Hollanda'daki lale çılgınlığı yaklaşık bir asır sonra İstanbul'da canlanıp, bir döneme adını verdi. 1703'te Osmanlı tahtına çıkan Üçüncü Ahmed tam bir lale tutkunuydu. Hükümdarlığı döneminde lale ön plana çıktı.
Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa, 1718'deki Pasarofça Antlaşması'yla 1683 viyana bozgunundan sonra 35 yıldır süren savaş dönemine son verdi. Ancak tam savaştan kurtulduk derken başka felaketlerle karşılaşıldı. 25 Mayıs 1719'da yaşanan deprem İstanbul'da birçok binanın yıkılmasına yol açtı. Depremin arkasından gelen yangınla da Gedikpaşa'dan Kumkapı'ya uzanan sahil kül oldu. Bürokrat kökenli olan Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa'nın teşvikiyle Üçüncü Ahmed ve devlet adamları sakin ve huzur içinde olabilmenin yolunu zevke, sefaya dalmakta buldular. 1730 yılına kadar sürecek olan Lale Devri başladı.


Lale Devri'nde bir eğlence

Lale Devri'nde süslü bahçeler ön plana çıktı. Bu devirde bahçecilikle ilgili bilgiler bir sır gibi saklanırdı. Lale iyice ön plana çıktı. Lale soğanı yetiştirme devlet kadrolarında yükselme de ve para kazanma da en geçer akçe idi. Bu dönemde lale hakkında birçok kitap yazıldı. Bu eserlerde lale cinsleri, tohumların kimler tarafından elde edildiği, lalelerin özellikleri belirtilirdi. Şairler, yeni ortaya çıkan laleleri methettiler. Lale yetiştirme bir hastalık haline gelmişti. Yapılan toplantılarda yeni yetiştirilen laleler isimlendiriliyor, özellikleri tespit ediliyordu.
Laleye talebin aşırı artması fiyatları da yükseltti. Bunun üzerine devlet lalelerin türlerine göre fiyatlarını belirledi. Bu dönemde lale soğanlarının 500 ile 1000 altına bile satıldığı söylenir. Ancak bu konuda önemli araştırmalar yapan Tarihçi Münir Aktepe bu bilgileri abartılı bulur ve yazarların iddialarının resmi kayıtlarla uyuşmadığını belirtir. Aktepe'nin dönemin arşivlerinden bulduğu bilgilere göre 239 lale çeşidi arasında en pahalısı 50 altına satılan ve 1717'de Vefalı Mehmed Bey'in yetiştirdiği "Nize-i Rummanî" adlı laledir.
Türk batılılaşmasının başlangıcı olan tarihe eğlenceleri ve laleleriyle geçen Lale Devri, 1730'da Patrona isyanıyla kapandı. Lale Devri'nin simgesi olan köşkler ve bahçeler de isyanla birlikte ortadan kalktı.