SELAHATTİN DÖNMEZ SELAHATTİN DÖNMEZ

Pirinç yerine bulgur

Bulgur, içindeki diyet lifleri ve dirençli nişasta sayesinde kan şekerini yavaş bir şekilde yükseltir, yağ depolanmasını önler. Bu nedenle bulgur; hiperglisemi, diyabet ve obezite başta olmak üzere birçok hastalığa karşı beyaz pirinçten sağlıklı bir karbonhidrat alternatifidir

Beyaz pirinç tüketerek vücudumuzun hastalıklara yelken açmasını sağlıyoruz. Dolmalara, sebze yemeklerine, çorbalara bolca pirinç eklemeye devam ediyoruz. Antioksidanlar, B vitaminleri ve diyet lifinin tahıllar arasındaki en zengin kaynağı olan bulgurun değerini ne yazık ki yeterince bilmiyoruz.
Bulgur, genellikle sert buğdayların temizleme, ıslatma, pişirme, kurutma, kabuk soyma, kırma ve eleme işlemleri sonucunda elde edilen bir üründür. Türkiye'de bu işlemlerin sıralamasındaki farklılıklar nedeniyle iki tür bulgur üretim sistemi vardır.
Bunlar Gaziantep tipi ve Karaman tipi üretimdir. Her iki üretim şeklini de önemli kılan pişirme ve kurutma aşamalarıdır. Buğdaydan bulgur elde edilirken, pişirme aşamasında bulgurun yapısındaki nişasta jel kıvamı alırken, kurutma aşamasında sertleşir.
Bulgurun nem oranının düşük olması da bu aşamalar sonunda dayanıklı bir yapısının oluşmasını sağlar. Ve böylece bulgur en dayanıklı tam tahıl ürünü olarak mutfağımızda yerini alır. Radyasyon emmez, sıcak ve rutubetli ortamlarda saklanabilir.
Pişirme ve kurutma işlemlerinden dolayı bulgurun B vitamini değeri azalmaz, küf, böcek ve larva gelişimi olmaz ve raf ömrü diğer tahıl ürünlerinden uzun olur. Kolay pişirilen, rahat sindirilen ve uzun süre bozulmadan dayanan bulgur, bu özelliklerinin yanında besleyici, doyurucu, lezzetli ve ekonomiktir.



KALP HASTALIĞINA KARŞI KORUR
Bulgur diyet lifi, sağlıklı nişasta, sağlıklı yağ, mineraller, vitaminler ve fitokimyasallar gibi pek çok önemli bileşen açısından zengindir.
Diyet lifinin; miyokardiyal enfarktüs, kalp rahatsızlıkları, bazı kanser türleri, diyabet, insülin direnci ve metabolik sendrom gibi pek çok hastalık üzerinde koruyucu bir rol oynadığını kanıtlayan onlarca araştırma vardır.
1999'da Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre, bulgur gibi hububat ürünlerini tüketen kadınların koroner kalp rahatsızlıklarına yakalanma riski yüzde 34 oranında düşüktür.
Bulgur, kolesterol ve doymuş yağ içermez. Yapısında çok az miktarda yağ bulunur ve içerdiği yağlar ise sağlık açısından yararlı olan doymamış yağlardır. Bulgur, kan yağ ve kolesterol düzeylerini düşürerek kalp hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteren muhteşem bir tam tahıldır.
Bulgurun protein, karbonhidrat, diyet lifi, kalsiyum, demir, E vitamini ve B vitaminleri içeriği pirinçten fazladır. Öyle ki pirinçle kıyaslandığı zaman bulgurun protein miktarı 1,4 kat, toplam mineral madde miktarı 3,75 kat, demir miktarı 3,1 kat, riboflavin miktarı 10,5 kat, tiamin miktarı da 39,3 kat daha zengindir.
Bu nedenle bulgur, pirinçten çok daha besleyici bir tahıldır. Aynı zamanda içerdiği folik asitten dolayı çocuk ve hamile kadınlar açısından çok önemli bir gıda maddesidir.

BAĞIRSAK DOSTU
Bulgurun içerdiği diyet lifi, bağırsağın daha iyi çalışmasını sağlar. Bağırsak işlevlerini artırarak bağırsak kanserine, bu kanseri tetikleyen yüksek oranda hayvansal yağlı öğünlere ve toksik öğelere karşı bağırsağı korur.
Hem yapısında fitik asit olmaması hem de selüloz içeren diyet lifinden zengin olmasıyla bulgur bağırsak emilimini hızlandırır.



Şalgamın gizli sırrı
Şalgam suyun içerdiği antioksidanlar sayesinde, solunum yolunu temizler, sindirim sistemini düzenler, kalp-damar hastalıklarını önler ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Fakat şalgamı asıl güçlü kılan, kara havuç ve bulgurun aynı anda fermente edilmesiyle oluşan zengin içeriğidir. Kara havuç antosiyanin maddesinden zengin bir antioksidan kaynağıdır. Bu fermantasyon sırasında bulgur ise laktik asit bakterilerinin şalgamı oluşturması için zengin bir besi ortamı sağlamaktadır.