SELAHATTİN DÖNMEZ SELAHATTİN DÖNMEZ

Ozon tedavisi zayıflatır mı?

Ülkemizde 1999’dan bu yana uygulanan ozon tedavisi giderek önem kazanan tamamlayıcı tıbbın en iyi uygulamalarından biri. Ozon tedavisi kişiyi doğrudan zayıflatmıyor ama metabolizmayı hızlandırıyor, kan şekerini düzenliyor, cilt yaralarının hızla iyileşmesini sağlıyor, ağrıları azaltıyor

Ozon medikal bir cihaz yardımı ile oksijenden elde edilen bir gaz. Doktor kontrolünde uygulanması gereken tedavide, 1 ila 100 mikrogram arasında ozon gazı, hastanın ihtiyacına ve tedavinin etkinliğine göre kişiye veriliyor. Ozon yanıcı ve ağrı verici bir gaz olduğu için doğrudan verilmiyor. En sık uygulanan yöntem, majör kan tedavisi adlı yöntem. Bu yöntemde kanınız damar yolu açılarak bir şişeye alınıyor, şişeye enjeksiyon yardımı ile uygun dozda ozon gazı basınç uygulanmadan enjeksiyon şeklinde aktarılıyor. Daha sonra ozon ile karışan kanınız damar yolu ile vücuda geri veriliyor.



ZAYIFLATMIYOR AMA SAĞLIĞA FAYDALI
Ozon tedavisini destekleyici bir tedavi olarak kullanmanın faydaları saymakla bitmiyor. Her yaştan kadın erkekte birçok hastalığa karşı etkili. Fakat ozon zayıflatmıyor. Yapılan araştırmalar metabolizmayı hızlandırdığını ve diyete uyumda hastaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Obezite tedavisinin ana unsuru olmamakla beraber metabolizması yavaş kişilerde hekim kontrolünde faydalı olabiliyor.

ŞEKERİ DÜZENLİYOR
Diyabetli hastaların tıbbi tedavileri devam ederken ozon almaları durumunda kullandıkları antidiyabetik ilaçları daha az dozlarda almaları mümkün oluyor. Çünkü ozon dolaşıma girdikten sonra pankreasta insülin salgılatan beta hücrelerini aktive ediyor ve insülin salgılanmasını tetikliyor. Yapılan araştırmalarda ozon tedavisini diyabet tedavisi ile uygulayan şeker hastalarının son üç aylık kan şekeri ortalamasında düşüş görülüyor.
Bugün ozon tedavisi ayak yaraları, dermatidler, uzun süre yatalak hastalarda oluşan yatak yaraları, diyabetik ayak yaraları, fistüller, zor iyileşen zona gibi hastalıklarda çok kısa sürede iyileşme sağlıyor. Bazen kana verilen, bazen de yaranın olduğu yere topikal uygulanan ozon tedaviye destek oluyor. Kronik yorgunluğu olan kişilerde ozon uygulaması enerji üretimini artırır, yorgunluğu ortadan kaldırr.

SPORCULARA UYGUN DEĞİL
Yaşlanmayı geciktirici etkisi olan ozon, dokulardaki oksijenin kullanılmasını sağlayarak organların çalışma kapasitelerini maksimum düzeye çıkarır. Sporcularda ozonun enerji ve performansı artırıcı etkisi bulunuyor.
Fakat Olimpiyat Komitesi bu etkileri sebebi ile doping sınıfına aldığı için kullanılmasına izin verilmiyor. Yapılan araştırmalar selülitli bölgede dokunun içine enjekte edildiğinde selülitin gerilediğini gösteriyor. Romatizmal hastalıklarda kullanılan ozon, hastalıktan kaynaklanan ağrıların şiddetini azaltıyor.

Vücudu yenileyen beş mucize öneri
1- Prof. Dr. Aziz Sancar'ın Nobel Kimya Ödülü'nü almasını sağlayan buluş uzun ve sağlıklı bir yaşamı yakalamanın sırrı. Gün ışığına maruz kalan bedenimizde DNA'larımız hasar görüyor. Aziz Hoca, sabahın erken vakitlerinde, alacakaranlık sonrası oluşan lacivertimsi ilk ışıkların fotoliyaz adı verilen enzimin oluşmasını sağladığını ve DNA hasarını tamir ettiğini kanıtladı. Bu mavi ışıkları yakalamak için erken uyanmak gerekli. Her gün bu mucizeyi bedeninize yaşatın.
2- Beynimiz en önemli organımız. Yaşamın tüm faaliyetlerinin kontrol merkezi. Bunlardan biri hafıza kontrolü. Öğrenme, hayat tecrübeleri ve geçmiş anılarımızı hafızamız sayesinde deneyimliyoruz. Güçlü hafıza için omega 3 yağ asitlerinden zengin balık tüketmek önemli. Beynimize en büyük darbeyi bol früktoz içeren ve diyet meşrubat çeşitleri vuruyor. Boston Üniversitesi'nde yapılan yeni araştırmalar yemeklerin yanında zevk için içilen şekerli ya da tatlandırıcılı meşrubatların beyin hacminde küçülme sağlayarak hafızayı sekteye uğrattığını ortaya koyuyor. Bu sebeple güçlü bir hafıza için meşrubatları hayatınızdan çıkarmanızı tavsiye ederim.
3- Her gün bir kase yoğurt yemeyi ihmal etmeyin. Yoğurt bağırsaklarda oluşan tüm zehirlerin doğal ilacı. Bu zehirlerin sindirim sisteminden hızlı temizlenmesini sağlayan yoğurt böylece bağışıklık sisteminin de güçlenmesini sağlıyor. Düzenli olarak sadece bir kase yoğurt tüketmek sağlam kemiklerin garantisi.
4- Her gece yatmadan önce bir büyük bardak su için. Yapılan araştırmalar gece yatmadan önce büyük bir bardak su içmenin kanın akışkanlığını attırarak bedeni gece oluşabilecek kalp krizlerinden koruduğunu gösteriyor. Özellikle oda sıcaklığında yani ılık su için. Ve suyunuza limon gibi mideyi gece yatarken rahatsız edecek ilaveler yapmamanızı öneririm.
5- Güne ballı su ile başlamayı ihmal etmeyin. Bal, vitaminler, enzimler, mineraller, aminoasitler, antioksidanlar ve vücut için gerekli yaşamsal değerde pek çok element içeriyor. 100 gram balda, yaklaşık 304 kalori var. Güne ballı su içerek başlamak enerji veriyor, kronik yorgunluğun ortadan kalkmasını sağlıyor. Öte yandan bal, antioksidan ve antibakteriyel özelliğiyle, vücudun direncini artırıyor; sağlığı korumaya yardımcı oluyor. Sabah içilen ballı su, sindirim için de etkili. Sindirim kanalında açığa çıkan besin bileşenlerinin bağırsaklarda daha fazla kullanılmasını sağlayarak vücuda yarar sağlıyor. Sabahları bir yemek kaşığı balı bir su bardağı ılık su içine karıştırıp içerseniz öksürük, bronşit, ishal, kabızlık ve kolit ağrılarından kurtulabilirsiniz.