NUR ÇİNTAY NUR ÇİNTAY

Hanım hanım Neriman!

Bugün ve yarın Veliefendi Hipodromu’nda heyecan var: TJK tarafından düzenlenen Longines Uluslararası Yarış Festivali. Topkapı Koşusu’ndan girelim, Gazi Koşusu’nun 90 yılında gezinelim, en şık şapkayı kim takacak diye bekleyelim...

Evvela herkese iyi bayramlar. Dertsiz, tasasız, mutlu, huzurlu bir bayram olsun hepimize.
Bugün ve yarın yani 2-3 Eylül sadece bayram değil. Meraklıları için heyecanın doruklarda olacağı bu iki gün boyunca Veliefendi Hipodromu'nda, Türkiye Jokey Kulübü'nün düzenlediği uluslararası bir yarış festivali gerçekleşiyor.
İsviçreli saat markası Longines'i bilir misiniz? Royal Ascot Yarışları, Paris Prix de Diane Longines, Dubai World Cup Şampiyonası gibi pek çok prestijli uluslararası yarışın 'Resmi Zaman Tutucusu' kendisi. Geçen yıl da Türkiye Jokey Kulübü'yle ortaklık imzaladı. Longines Uluslararası Yarış Festivali de böyle çıktı ortaya. Bu yılki, ikincisi...
Ünlü antrenörler, jokeyler, dünyanın önemli jokey kulüpleri ve yarışçılık otoritelerinin temsilcileri, at sahipleri... Bu festival için İstanbul'da bir araya gelecek. Bilhassa da yarınki Topkapı Koşusu'nu bekleyecek.
Pazar günü çim pistte 1600 metre mesafede gerçekleştirilecek olan Topkapı Koşusu, festivalin en mühim yarışı. Üç ve yukarı yaşta safkan İngiliz atların katılacağı koşunun birincilik ikramiyesi hiç fena değil: 270 bin Avro.
Yine pazar günü, maddi karşılığından ziyade sembolik değeriyle yürekleri hoplatacak bir ödül de var: Günün en şık şapkalı kadınına verilecek olan 'Longines Zarafet Ödülü' bakalım kime gidecek...

90 YILDIR HİÇ TEKLEMEDEN!
Mücevher denince ne anlarsınız? Gerdanlık? Broş? Pırlanta? Elmas?
Golden Prince'den Mine'ye geçmiş kahramanların hikâyelerini anlatan, deri ciltli, 'altın varak' kenarlı bir (kitap demeye dilim varmıyor) eser var şu an elimde. Evet, Türkiye Jokey Kulübü bir mücevher yayımlamış!
'Doksan Yılın Öyküsü / Gazi Koşusu 1927-2016' tam da adından anlaşılacağı gibi Gazi Koşusu'nun 90 yılını (ki 90 yıldır kesintisiz düzenlenen tek spor müsabakası maşallah) ama adından anlaşılamayacağı kadar hikâyeli ve lezzetli biçimde sergiliyor.

FB-GS DERBİSİNİN GERİSİ
Derbi denince ne anlarsınız peki? FB-GS? BJK-FB? GS-BJK? Büyük takımlar arasındaki bir maç ve ille de futbol mu?
Yıllardır futbolla özdeşleşmiş bir kelime evet ama esasında bir kontun adı. İlk olarak 1778'de İngiltere'de, 12. Derby Kontu Lord Earl Derby tarafından düzenlenen at yarışlarıyla alıyor etimolojideki yerini.
'Kralların Sporu' ve de 'Sporların Kralı' kabul ediliyor, gelişmişlik göstergesi oluyor. Sosyo-ekonomik anlamda sağladığı katma değerle de Suudi Arabistan'dan ABD'ye, Fransa'dan Hindistan'a, her yana yayılıyor.
Bize gelirsek; Orta Asya'dan Osmanlı'ya, sonra da Cumhuriyet'e uzanan köklü bir atçılık kültüründen bahsedebiliriz. Gazi Koşusu'na da Türk atçılığının derbisi diyebiliriz, çünkü zaten öyle diyorlar!



İLK GÖZ AĞRISI NERİMAN
Yakın tarihten geriye doğru gidelim. Belli ki bal seviliyor: "Bir parmak bal, 3 demet maydonoz yiyen yarım kova su içen Hafız yarışı önde bitirdi" (1986)...
"Şampiyon atın ödülü: Bir kova ballı şerbet" (1984)...
"Sahibine 280 bin lira kazandıran kör at, iki şeker, bir öpücük aldı" (1976)... Bahsedilen Buğra'nın sahibesi Gülsüm Eliyeşil. 1978'in şampiyonu Cihangir Harmony ise çok karakteristik bir güzelliği olduğu anlaşılan Hatice Celaloğlu'nun... Atlarla kadınların arası iyi belli ki...
Gazi Koşusu'nu La Fleche'in kazandığını duyuran gazetenin manşetinde Refik Koraltan dünyaya mesaj veriyor: "Kıbrıstaki tedhişleri Türkler değil, Rumlar yapmaktadır!" (1956)...
Geldik en başa: İlk yıl 1927. "Kurban Bayramı'nın son günü yayımlanan gazeteler, Türk yarışçılığının bu özel gününe ait haberleri, ilk sayfalarından verdi" diyor kitabın yazarı Reşat Köstem. Ankara muhabiri Münir Bey'in telgrafla geçtiği haber de "Fama'nın idmansızlığı yüzünden, Neriman topal düştüğü halde koşuyu hanım hanım kazandı" diye bitiyor.
Neriman, Şekerci Hacıbekirzade Ali Bey'in atı. Bu vesileyle, bir kere daha iyi bayramlar...

HER AT AYRI BİR KARAKTER
İki farklı canlının birlikte yaptığı tek spor... Atların da jokeylerin de şöhretli ve kıymetli olması çok doğal. Anekdotları okudukça hissediyor insan:
Her at ayrı bir şahsiyet. Ve her atın jokeyiyle olan ilişkisi, biricik.
İsimlerin; karakteri hatta kısmeti de belirlediğini düşünenlerden misiniz?
Neriman, Neslihan, Ece, Mine, Mayide... Miramis, Bikini, Konca, Darling, Minimo... Özdemir, Abbas, Sadettin, Melikşah, Fernando... Mystical Storm, Top Image, Apaçi, Matador Yaşar, Doktor Seferof...
90 yılın şampiyonlarından bir rüya takımı yaptık diyelim... Hep birlikte yarışacaklar! Matador Yaşar varken Mayide'ye şans verir misiniz?..