NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Evliliğin ekranla imtihanı

Esra Erol’un biricikliğinin sırrı... Seda Akgül’ün biçare bıkkınlığı... En iç burkan düğün, en tedirgin eden kaynana, en çetrefilli izdivaç... Haftanın ekran evliliklerine şahitlik ettik...

Evet, ellerimizi yıkayarak başlayalım. Hazır Dünya El Yıkama Günü'yken bugün.
Kuruladık mı? Şimdiii... Programda telefon bağlantısı alan sunucu ne yapar? Eğer Okan Bayülgen'se dalga geçecek açık arar ve bunun üstünden bir kariyer kurar.
Eğer evlendirme programı sunan biriyse fakat en takınmaması gereken üsluptur bu. Celallendirici değil tam tersi yatıştırıcı, olumlu, yapıcı olması şarttır. İdare eder. Öldürmek değil oldurmak için çaba harcar.
Ama içtenlik, ne kadar çaba harcasan da, eğer yoksa, oldurulup yutturulan bir şey değil.

AJİTASYON HESABI YOK
23 yaşındaki görme engelli Buket'in annesi, kızının en büyük hayalinin kendisiyle tanışmak olduğunu söylediğinde ve Buket'le telefon bağlantısı kurulduğunda... Sadece programa değil, tereddütsüz evine, iki oğlu İdris Ali ve Ömer'le de bir araya gelmeye davet edebiliyorsa hayranını... Bunları yaparken gözleri, hiç de ajitasyon hesabı yapmadan kendiliğinden doluyorsa... Gözyaşlarını üstüne basa basa bütün memlekete ilan etmek yerine, neşesiyle geçiştirmeye çalışıyorsa...
Bu insana içten deriz. 10 yıldır evlendirdiği bu milletle samimiyetle bütünleşmiş olduğunu düşünürüz.
İçtenlik, ekrandan insana kolaylıkla geçen, sahteyse de ivedilikle foyası çıkan bir hal. Esra Erol'un sırlarından biri bu: Yapmacık değil, poz değil, sahte değil...
Etraf evlendirme programı kaynıyor. Peki reytinglerde bu noktada olması ayrı, annemdem (babama rağmen hem de!) komşuma yakın çevremin takip ettiği yegane izdivaç programı olması tesadüf mü?
Hiçbir başarı tesadüfen olmuyor. Muazzam bir toparlayıcılığı var Esra Erol'un. Çok sayıda 'normal' hatta yakın geçmişin demode tabiriyle 'gideri' olan adayı mevcut stüdyoda ama araya karışan tımarhane kaçkınlarıyla da mükemmelen baş ediyor!
Yersiz gaz vermiyor, uçanı/düşeni tutuyor. Zırvalıkları fazla dallanıp budaklanmadan frenleyebiliyor. Raydan çıkanı maharetle geri sokuyor. Enerjisi hiç düşmüyor ve ortamı germeden, güzellikle idare ediyor herkesi. Gırgır da bir kadın...

SAADET DOLU SICACIK BİR YUVA
Esra Erol'un biricikliğinde ciddi payı olan bir de kozu var ki, onu atlarsak adalete hesap veremeyiz!
Eşi ve çocuklarıyla, mutlu bir aile yuvası hayal ettiriyor. Kocasıyla birbirlerine düşkünlükleri çok belli, iki şirin oğlan da resmin on numara beş yıldız ilavesi... Sırf sunucu değil, kendi özel hayatıyla da bir rol model. Evlendirme programı yapan diğer isimler içinde evliliğine bu denli imrenilen başka hiç kimse yok.
Sekiz kere boşanmış Seda Sayan'ın lafına mı güvenirsiniz gönlünüzden saadet dolu sıcak bir yuva geçiyorsa, yoksa bunu tam da pratiğe geçirmiş olduğunu düşündüren Esra Erol'u mu?
Diğerlerine geçmiş olsun. Açık ara. Çok net.

Çöküş: Kısmetse de olmuyor!
Geçen sezon kaptırıp izlenenlerdendi. Ama sonrasında o ne hızlı çöküş... O ne sefil final...
Bu sezon ise nasıl ama nasıl da tıkalı 'Kısmetse Olur'... Akmıyor. Çekmiyor. Hiçbir anda/yanda kısmet olmuyor. Birbirinin tıpkısı saçlı-kaşlı kızları ayırt etmek imkânsız, oğlanlar arasında nerede Eser'in, Emre'nin çapında bir şamatacı ruh?
Geçen sezondan kalma Semih ile Adnan'dan medet umulmasının, dünden kalan simidin ısıtılıp önümüze konmasından farkı yok. Hele ki ruhsuz ortamı canlandırsın diye bu hafta eve Ayça'nın alınması, Allah hiçbir yapımı bu hale düşürmesin.
Geçen sezonki ilgi büyük ölçüde programın sunucusu Seda Akgül sayesindeydi. CV'sinde bambaşka basamakları olan zeki, donanımlı, farkında, akıllı bir kadın. Nevrozdan çırpınan kızlara dayanma eşiği de yüksekti. Sonra delice kilo verdi, kendisinin yarısı oldu. Evlendi, altı ay sonra boşandı.
Belki bunlar, belki evdeki kızların derin şuursuzluğu, iç paralayan sevgi açlığı, bağışıklık sistemini çökertti. Sıkıldı. Bunaldı. Bıktı. Öyle görünüyor ve eldeki bu adaylarla da hiç haksız görünmüyor.

Yerine yakışan damat
Haftanın en iç burkan düğünü, çarşamba akşamkiydi. Ayşegül, Poyraz'ı elbette ki unutamıyor. Daha fenası da ölemiyor, deliremiyor, yaşayamıyor.
En nihayetinde deniyor: Birinci Ayşegül'ü gömüp ikinci Ayşegül devrini açmayı. Başkasını sevmeye çalışarak... Kimi? İşte bu kısmını iyi seçmişler.
İlker Aksum, Çınar rolüne cuk oturmuş.
Ayşegül'e bir de dişli kayınvalide gelmiş ki... Bu nikâh cüzdanının, hayallerdeki hakiki evliliğe gitmeyeceğinin sorumlusu o değil ama. Sebep, sevgilinin gölgesinin henüz hücrelerden çıkmamış olması. En sonunda da gölge olmaktan çıkıp kanlı canlı ortaya çıkması... Çınar da çılgın evet ama Poyraz'ın (İlker Kaleli) sınır tanımaz deliliğiyle kim yarışabilir?
İki İlker arası bol dilek tutsun bu sezon Burçin Terzioğlu...