DİLEK GÜNGÖR DİLEK GÜNGÖR

Ekonomik harekât planı hazırlanıyor

Yediği yemeği, içtiği suyu gönderdik. Türksat'ta TV açtırdık. Çıkardığı petrolü taşıdık. Yeri geldi, memurlarının maaş ödemesine destek olduk. Yılbaşına kadar elektriğini verdik. Kabile reisliğinden Sayın Barzani'ye terfi ettirdik.
Peki ya sonuç?
Sonuç geldiğimiz nokta... Adam kalkıyor, uluslararası topluma kafa tutuyor, "Bağımsızlık ilan edeceğim" deyip bölgeyi ateşe vermeye çalışıyor.
Sınırımıza ikinci bir İsrail'i yerleştirmek istiyor. Buna da sessiz ve tepkisiz kalmamızı bekliyor.
Yok öyle yağma...
Hocacılar gibi "Suriyeliler'i Suriyeliler'den çok sevdik de ne oldu? Bu kez Irak'ı Iraklılar'dan çok sevmeyelim, bırakalım Kürtler kendi irade beyanlarını kullansınlar" diyemiyorum. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu gibi "Diyarbakır'da sorgulayıp, Habur'da asalım" kafasında da değilim.
Ancak Mesud Barzani'nin kurmayı hayal ettiği Federal Kürdistan Cumhuriyeti'nin Ortadoğu haritasını değiştirme ihtimali, Irak'ta önce etnik sonra mezhep temelli bir çatışma ortamı yaratma olasılığı, kaosun önce Suriye daha sonra da Türkiye'ye yayılma senaryosu herkes gibi beni de ürkütüyor.
Bu nedenle, Barzani'yi yaptığı yanlıştan döndürecek caydırıcı önlemleri bir an evvel söylemden icraate geçirmek gerekiyor.
Atılacak adımlar 22 Eylül'e kaydırılan Milli Güvenlik Kurulu'nda masaya yatırılacak. Türkiye sınırda namlunun ucunu gösterse de etkili bir ekonomik harekât planı konuşuluyor. Öğrendiğime göre, MGK öncesinde ilgili bakanlıklar bu planı masaya yatırmış durumda.
Gelelim neler yapılabileceğine...
1-Habur kapatılır.
2-Hava trafiği durur.
3-Petrol ticareti sıfırlanır.
Diyelim ki, bunları yaptık.
Ne olur biliyor musunuz?
Türkiye'nin güneyindeki işadamlarından çok Kuzey Irak kaybeder.
Habur Sınır Kapısı'ndan yapılan ihracat 8 milyar dolar düzeyinde. Sınır kapanırsa Türk işadamları TIR başına 1000-1500 dolar maliyete katlanarak mallarını İran üzerinden bölgeye ulaştırabilir. Irak'la da tek taraflı Ovaköy üzerinden ticarete devam edilir. Barzani'nin ise irtibatı kopar. Hele buna bir de hava trafiği eklenirse... Keza, günlük 550-600 bin varil petrolü Türkler taşımazsa zararı 33 milyon doları aşar. Ankara işte bu beçenekleri enine boyuna konuşuyor. Kaynaklarım, Kuzey Irak'taki referanduma karşı alınacak önlemlerin tonunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinin belirleyeceğini söylüyor. ABD'nin Kuzey Irak'a "referandumu erteleyin" uyarısının samimiyeti de bu kritik ziyarette test edilecek. Sonuçları hep beraber izliyor olacağız...