SELAHATTİN DÖNMEZ SELAHATTİN DÖNMEZ

Yeni çağın hastalığı: Duygusal iştahsızlık

Bir deri bir kemik biri için hemen ‘anoreksiya’ damgası vuruluyor. Eğer birey çok zayıflıyorsa nedeni duygusal iştahsızlık olabilir. Peki bunun önüne geçmek ve kaybedilen kiloları sağlıklı bir şekilde geri almak için neler yapmak gerekir?

Sıfır beden olma arzusu ve gerçek dışı orantılı bedenlere kavuşma dürtüsü bireylerin sağlıklı kilolarından hızla uzaklaşmalarına neden oluyor. Beğenilme arzusu, psikolojik değişimler bireyleri sürekli zayıf olmaya yönlendirir. Bu yüzden genelde kadınlar erkeklere göre sağlıklı kiloda kalmak yerine hep daha zayıf olma arzusu içerisindedir.
Bedenini beğenmeme kişinin kendini nasıl gördüğü ile ilgilidir. Bozuk beden algısı kişinin kendi bedeniyle ilgili gerçek olmayan görünüme sahip olduğu düşüncesidir. Bu algı, çevreden gelen olumsuz yorumlar, eleştiriler, dergi ve televizyonların kişilerin nasıl göründüğü ile ilgili yaptığı yorumlardan ciddi düzeyde etkilenir. Ayrıca ciddi oranda artan depresyon, bozuk beden algısı ile yakından ilişkilidir.



DEPRESYON AŞIRI ZAYIF KALMAYI TETİKLER
Hastalar daha önce zevk aldıkları yiyeceklerden zevk almamaya başlar. Besinlere karşı ilgisizlik olur. Depresif hastaların sık yakındıkları kabızlık, az yemek yeme veya su içmemeye bağlı olabileceği gibi fiziksel aktivite düzeyindeki azalmaya bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Ayrıca bu kişilerde hem beden algısındaki bozulmalar hem de iştah kayıplarındaki gözlenen durumlara bağlı olarak, su kaybı, vitamin değerlerinde azalma veya daha ciddi yeme bozuklukları ortaya çıkabilir.
Eğer birey çok zayıflıyorsa nedeninin duygusal iştahsızlık olabildiğini artık çok net biliyoruz. Duygusal iştah, anoreksiya gibi bir yeme bozukluğudur. Fiziksel olarak acıkmasanız da; can sıkıntısı, yorgunluk, stres, öfke, mutluluk gibi nedenler sizi yemek yemeye iter. Tüm bu nedenlerin beyinde sıfırlanmasıyla da yemeye karşı ilgisizlik başlar. Normalde duygusal açlık yaşıyorsanız yemek yemeniz midenizi tatmin etmez ve yeme isteğiniz devam ederken duygusal iştahsızlık sizi pençesine aldığında su bile içmeden yaşama isteği açığa çıkar. Bu durum bireyin aşırı zayıflamasını sağlar.

ÖLÜMLE DANS ETMEK GİBİ
Her zayıf olan bireyde anoreksiya nervoza hastalığından şüphelenilmez. Ancak zayıf olmayı ve zayıf olma isteğini takıntı haline getiren ve kilo vermeyi her şeyin önünde tutan bireylerde anoreksiya görülür. Bilinçli olarak kendisini yemekten uzak tutmaya başlayan birey kendi bedenini farklı bir beden olarak algılar. Zayıflamaya başlasa da kendisini sürekli kilolu düşünür.
Kilo almaktan korkma, sağlıklı kiloda kalmayı reddetme, adetten kesilme, beden algısının bozulması gibi psikolojik sıkıntıları da beraberinde getirir. Bu hastalık, bireyin çevresindekiler tarafından fark edilmez ise organ hasarları nedeniyle ölüme kadar varabilir. Anoreksiyada kronik açlığa bağlı olarak tiroit fonksiyonlarında bozulma meydana gelir. Tiroit hormonu olarak bildiğimiz T3 düzeyinde düşüklüğe neden olabilir.

Sağlıklı kilo almak için 7 ipucu
Egzersiz yapın:
Sanılanın aksine kilo almak için de egzersiz yapmak şarttır. Her gün düşük tempoda yapılan egzersiz, vücudun orantısız yağ ve kas depolanması yerine orantılı ve kontrollü vücut görüntüsü için önemlidir.
Sigara içiyorsanız bırakın: Sigara iştahı kapatır ve içerdiği nikotin nedeni ile metabolizmayı hızlandırdığı belirtilmektedir.
6 öğün kuralını bozmayın: Zayıf kişiler çoğu zaman günde 2-3 öğün tüketirler. Ve doğal olarak makarna, kebap, hamburger dahi yeseler günlük almaları gereken kalorinin üzerine çıkamadıkları için kilo alamazlar. Üç ana üç ara öğün yapmadan kilo alamayacağınızı unutmayın.
Öğündeki yiyeceklerin küçük porsiyonlarının hem besin değeri açısından yüksek hem de kaloriden zengin olması şart. Mesela yumurtayı haşlama yerine az yağlı bol peynirli omlet yapmak, sütü sade içmek yerine taze meyve ve bal ile smootie kıvamında içerek normalde yediğiniz içtiğiniz aynı miktarı daha fazla kalori ile desteklemeniz yeterli. Ana öğünlerde 800, ara öğünlerde de en az 300 kalori almalısınız. Böylece kas kütlenizi ayda 2-4 kilo artırabilirsiniz.
Öğünlerde asitli gazlı içecek tüketmeyin: Zayıf kişilerin öğünlerde asitli ve şekerli içeceklerden fazla tüketmelerine rağmen kilo alamadıklarını görüyoruz. Çünkü içecek ile mide dolduğunda asıl alınması gereken kaloriye ulaştırmıyor ve kilo almak için gerekli vitamin-mineralleri sağlayamıyor. Ana yemeklerde kilo aldıran en değerli içeceğin ayran olduğunu da belirtmeliyim.
Kuruyemişler kalori bombardımanı: Ceviz, badem, Antep fıstığı ve fındık yüksek kalori içerir ancak kas kütlesini koruyan ve sağlıklı kilo almada dengeyi sağlayan kilit yiyeceklerdendir. Planlayacağınız iki ara öğünde 100'er gram karışık kuruyemiş yiyin.
İştah açıcı baharatlar: Yemeklerde ve salatalarda iştah açan pul biber, sumak, kimyon, karabiber ve hardalı bolca kullanın. Biberlerin acı olanlarında bulunan kapsiyum bileşikleri merkezi sinir sistemini uyararak yemeğin daha uzun sürmesini sağlar. Hardal ve kimyon yağ yakıcı bileşikler içerir ve yemeklerin yanında bu baharatlardan düzenli tüketmek yağlanmayı değil kas kütlesinin artarak sağlıklı kilo almaya geçişin sağlanmasında büyük rol oynar. Sumak ve karabiber ise yemeğin ya da salatanın lezzetini arttırarak dil aroma tat dengesini korur.
Çinko ve demir desteği: Çinko beyinde tat ve koku alıcılarından gelen bilgilerin alındığı ve işlendiği alanları harekete geçiren bir mineraldir. Kandaki çinko düzeyinin iştahı ve tat tercihini etkilediği bilinen bir gerçektir. Demir mineralinin eksikliğinde de solukluk, iştahsızlık ve yorulma görülür. Zayıflıkla mücadele edenlerde kanda hem demir hem de çinko düzeyleri oldukça düşüktür. Besinlerde çinko ve demirden zengin yiyecekler tercih edilmeli, ancak ilk zamanlarda kilo alımının hızı için mineral tableti olacak şeklinde doktor kontrolünde uygun dozajlarda destek alınmalıdır.