
Hızır Çakırbeyli bir mafya reisiyse, Hayriye hanım için de aile reisi demek çok yanlış olmaz. Çakırbeyli sülalesinin en hürmette kusur etmediği kişi kendisi. Hükümet gibi kadın; neler görmüş geçirmiş. Aksi bazen, huysuz, dediği dedik, lafını fena oturtuyor ama nasihatleri de kulağa en pırlantasından, elmasından, bilmem kaç karatından küpe. Ara bozuyor arada, kimi zaman da herkesi bir arada tutan zamk. Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ı iktidara oturtan o maço mafya dünyası değil, kadınların rolü, kendi aralarındaki sohbeti muhabbeti. Çok iyi yazılıyor, çok iyi okunuyor. 'nın Hayriye hanım olarak performansı fevkaladenin fevkinde denenden. On numara beş yıldız. Zaten Çakırbeyli'ymiş sanki soyadı, zaten o doğurmuş Hızır'ı. Gerçeküstü biçimde gerçek. Yeni sezon fragmanından gördüğümüz, Meryem'in başı fena ağrıyacak önümüzdeki günlerde. Zira Ceylan (Sanem Çelik süper seçim) fena bastıracak. Anlaşılan sulhun temini için Hayriye hanıma bayağı bir rol düşecek. Bakalım kimden yana olacak?

Bahri 'baba'nın cehennemi
Lokantada yemek yerken arada kalkıp gözünü kırpmadan karşı masadaki adamı öldürecek ve biz onu seveceğiz, öyle mi? Tam da öyle. Oluyor bazen. Bahri Umman yani Bahri Baba bir yandan gaddar bir mafya babası... Öbür yandan da vicdanlı, şefkatli, yüce gönüllü bir aile babası... Ve incelikli, çekici, karizmatik bir bilge adam... Gusto ve raconla örülmüş. "Önümde sokaklar elde sigara / İnceden bir yağmur, anla Despina / Gecenin koynunda kabuksuz yara / Kanayıp da durur, anla Despina" diye devam eden mektubu nasıl unutulur? Yeni sezon fragmanında da "Cehennem nasıl bir yer, biliyor musun Despina?" diye soruyor. "Bütün sevdiklerin ölüyor, sen kalıyorsun. İşte öyle bir yer." Musa Uzunlar'ı seyretmek çok büyük haz. Poyraz Karayel'de herkese uzun ömürler dileyelim, ihtiyaçları olduğu muhakkak.

Hala, yenge, büyükanne...
En yeni akraba kim? Faryalı'yla Kelebek'in rahmetli amcalarının karısı: Üzüm yenge. Lafını zerre esirgemiyor, kodu mu oturtuyor. Zeki, hazırcevap, bilhassa aşkî mevzularda derde deva (Bodrum Masalı). Ortalığı karıştırma ustası Rahmi bey yok bu sezon ortalarda ama Maide hala, dehşetengiz planlarıyla bâki. Civan Canova harikuladedir, Hümeyra da öyle (Paramparça). Anneanne Türkan (Hikmet Körmükçü), dede Hulusi İplikçi (Ferdi Merter) ama en çok da Sadri Usta (Ayberk Atilla) sıcaklığıyla elini üstünüzden hiç çekmez (Kiralık Aşk). En dişli babaanne kim? Bedia Çalhan (Aliye Uzunatağan). Her şeyin para pul, mevki ve cemiyet olmadığını, bazı şeylerin metazori yapılamayacağını bakalım ne zaman öğrenecek? (Yüksek Sosyete)

Emek testi
Emek Sineması, İstanbul'un en kavga kopartan binalarından... Milleti ikiye bölenlerden: Şehrin tarihinin yapı taşlarından, Beyoğlu'nu Beyoğlu yapan simgelerden olduğu için aynen korunmalı, AVM harfleriyle aynı cümle içinde kullanılmamalı mıydı? Yoksa geç bile mi kalınmıştı? Fazlasıyla köhnemiş olan binayı dönemin rekabet şartlarına adapte etmek için ne gerekiyorsa yapılmalı mıydı? Kimilerinin gözüne önyargı perdeleri inmişti. Ama onları kaldırıp sonuca baktığımızda... Grand Pera'daki inşaatı, bitmesine çok az kala gezmiştik hakkını teslim etmek lazımdı ki umulanın ötesindeydi. Ünlü mimar Alexandre Vallaury'nin imzasını taşıyan Cercle d'Orient binası göz kamaştırıcıydı bir kere. O kapı, baca, tavan, çerçeve işlemeleri resmen nakış gibiydi. Bitişikteki diğer binaysa kültür sanata çok cömertçe yer açan bir AVM'ydi. Emek dışında büyüklü küçüklü sekiz sinema salonu daha vardı. Emek ise muhtemel eleştirileri kolay savuşturacak gibi görünüyordu. İyi akustik, eskiyle kıyaslanamayacak teknik imkânlar, rahat koltuklar, ferah fuaye... Evet o eski Emek değildi ama iyi ki de değildi. Çok daha konforluydu. İşte şimdi tam da test etme vakti. Bu akşam İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin sezon açılış konseri gerçekleşecek Emek'te, yeni adıyla Grand Pera Emek Salonu'nda. Sezon boyu devamı da gelecek. İlk fırsatta gitmeli. Test etmeden ahkam kesmemeli...