DİLEK GÜNGÖR Sabah DİLEK GÜNGÖR

Benim vatandaşım işini bilir!

Bu söz rahmetli Turgut Özal'la litaratüre girmişti. Özal'ın sözünün orjinali "Benim memurum işini bilir" şeklindeydi. Daha sonra da bu söz "Benim vatandaşım işini bilir"e evrilmişti.
Hakikaten de bazılarımızın işini çok iyi bildiği (!) kesin.
Biliyorsunuz, son dönemde bankacılık sektöründe bir kredi patlaması var. Düşük faizler, istikrar ve geleceğe güven vatandaşı kredi çekip mal-mülk almaya itiyor. Kamu bankalarında son 1 yıldaki kredi artışı yüzde 30'u buldu.
Özel bankalarda ise bu oran yüzde 18'lerde... Kamudaki yüksek artışın en önemli nedeni elbette ki, faiz oranlarının özellerden daha düşük olması...
İşte bu noktada ilginç duyumlar kulağıma geliyor.
***
Nedir derseniz...
Son dönemde 'Benim işini bilen vatandaşım' kamu bankalarından ucuza para alıp, özel bankaların kapısında kuyruğa giriyormuş.
Amaçları ne mi? Kamudan çektikleri krediyi özel bankalarda yüksek faizle mevduata yatırıyorlar. Sonra gel keyfim gel...
Elini kolunu sallayarak, paradan para kazan...
'Tatlı para'yı bir örnekle anlatayım.
Kamu bankalarında tüketici kredilerinin faizi yüzde 1'in altında.
Konut kredisinde faiz yüzde 0.80'lerde. Kamudan aylık yüzde 0.90'la kredi çektiğinizi, gidip özel bankaya yüzde 1.20 faizle mevduata yatırdığınızı düşünün. Misal, kamu bankasından 1 milyon TL çekip, özel bankaya mevduata koyan bir kişi kredi borcunu ödese de yılda cebine 40 bin TL 'keş' kalıyor.
***
Kamu bankalarından birinin yöneticisine sordum. Münferit olayların yaşanabileceğini söylüyor. Mevduat ile kredi arasında kısa vadede para kazanabileceğini ancak uzun vadede bunun pek de mümkün olmayacağını anlatıyor.
'İşini bilen vatandaş' sayısının ne olduğunu bilmiyorum. Ama sektörde konuşulduğuna göre öyle az-buz bir rakam değil...
Kimbilir kamu bankalarındaki kredi artışında ne kadar payları var?